Bowlby’in Bağlanma Teorisi

Bağlanma teorisi, gelişim psikolojisinde kişisel gelişim açısından bağlanmanın önemini ilgilendiren bir kavramdır. Özellikle, bir bireyin başka bir bireye duygusal ve fiziksel “bağlılık” oluşturma yeteneğinin, risk almak, dallanmak, kişilik olarak büyümek ve gelişmek için gerekli olan bir istikrar ile güven hissi verdiğini iddia eder. Doğal olarak, bağlanma teorisi birçok ifadeyle geniş bir fikirdir ve bunun en iyi anlaşılması, bu ifadelerin birkaçına sırayla bakarak elde edilebilir. 

Bağlanmayı zaman ve mekanda iki kişi arasındaki duygusal bağ olarak da tanımlayabiliriz.

Bowlby, bebeklerin ebeveynlerinden ayrılmak istememelerini ve fiziksel olarak ayrılmış ebeveyn ile yeniden bağlanırken karşılaştıkları aşırı davranışların (ağlama, çığlık atma vs.) “evrimsel mekanizmalar” olduğunu varsaydı. Bowlby, bu davranışların muhtemelen doğal seleksiyonla güçlendirildiğini ve çocuğun hayatta kalma şansını artırdığını düşündü. Bu yüzden bebekle bakım veren kişiyi gözlemledi ve bağlanma teorisini ortaya koydu.

John Bowlby, bağlanmanın ilk teorisyenlerinden kabul edilir ve erken dönemde bağlanmaların kişilerin hayatının şekillenmesi üzerine ne gibi etkiler yarattığı üzerine çalışmıştır. Bowlby, annesiyle günde ancak bir saat birlikte olabiliyordu, geri kalan zamanlarında bakıcısı onunla ilgileniyor ve bu bakım biçimi o zamanki sosyal sınıfın bir geleneğiydi. Yaşadığı dönemde çocukla fazla ilgilenmenin, çocuğu şımartacağına inanılıyordu.

Her çocuğun annesine bağlı olduğunun aksine Bowlby bakıcısına bağlıydı ve dört yaşındayken bakıcı ondan ayrıldı. Bu ayrılık Bowlby’i annesini kaybetmiş gibi derinden etkiledi ve üzdü. Yedi yaşına geldiğinde babası onu yatılı okula gönderdi. Ancak yaşadığı bu ayrılık sürecinin etkisi, onda travmatik gelişme olarak kalacaktı. Bu yüzdendir ki psikoloji çalışmalarında çocuğa bakım veren kişiden ayrılmasının gelişimini nasıl etkilediği üzerinde yoğunlaştı.

Bowbly, bir bebeğe bakım veren kişi ile bebek arasındaki etkinin ömür boyu süreceğine inanıyordu. Bebekle bakım veren kişi arasında kurulan yakınlık, bebeğin hayatta kalma olasılığını arttıran psikolojik faktördür. Bowlby’e göre bebekler, stres veya tehdit altındayken bakım veren kişiyle yakınlık kurmaya evrensel bir ihtiyaç duymaktadırlar. Çünkü bakıcısı, bebeğe göre emniyet sağlamaktadır.

Psikolojik Bağlılıklar Şeması

Bowlby’e göre bağlanmanın dört önemli özelliği vardır:

  1. Yakınlığın Korunması (Proximity Maintenance): Çocuğun kendini ve etrafını tanıyabilmesi ile birlikte bakım veren kişiye güven duyması, ona yakın durması durumudur.
  2. Güvenli Ortam (Safe Haven): Eğer çocuk korkutulmuş, tehdit edilmiş ya da tehlikede hissederse, bakım veren kişi çocuğu sakinleştirir ve destekler.
  3. Güvenli Zemin (Secure Base): Bakım veren kişi, çocuğa öğrenebilsin, dünyayı keşfedebilsin ve tanıyabilsin diye güvenli bir zemin oluşturur.
  4. Ayrılık Sıkıntısı (Separation Distress): Bakım veren kişi ile ayrıldıktan sonra çocuk; üzgün, mutsuz ve sorunlu bir hale gelir.

Bebekle anne arasında genellikle bebeğin ilk yılında bir bağ oluşur. Bu bağın adı monotropidir. Bowlby’e göre bağlanma figürü, dünyayı keşfetmek için güvenli bir temel oluşturur. Bu bağ oluşmaz ya da kırılırsa, bu durumun çocuk üzerinde ciddi sonuçları olabilir. Çocukta ilerleyen dönemlerde psikopatik rahatsızlıklara da neden olabilir.

Eğer çocuk üç yaşına gelene kadar herhangi bir bağ oluşmazsa, bundan sonra hiçbir şekilde oluşmayacaktır. Bunun için çocuğun zihinsel ve duygusal gelişiminin sağlanabilmesi için bakıcı ile çocuk arasındaki bağın güvenli bir şekilde oluşması gerekir.

Harry Harlow Maymun Deneyi

Bowlby'in Bağlanma Teorisi resim

1950’lerde Harry Harlow ebeveynler ve çocuklar, özellikle de maymun ebeveynleri ve çocukları arasında ilişkiler üzerine deneyler yapıyordu.

Çalışmaları, anne sevgisinin fizyolojik olmaktan ziyade duygusal olduğunu, bağlanma kapasitesinin erken çocukluktaki deneyimlere büyük ölçüde bağlı olduğunu ve bu kapasitenin ayarlandıktan sonra çok değişme olasılığının olmadığını gösterdi. Harlow bulguları iki deney yaparak keşfetti.

İlk deneyde Harlow, doğumdan birkaç saat sonra bebek maymunları annelerinden ayırdı. Her maymun bunun yerine iki cansız vekil “anne” tarafından yetiştirildi. Her ikisi de bebek maymunlara hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları sütü sağladılar, ancak biri tel örgüden yapılmışken, diğeri yumuşak havlu kumaşla kaplı tel örgüden yapılmıştı.

Hangi anneyle ilişkilendirileceklerini seçme özgürlüğü verilen maymunlar neredeyse her zaman havlu kumaştan “anne” den süt almayı seçtiler. Bu bulgu, bebek bağlılığının sadece sütlerini nereden aldıkları meselesi olmadığını gösterdi; diğer faktörler de oyunda.

İkinci denemesi için Harlow orijinal kurulumunu değiştirdi. Maymunlara ya çıplak tel örgü vekil anne ya da havlu kumaş anne verildi, her ikisi de maymunların büyümesi için gereken sütü sağladı.

Her iki maymun grubu da hayatta kaldı ve fiziksel olarak gelişti, ancak son derece farklı davranış eğilimleri sergilediler. Havlu kumaş annesi olanlar, garip, gürültülü nesnelerle sunulduğunda vekile geri döndü, tel örgü annesi olanlar ise kendilerini yere fırlatırlar, kendilerini kavrarlar, ileri geri sallanırlar hatta dehşet içinde çığlık atarlardı.

Bu, bebeklikte duygusal bağlamanın, sarılma yoluyla kazanıldığının, maymunun daha sonra stres ve duygu düzenlemesine verdiği yanıtları etkilediğine dair açık bir işaret sağladı.

Bu iki deney, çocuklarda bağlanma üzerine daha fazla çalışmanın ve bağlanma deneyimlerinin sonraki yaşamdaki etkilerinin temelini attı.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Sosyal Psikoloji Deneyi” yazısını okumak için tıklayınız.)

Kişiler :

Edward John Mostyn Bowlby : CBE, FRCP, FRC Psych bir İngiliz psikolog, psikiyatrist ve psikanalistti, çocuk gelişimine olan ilgisi ve bağlanma teorisindeki öncü çalışmaları için dikkate değerdi. 2002 yılında yayınlanan Genel Psikoloji Araştırması, Bowlby’yi 20. yüzyılın en çok söz edilen 49. psikoloğu olarak sıraladı.

Kaynakça :

 

simplypsychology.org

Yazar: Nisa Kaya

Merhaba, ben Nisa. Psikoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Bilgilerimi ve araştırmalarımı aktardığım bu platformda umarım güzel kalplerinize dokunabilirim. Keyifli okumalar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

genç kız kapak

Genç Kız Psikolojisi: Ergenlik Psikolojisi

Kafamızın İçindeki Davetsiz Düşünce Nedir kapak

Hiç Yapmayacağınız Şeyleri Size Fısıldayan O Ses: Davetsiz Düşünce nedir?