Biriktirme Bozukluğu

Biriktirme bozukluğu, bireyin işine yarama olasılığı çok düşük olan işlevsiz ve maddi değer taşımayan nesnelerin bireyin evinde bulundurmasıdır. Bu nesneler bireyin evinde bazen uzun yıllarca bazen düzinelerce sayıda “Belki bir gün işe yarar.” düşüncesi ile saklanır. Birey bu nesnelerden kurtulmakta oldukça zorlanır çünkü bir şekilde o nesnenin birey için bir anlamı vardır. Nesneleri kategorileştirmekte oldukça zorlanırlar. Fakat burada bahsi geçen kategorileştirme eylemi nesneleri ayırt edememek değil, nesnelere birden çok özellik atfedildiği için zorlanma yaşanır. 

Biriktirme bozukluğu birçok nedene bağlanabilir. Kişi henüz erken yaşta nesneleri istiflemeye başladığında dikkat çekici seviyede değildir fakat kişi ve istifleme davranışı gelişip büyüdükçe nesne sayısı artar. Kişinin evi adım atamayacak hâle gelir. Özellikle kişinin yaşı ilerledikçe ev içinde bulunan eşya yığınları engel yarattığından yaralanmalara yol açabilmektedir. (Bulut, Özdel, Kısa, 2015) Bazıları da vardır ki nesneden ziyade hayvan biriktirir. Bakıma muhtaç olduğunu ve kendisinin iyi bakabileceğini düşündüğü hayvanları eve almaya başlar. İyi bakabileceği düşüncesinin aksine birey hayvanlara zarar verir. Hem nesne hem hayvan biriktiriciliği yapan bireyler evlerinde -kendileri şikayetçi olmasa da- kendi başlarına dahi zor yaşadıkları görülür.

BİRİKTİRME BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ

Ruh sağlığı uzmanı, istiflenen eşyalardan kişinin ev içindeki yaşam alanın kullanılamaz hâle gelmesi durumlarında ve diğer semptomların da bulunması ile biriktirme bozukluğu tanısı koyabilir (Frost ve Hartl, 1996). Psikolog ve psikiyatristlerin başucu kitabı olan ve ruh sağlığı alanında tanı ölçütlerini belirleyen DSM-5 kitabına göre biriktirme bozukluğu belirtileri şunlardır:

  1. Gerçek değeri ne olursa olsun, sahip olduklarını elden çıkarmakta ya da onlarla ilişkisini kesmekte sürekli olarak güçlük çekme.
  2. Bu güçlük, söz konusu nesneleri saklamanın gerekliliği algısından ve onları elden çıkartmanın yarattığı sıkıntıdan kaynaklanır.
  3. Sahip olduklarını elden çıkarma güçlüğü, bu nesnelerin birikmesi ile sonuçlanır dolayısıyla bunlar yaşam alanlarını kaplar, ortalığa yığılır ve büyük ölçüde kullanım amaçlarından uzaklaşır. Yaşam alanlarında bir yığıntı yoksa, bu ancak üçüncü kişilerin (örn. aile bireyleri, temizlikçiler, yetkili kişiler) girişimleri ile sağlanmıştır.
  4. Biriktiricilik, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal işle ilgili ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında (Kendisi ve başkaları için güvenli bir çevreyi sürdürmeyi de kapsar.) işlevsellikte düşmeye neden olur.

Biriktirme bozukluğuna sahip kişilerde durum farklı şekillerde seyredebilmektedir. Bu durumlar şu şekildedir:

  • Aşırı edinme ile giden: Sahip olduklarını elden çıkarmakta güçlüğe, gereksinilmeyen nesneleri aşırı edinme ya da artık yaşanacak bir boşluk kalmaması durumunun eşlik etmesi.
  • İçgörüsü iyi ya da oldukça iyi: Kişi, biriktiricilikle ilgili inanışlarının ve davranışlarının (Nesneleri elden çıkarmakta güçlük çekme, yığma ya da aşırı edinme ile ilgili olarak) sorunlu olduğunun ayrımındadır.
  • İçgörüsü kötü: Tersi kanıtlar olmasına karşın, genelde kişi, biriktiricilik ile ilgili inanışlarının ve davranışlarının sorunlu olmadığına inanır.
  • İçgörüsü yok/Sanrısal inanışlar: Tersi kanıtlar olmasına karşın, kişi, biriktiricilikle ilgili inanışlarının ve davranışlarının sorunlu olmadığına tam olarak inanır.

BİRİKTİRME BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ VE BİREYLERE NASIL ULAŞILDIĞI

Biriktirme bozukluğuna sahip kişilere ulaşım çoğunlukla kişinin ailesi, akrabalarının gerekli yerlere bildirmesi ile gerçekleşir. Aile ve akrabalardan sonra kişinin komşuları ve bölgedeki sağlık kuruluşları aracılığı ile genellikle “çöp ev” olarak tabir edilen evlere, biriktirme bozukluğu yaşayan kişilere ulaşılır. 

İstifleme davranışı gösteren bireylerin tedaviye başlama sürecinde genellikle zorluklar yaşanır. Tanı almış bireylerin tedaviye düşük motivasyon ve yüksek direnç gösterdikleri Monnica Williams ve Jenifer Viscusi’nin 2016 yılında yaptıkları çalışma ile ifade edilmiştir. Kişi, eşyaları ile duygusal bağ kurduğundan eşyadan ayrılma sürecinde ağır anksiyete yaşar. Bu durumlarda kişiye bir ruh sağlığı uzmanı tarafından içgörü kazandırılır. Yine zor bir dönem olan içgörü kazanma aşamasından sonra kişinin onayı ile “çöp ev” yavaşlatılmış bir biçimde gereksiz eşyalardan arındırılmaya başlanır. Bozukluğu yaşayan kişinin onayı alınmadan evin eşyalardan arındırılmaya başlaması bireyi intihar sürecine sokabileceği için bazı ülkelerde onay alınmadan uygulamaya geçilmesi yasaklanmıştır. (Aydın ve ark., 2014)

Bozukluğun tedavisi için çoğunlukla kişilere Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) uygulanmaktadır. Türk Psikiyatri Derneğinde yer alan bilgiye göre bilişsel davranışçı terapi uygulanan kişilerde bireyin yaşadığı sorunlar gözden geçirilir, problem çözmeye odaklı bir biçimde terapi süreci ilerletilir.  Maruz bırakma tekniği de kullanılan terapilerde kişinin motivasyonunu arttıracak yöntemler kullanılır. (Meriçtan ve Sevi, 2019) BDT’ye ek olarak SSRI adı verilen seçici serotonin geri alım inhibitörü ilaçların da biriktirme bozukluğu tedavisinde etkili olduğu yapılan çalışmalar ile ortaya konulmuştur. 

TEDAVİ ALMAYAN BİRİKTİRME BOZUKLUĞU OLAN BİREY İLE KARŞILAŞILDIĞINDA NE YAPILMALI?

Birey endişelendirilmeden bireyin ailesine veya akrabalarına ulaşılır. En yakın tarihte bireyi tedavi alabileceği ruh sağlığı merkezine yönlendirme yapılmalıdır.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Öğrenmenin Sonsuzluğu” yazısını okumak için tıklayınız.)

[geo_alert style=”2″ color=”primary” ]KAYNAKÇA:
  • AYDIN, E., KONKAN, R.,YİĞİT, S., GÖNÜLLÜ, O., AYDIN, E., (2014), Çöp evler ve DSM-5 yeni tanı kategorisi biriktirme bozukluğu: Sınırlı alan çalışması, Anadolu Psikiyatri Dergisi, Cilt: 15, 289-295.
  • BULUT, S., ÖZDEL, K., KISA, C., (2015), Belirtiden Bozukluğa İstifleme, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, Cilt: 7(3), 319-332.
  • MERİÇTAN, A., SEVİ, O., (2019), Biriktirme Bozukluğunda Bilişsel Davranışçı Terapi: Sistematik bir Gözden Geçirme, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, Cilt: 11(4), 506-518.
  • TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ, Bilişsel Davranışçı Psikoterapi, Link: https://psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/36/bilissel-davranisci-psikoterapi
  • WİLLİAMS, M., VİSCUSİ, J., (2016),Hoarding Disorder and a Systematic Review of Treatment with Cognitive Behavioral Therapy, Cognitive Behaviour Therapy, Volume 45, 93-110.
  • Association, A. P. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM–5). American Psychiatric Association.
[/geo_alert] AYDIN, E., KONKAN, R.,YİĞİT, S., GÖNÜLLÜ, O., AYDIN, E., (2014), Çöp evler ve DSM-5 yeni tanı kategorisi biriktirme bozukluğu: Sınırlı alan çalışması, Anadolu Psikiyatri Dergisi, Cilt: 15, 289-295. BULUT, S., ÖZDEL, K., KISA, C., (2015), Belirtiden Bozukluğa İstifleme, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, Cilt: 7(3), 319-332. MERİÇTAN, A., SEVİ, O., (2019), Biriktirme Bozukluğunda Bilişsel Davranışçı Terapi: Sistematik bir Gözden Geçirme, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, Cilt: 11(4), 506-518. TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ, Bilişsel Davranışçı Psikoterapi, Link: https://psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/36/bilissel-davranisci-psikoterapi WİLLİAMS, M., VİSCUSİ, J., (2016), Hoarding Disorder and a Systematic Review of Treatment with Cognitive Behavioral Therapy, Cognitive Behaviour Therapy, Volume 45, 93-110. Association, A. P. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM–5). American Psychiatric Association.

Yazar: Yaren Irmak Aydın

Merhaba, ben Yaren Irmak. Psikoloji bölümü lisans öğrencisiyim. Müziksever bir kedi annesiyim. Gezmeyi, seyahat etmeyi çok severim. Adli psikolojiye her zaman ilgi duydum, mümkün olduğunca sizlerle bu konu altında toplanmayı düşünüyorum. Kendimi iyi ifade edebilmeyi, sevdiklerimi sizlere de sevdirmeyi umut ediyorum.

4 Yorum

Yorum Yap
  1. Oldukça dolu dolu yazılmış, birden çok kaynaktan yararlanılmış. Yazarımızın ellerine sağlık

  2. Güzel ve dikkat çekici bir konu seçmişsin, harika bir yazı olmuş.🌸 Emeğine sağlık, başarılar dilerim!✨

  3. Özellikle tv haberlerinde gördüğümüz bir durum, çok detaylı anlatmışsın, emeğine sağlık 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kedisi deneyi kapak

Schrödinger’in Kedisi Deneyi

neden erteliyoruz kapak

Neden Erteliyoruz?