Amy Filmi Karakter Analizi

14  Eylül 1983 yılında Londra’nın kuzey bölgesi Southgate’de doğan Amy Winehouse, 23 Temmuz 2011 tarihinde evinde ölü olarak bulunmuştur. Rock’n Roll müziğin güçlü seslerinden biri olarak kabul edilen Amy, psikolojik açıdan zor dönemlerden geçmiş ayrıca  hayatının sonlanmasına neden olan alkol ve uyuşturucu bağımlılığı geliştirerek bu alışkanlıklarından hiçbir zaman tam anlamıyla kurtulamamıştır. Bu süreçlerle dolu hayata  odaklandığımızda kişiliği ile ilgili analizinde özellikle Sigmund Freud’un önemli bir kuramı olan psikoseksüel dönemlerinde olan sıkıntılar göze çarpmaktadır. Ayrıca bilinçaltında babasının terk edişiyle ürkekleşmiş ve ilgiye ihtiyacı olan özünde yalnız bir kız çocuğu karşımıza çıkmaktadır. 

Sigmund  Freud’un  psikoloji  tarihine  yaptığı  önemli  katkılardan  biri  de  yapısal  ve  topografik  model  olmuştur. İlk  olarak  topografik  modeli  ele  alacak  olursak Freud  insan  kişiliğini  üç  kola  ayırmıştır: bilinç, bilinç  öncesi  ve  bilinçaltıdır. 

“ Freud’a  göre, bazı  olağan  dışı  koşullar  hariç, bilinçaltı  bilgiyi  bilinç  düzeyine  getiremeyiz. Ancak  günlük  davranışlarımızın  çoğunun  altında  bilinçaltı  malzeme  yatar.” ( Burger, s.77, 2006). 

Amy Winehouse’un hayatına baktığımızda, Amy’nin bilincinde umursamaz ve bağımlılığı ile birlikte kendisine hiç acımadan zarar veren düşünce yapısı kendini belirgin bir şekilde göstermektedir. Bilinç öncesinde ise geçmişte okul hayatında uyuşturucu ile erken yaşta tanışarak aldığı zararlar ve aslında yaşamayı sevmesine rağmen hiçbir zaman değer görmediğini yansıtan düşünce tarzı hâkimdir. Bilinç öncesi ve bilinç arasındaki çatışma Amy Winehouse’un hem şarkı söyleme isteğini hem de isteksizliğini doğurmaktadır. Esas zorlu olan kısım ise bilinçaltında yatan düşüncelerdir.

Annesinin ve babasının, 9 yaşında boşanmasıyla yaşadığı travmayı atlatamamış ve ilgiye en çok ihtiyaç duyduğu zamanda yaşadığı bu olay ile birlikte asi bir tarza bürünmüştür. Bu tarzını okul kurallarına uymayıp sürekli okul değiştirmesinden görebiliriz. Ayrıca bir röportajında kendisinin de söylediği gibi bu davranışları sergilerken babasının ona kızmasını, asıl amacının onun dikkatini çekip ilgilenmesini sağlamak için bilinçaltıyla hareket ettiği görülmektedir. Bu tutarsızlıklar hayatını zorlaştırmaktaydı. Amy Winehouse’un bağımlılıkla beraber gelen ölümünün arkasında aslında bilinçaltında yatan anne ve baba ilgisizliği ile yalnız kalışını, içindeki yalnız küçük kız çocuğunu dışarıya karşı asi ve aykırı kişilik tarzıyla yansıttığı açıktır. Kendini kandırarak iyi olduğuna ikna ettiği görülmektedir. Ancak ölümü aslında thanatos olarak adlandırılan ölüm ve saldırganlık iç güdüsünden kaynaklanmaktadır. 

“ İd ve süperego bilinçaltında bulunurken, ego birincil olarak bilinç düzeyinde olmak üzere bilinç öncesi ve bilinç atlında da işlevini sürdürür.” ( Gladding, s.199, 2019 ). 

Amy Winehouse alt-benliğinde yer alan saldırganlık ve cinsellik iç güdüsünün yüksek olduğu ve benliği tarafından bastırılmasında sıkıntılı durumların varlığı görülmektedir. Bu durumu Winehouse’un basın çalışanlarına sürekli saldırması, eski eşi ve asistanı olan Alex Hainsen’in Amy için cinselliğe olan düşkünlüğünü söylemesi alt-benliğinin ne kadar baskın olduğunu ve bastırılamadığını göstermektedir. Üst-benlik ise gayet zayıf durumda kalmıştır.

Ailesinin ilgisizliği büyük oranda değer yargılarının tam anlamıyla aktarılamayışı neden olarak gösterilebilir. Amy Winehouse’un toplumsal kuralları hiçe sayarak davranması, her an aklına geleni doğru ya da yanlış olarak tartmadan davranış olarak sergilemesi bir sorundur. Bu sorun  hiçbir kural tanımaksızın tüm dünyada gözler önüne serilmiştir. Özetle Winehouse’un alt-benlik dürtüleri aşırı ön plana çıkarak benlik ve üst-benlik tarafından bastırılamamıştır. Sonuçta bu bastırılamamış dürtüler hayatını şekillendiren unsurlar olmuştur. Savunma mekanizması kullanan Winehouse içinde barındırdığı saldırganlık dürtüsünü yazdığı şarkıların sözlerinde yer vermiştir. Böylece hem dürtüyü toplum tarafından kabul edilebilir bir konuma getirmiş hem de yüceltmeyle birlikte toplumda önemli bir yer edinmiştir. Her ne kadar ünlü olmayı istemediğini sürekli belirtse de toplum tarafından ünlü olmak ile ödüllendirilmiştir.

        Psikoseksüel  gelişim  dönemi, Sigmund  Freud  tarafından  psikolojiyi  etkilemiş  ve  tartışmalara  neden  olmuş  önemli  bir  konudur. Bu  teoriye  göre, yetişkin  bir  kişiliğin  gelişimi  çocukluk  yıllarının  ilk  beş  ya  da  altı  yılında  yaşanan  deneyimlerle  kazanılmıştır. Bu  deneyimler  çeşitli  dönemleri  oluşturmuştur. 

“ Her  dönemin  ana  belirleyici  özelliği, cinsel  yönden  birincil  derecede  duyarlı  bölgedir  ve  her  evrenin  yetişkin  kişiliğine  bir  etkisi  olduğu  için  bu  dönemlere  psikoseksüel  gelişim  dönemleri  adı  verilir.” (Burger, 2007, s. 85). 

Filme odaklandığımızda Amy Winehouse’un oral ve fallik dönemlerinde oluşmuş sorunların yetişkinlikte gelişen olaylarla bağlantılı olduğunu söylemek mümkündür. Öncellikle oral dönemde bir sorun olduğu söylenebilir. Çünkü Amy’nin uyuşturucu ve alkole olan bağımlılığı oral döneme saplantılı bir durumun olduğunu gösteriyor. Annesinin onu ne kadar emzirdiğini bilmesek bile bağımlılığı bu evre ile açıklanabilir. Diğer sorunun olduğu dönem ise fallik dönemidir. Bu dönemde çocuklar cinsel bir kimlik kazanırlar. Çocuk karşı cinsteki ebeveyne bir çekim hisseder. Filmde Amy Winehouse’un annesinden çok babaannesine olan yakınlığından bahsedilmektedir. Ödip kompleksinin gerçekleştiği bu evrede hem babasına yakın olması gereken hem de annesinin değerlerini özdeşleştirmesi gereken Winehouse, babaannesiyle daha fazla zaman geçirdiği için yetişkin dönemde nevrotik ve saldırgan bir kişiliğe sahip olmuş olabilir.

Yazar: Esma Zeynep Şardağ

Merhaba, ben Zeynep. Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra çalışmalarıma özel bir kurumda başladım. Bir yaşamdan acıyı alabilmek, bir insanın en kıymetli anlarına dokunabilmek veya tek bir kalbin kırılmasını önleyebilmek adına bu yolda yürümekteyim. Hayatın her noktasında bir şeyler alıp, bir şeyler katabilmek bana hep keyif vermektedir. Bu yüzden yazılarımla insanların hayatlarına dokunabilmeyi istiyorum.

2 Yorum

Yorum Yap
  1. Çok bilgilendirici bir içerik olmuş. Karakter analizi, farklı bir bakış açısı kazandırıyor bize. Kalemine sağlık.

    • Yorumun için çok teşekkür ederim, keyifli okumalar 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şema Nedir kapak

Şema Nedir?

Pygmalion Etkisi

Kendini Gerçekleştiren Kehanet: Pygmalion Etkisi