Bitki Yetiştirmenin Çocuklardaki Etkisi

Kalıtım-Çevre Etkisi

Gelişim, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Her dönemde gelişmeye devam ederiz. Çocukların çoğu hızlı bir şekilde gelişim gösterdikleri için çocukluk dönemindeki bireylerin karakterleri de hızlı bir şekilde gelişmektedir. Karakter dediğimiz kavram, sadece genetik ya da sadece çevresel faktörlerden meydana gelmemektedir. Kalıtım-çevre etkisiyle karakterlerimiz oluşmaktadır. Kalıtım-çevre etkileşiminin varlığını nereden anlamaktayız? Çeşitli ikiz çalışmaları kalıtım-çevre etkileşimin varlığını bize göstermektedir. Yapılan ikiz çalışmalardan bir tanesi; doğan tek yumurta ikizlerin biri başka yerde, diğeri başka yerde yaşamaktadır. İkiz oldukları için tıpa tıp birbirine benzemesini bekleriz. Fakat sonuç hiç de beklediğimiz gibi değildir. Tek yumurta ikizlerinin gen dizilimleri aynı olsa da çevresel faktörler nedeniyle ikisi birbirine karakter olarak benzememektedir (Santrock, 2019). 

Çocukların karakter gelişiminde, kalıtım kadar fiziksel çevrenin de önemi var olduğunu ikiz çalışması örneğinde bahsetmiştim. Peki, fiziksel çevre çocuklar için neden önemli?  

  1. Parkta oynayan çocuklar, daha aktif hareketler sergilemektedir. Bu durum çocukların obezite olma riskini azaltmaktadır.
  2. Çocuklar aileden sonra sosyalleştiği alanlardan bir tanesi de parktır.
  3. Erken çocukluk döneminde olan 3-6 yaş çocuklar her şeye merak etme eğiliminde oldukları için parkın çevresindeki doğal unsurlar (ağaç, çiçek, böcek, dal, hayvanlar vb.) ilgilerini çeker ve dünyaya ait şeyleri keşfetme eğiliminde olurlar.
  4. Aynı zamanda parktaki doğal unsurlarla oynayan çocukların sosyal, duygusal, motor hareketleri, bilişsel ve yaratıcılık üzerinde pozitif etkileri mevcuttur (Tandoğan, 2016).

Bitki Yetiştirmenin Çocuklardaki Etkisinden Bahsedelim…

  •  Bitki yetiştiren çocuklar sorumluluk bilincinde olur. Doğaya ait bilgilerin olması çocuklarda “doğa algısını” yaratmaktadır (Köşker, 2019). Özellikle domates, salatalık, mercimek, fasulye gibi hızlıca filizlenen ve büyümelerini çıplak gözle izleyebildiğimiz tohumlar, çocukların daha çok hoşuna gitmektedir.  
  • Çocuklar kendi ektikleri bitkiler sayesinde hayata hazır hissetmektedir. Ayrıca bitki filizlendikten sonra ektikleri fidelerin kokusunun ne olduğunu, şekilleri nasıl olacağını gibi neden-sonuç ifadesiyle merak duyguları kabarmaktadır.
  • Sosyal gelişim açısından bakıldığında arkadaşlarıyla vakit geçirmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Duygusal gelişim açısından bakıldığında ise yeni şeyler keşfetmek, böcekleri incelemek, bitki yetiştirmek, doğa ile iç içe olmak, hayvanları sevmek vb. faaliyetler çocuklar açısından önemlidir.

Sonuç ve Öneriler…

Kentleşmenin artmasıyla birlikte çocuklara ayrılan park ve doğa alanları yavaş yavaş azalmaktadır. Türkiye’deki ilkokulların bahçelerinde -çoğunlukla- asfalt üzerinde oyun parkları inşa edilmiştir. Yapılan bir araştırmada çeşitli ülkelerdeki okulların bahçelerinde bitki yetiştirme ve oyun parkı alanlarının ne kadar olduğunu araştırmışlardır. Okullardaki çocuklara ayrılan bölümlerde doğal malzemeler (ağaç, çiçek, böcek ve hatta hayvanlar) bulunmaktadır. Bu durum çocuğun farkındalığın artması şeklinde sonuç vermiştir (Köşker, 2019).

Erken çocukluk döneminde olan bireyler kendi yaşadıkları dünyada bir şeyleri hep merak etmektedir. Öyle ki bazen “neden?” soruları bizi bunaltmaktadır. Piaget’in somut evresine göre, çocuklar dünyayı beş duyu organıyla algılamaktadır. Hatta öyle ki, yetişkinler oyuncak kutusunun içinde oyuncak olduğunu bilirler ama o dönemdeki çocuklar- keşfetmedikleri sürece- oyuncak kutusunun içindeki oyuncağın varlığından haberdar değildir. 

2016-2017 yılında yapılan çalışmada katılımcılar 100 çocuktan oluşmaktaydı. Çocuklara “Doğa denilince aklına ne geliyor?” diye bir soru yöneltmişler ve cevaplarını resmetmeleri istenmiştir. Çocukların en fazla çizdiği şeyler ev, bitki ve hayvan betimlemeleri olmuştur. Genelde de cansız unsurları (güneş, bulut vb.) çizmişlerdir (Köşker, 2019). 

Okulların bahçelerine küçük hobi bahçeleri kurulabilir. Çocuklar ve öğretmenler beraber tohum ekebilirler. Hatta öğle yemeğine gitmeden 10-15 dakika önce kendi yetiştirdikleri meyve, sebze ya da baklagilleri toplayıp aynı masada yiyebilirler. Çocuklar yetiştirdikleri bitkilerin kokusuna, tadına bakma olanağı sağlanmış olur ve bitki yetiştirmenin heyecanlı olduğu kanısına varabilirler. 

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Çocuklar Ne İster?” yazısını okumak için tıklayınız.)

Yazar: Ezgi Yıldırım

Balıkesir Üniversitesi 2. sınıf öğrencisiyim. Bolca okumayı, doğa ile içe içe olmayı, seyahat etmeyi, her yönümü geliştirmeyi, herhangi bir konuda yazmayı ve kendimi ifade etmeyi seviyorum. Gülmenin hem vücudumuza hem de psikolojimize iyi geleceğini düşünüyorum. O yüzden... Sizi gülümseyerek karşılıyorum.

6 Yorum

Yorum Yap
  1. Çok bilgilendirici ve faydalı bir yazı olmuş. Konu çok kıymetli. Emeğine sağlık.

  2. Düşünceli bir çalışma olmuş tebrik ederim. Bitki yetiştirmenin yanında hayvan bakma ya da beslemede çocukta sağduyu ve sorumluluk becerilerinin gelişmesinde katkısı olabilir dip not.Tırtılı bile görse çocuk onun kelebeğe dönüşüm aşamasını görünce çok etkilenebilir.Tabi bu benim görüşüm

  3. Yazıda çok farklı ve ilginç araştırma örneklerinden bahsedilmiş ve çocukların doğayla iç içe olmasının neden önemli olduğu çok güzel bir dille anlatılmış. Yazının sonundaki öneri kısmı her öğretmenin ve öğretmen adayının dikkate alması gereken bir kısım. Ellerine sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Toplumsal Cinsiyet Kadın ve Erkek

Toplumsal Cinsiyet Kadın ve Erkek

Cinsel bozukluk

Psikolojik Kaynaklı Cinsel Bozukluk