Bebek ve Psikoloji

Bugün bebek ve psikoloji konuşacağız. Psikolojinin belki de en derin ve kalıcı iz bıraktığı grup olan bebekleri bağlanma kuramı üzerinden ele alacağız. Yapılan bir deneyle başlayalım. Bazı kaynaklara göre Naziler döneminde, bazı kaynaklara ise Amerika’da 1944 yılında 40 bebekle yapılmış deney ile bebekleri iki gruba ayırıyor ve 20 bebeğin tüm fiziksel ihtiyaçları karşılanıyor. Yemek, altını değiştirme gibi. Diğer 20 bebeğin ise fiziksel ihtiyaçlarının yanı sıra bebeği alıp seviyorlar, ilgi gösteriyorlar. Sonuç ilgi, sevgi gösterilmeyen bebeklerin çoğu ölüyor ve daha fazla bebeğe zarar vermeden deney sonlandırılıyor. Peki neden bebekler öldü?

Freud’un kişilik kuramını geliştiren psikologlar nesne ilişkileri kuramını ortaya çıkarmışlardır. Bu psikologlardan etkilenen John  Bowlby ise bu kuramı daha da detaylandırarak  bağlanma kuramını ortaya atmıştır. Anne ile bebek arasındaki ilişkiyi incelemiş ve buna bağlanma adı vermiştir.  Annenin verdiği ilgiye göre bazı bağlanma türlerini ortaya çıkarmış.

Güvenli Bağlanma, annesi ile ilişkisi daim ve sürekli olan bebeğin annesi tarafından tutarlı ihtiyaçları karşılanan bağlanma türü. Buradaki anneler çocuklarına güveni ve sevgiyi sağladığı için  anne ile ayrılma durumunda tekrar geleceği annesi tarafından güvencesi sağlanmıştır .  Tekrar bir araya geldiklerinde aynı ilişki içinde devam edebilirler. İleride ise diğer insanlarla olan ilişkileri de annesi ile olan ilişkilerine benzer ve sağlıklı ve temelli ilişkiler kurmaya meyilli insanlar gösterir. Hem kendilerini hem başkalarını önemserler.

Kaygılı-kararsız bağlanma, bu ilişki türünde anne bebeğine bazen ihtiyaçlarını karşılar bazen karşılamaz. Tutarsız bir ilişki görülür. Bebekler annelerinden ayrılamazlar ve annenin bir yerinden sürekli tutma, ısrarla ayrılmak istememe durumu vardır. Anne ayrılıp geldiğinde ise çocuk küsme davranışı gösterir. Kendisini önemsemez ve başkalarını önemseme durumu oluşur ileride.

Kaçınma bağlanma, anne çocuğuna hiç ilgi  ve ihtiyaçlarını karşılamaz. Annenin ayrılma durumunda hiç etkilenmez. Kendi kendime yeterim anlayışı vardır. Yetişkinlikte ise bu bağlanma durumu insanlara ve kendisine karşı olumsuz davranış göstermesine  yol açar.

Görüyoruz ki annenin ufak bir gülüşü , dokunuşu bebeğin kendi içinde çok derin anlamalara mahal veriyor ve onu mutlu ediyor. Bu da yetişkinlikteki ilişkilerinde belirleyici rol oynuyor.   Peki deneydeki bebeklere gelelim. Hiç bir ilgi ve sevgi görmeyen bebekler kendi içlerinde vazgeçme duygusuna kapılıyor ve hayata dair bir tutunma dalı bulamayan bebekler ölüyor. Kendi içlerinde ben istenmiyorum duygusuna kapılıyorlar. Başka bir deney maymunlar üzerinde gerçekleştiriliyor. Harlow ve Schrier 1958 yılında yeni doğan maymunları annelerinden ayırıyor ve yapay maymun annelerin yanına bırakıyor. Bu yapay annelerin birisinin üstü telden örülü süt veriyor. Diğer yapay annenin üstünde battaniyeye benzer yumuşak örtü var. Maymun bebeklerin üzerinde yumuşak örtü olan yapay anneyi seçtikleri gözlemlenmiş. Nedeni ise yumuşak örtünün daha sıcaklık hissi verdiğini ve gerçek anne gibi olduğunu hissettikleri için. Maymunlarda ileride gözlemlenen bazı bulgulara göre maymunların çiftleşemedikleri ve anne olan maymunların ise çocuklarına ağır ceza verildiği görülmüştür. 

Bebek ve Psikoloji Bebek ve Psikoloji resim 1

Yazarı Bruce  D. Perry ve Maia  Szalavitz olan Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk  kitabından okuduğum bir örnek vermek istiyorum. Anne ailesinin yanındayken dünyaya gelen bir bebeği var ve annenin bazı psikolojik sorunları var. Anne sıkıldığında ya da bunaldığında çocuğa kendi annesi ya da herhangi bir kimse bakıyor. Aile taşınmak zorunda kalıyor ve anne tekrar çocuk sahibi oluyor. Çocuk ağladığında anne onu alıp bakmıyor ve beşiğe terk ediyor. Bebek sadece akşam baba geldiğinde ihtiyaçları baba tarafından karşılanıyor. Ailenin yaşadığı yer suça meyilli ve çocuğumuz da arkadaşlarına uyuyor, aile ile hiç vakit geçirmiyor .  Ailenin yaşadığı yer suça meyilli. Ergenlik döneminde  arkadaş çevresiyle daha çok ilgileniyor. Çocuk suç işlemekten hapse giriyor. Bu gibi örnekler çoğaltılabilir. Sadece bebeklikte kurulan ilişkiler bir hayata etki edebilir.  Bunun bilincinde olarak ve ona göre geleceğimiz olan çocukları da yetiştirmeliyiz.

Anahtar kelimeler: Anne, bebek ,psikoloji , bağlanma,  bağlanma kuramı

Kaynakça :

  • MAGNAVITA , J. (2016) , Kişilik Kuramları – Kişilik Kuramlarına Çağdaş Yaklaşımlar
  • ( Teheories of Personality Contemporary Aporia hes to the Science of Personality), İstanbul  :  Kolektif, Çeviri : S. Erdem Türközü , Mirel Benveniste , Menekşe Arık
  • BURGER , J.(2006) , Kişilik( Personality), İstanbul : Kaktüs Psikoloji, Çeviri: İnan Deniz Erguvan Sarıoğlu

Derleme :

  • Sosyal , Ş., Bodur, Ş., İşeri, E., Şenol, Ş. (2005),Bebeklik Dönemindeki Bağlanma Sürecine Genel Bakış , Klinik Psikiyatri 8 , 88-89

Yazar: Beyzanur Canruh

Herkese merhaba ben Beyzanur. Gümüşhane Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Okumayı çok severim. Sizinle yazılarımı paylaşacağım için çok heyecanlıyım.

14 Yorum

Yorum Yap
  1. Anne bebek arasında ki iletişim ve aralarında ki bağı çok güzel bir şekilde ifade etmişsin. Umarım bir sonraki yazın çocuklar için olur. Ellerine sağlık

    • Teşekkür ederim. Elbette çocuklarla ilgili de yazmak çok istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tükenmişlik Sendromu Nedir kapak

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

freud ve einstein kapak

Freud ve Einstein: Telepati Deneyi