Çizgi Filmler ve Ekran Kullanımı Üzerine

Çizgi Film Nedir?

Çizgi film, bir konuyla ilgili olarak karakterlerinin hareketlerini belirtecek biçimde art arda çizilmiş resimlerden oluşan sinema filmi anlamına gelir. (TDK) İki boyutlu illüstrasyon görsel sanatının bir formu olup zaman içerisinde tanımı değişse de “gerçekçi olmayan veya yarı gerçek çizim veya karikatür” şeklindedir.

Türkçede  “hayat vermek” anlamına gelen Latince “animare” kelimesi Fransızca ve İngilizcede “animation” kelimesidir ve bu kelimenin etkisiyle de dilimizde “animasyon” olarak kullanılmaktadır. Türk  Dil Kurumu’nun kabul ettiği terim ise “canlandırma”dır. Bazı kullanımlarda ise televizyonda yayınlanan çizgi diziler çizgi film, sinemada gösterilen filmler ise animasyon veya canlandırma olarak adlandırılmaktadır (Ergen-Kılcı, 2009:39).

Çizgi filmlerin en çok hitap ettiği kitle çocuklardır ve çizgi film izlemek için kullandıkları araç televizyondur. Toplumun geleceği olan çocuklar, günümüzde yaygın olan, kendini sürekli yenileyen ve etkili bir kitle iletişim aracı olan televizyondan büyük ölçüde etkilenmektedir. Çünkü televizyon hem görsel hem işitsel hem de bazı yönleri ile de eğitici bir araç olabilmektedir.

Çocuklar izledikleri çizgi filmlerdeki konulardan, karakterlerden ve olaylardan çok etkilenirler. Çocuklara uygun nitelikte hazırlanmaya özen gösterilen çizgi filmler, bazen maddi çıkarlar işin içine girdiğinde maalesef ki olumsuz ögeler içerebiliyor. Yani kar amacı güdüldüğünde çocuklar için olumsuz sonuçlar doğabiliyor. Bu olumsuz sonuçlar arasında saldırganlık, kötü kelime kullanımı, tüketim alışkanlıkları ve şiddet yer alabiliyor. Bu yüzden uygun yaşlarda, uygun teknoloji kullanımına izin vermek ve ebeveyn takibi ile çocuklarda teknolojik aletlerin kullanılmasını tavsiye ediyorum.

Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerine ne düşse iz bırakır. Haim Ginott

Yaşlara Göre Doğru Ekran Kullanımı

0-2 yaş: 2013 yılında ABD Sağlık Bakanlığı, 2 yaşın altındaki çocukların herhangi bir şekilde dijital ekrana maruz kalmaması gerektiğini, 2 yaş üstündeki çocukların ise günde en fazla 2 saat olması gerektiğini önerdi. Örneğin Fransız hükümeti, 3 yaş altındaki çocuklar için televizyon dahil hiçbir dijital ekranla çocukların tanışmaması gerektiğini savunuyor. Çocuklarınızın zekasını geliştirmeye yönelik içerikler olduğunu söylüyorsanız ve bu şekilde düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bu yaş grubundaki çocukların teknoloji kullanımı, zeka gelişimini olumsuz etkiliyor.

2-5 yaş: Bu grupta yer alan çocuklar daha hareketli, daha meraklı ve daha konuşkan olurlar. Sosyal yaşam becerilerini geliştirirler, zihinsel gelişimleri hızlanır ve huyları hızla değişebilir. ‘’Facebook Çağında Çocuk Yetiştirmek’’ adlı kitabın yazarı James Steyer, bu yaş grubundaki çocuklar için günde en fazla 1 saat ekrana izin verilmesini öneriyor. Bu süre boyunca çocuğunuzun ekranı doğru kullandığından emin olmalısınız. İzlediği çizgi filmleri çocuğunuzla tanıştırmadan önce siz izleyebilirsiniz veya reklamları izlemesini engelleyip o sırada dinlenmesi izin kendisine zaman verebilirsiniz ya da uyku saatine yakın saatlerde ekran kullanımını engelleyip daha öncesi için çocuğunuza uygun bir saat belirleyebilirsiniz. Bu gibi durumlara dikkat ettiğinizde, çocuğunuzun gelişimini olumlu yönde etkilersiniz.

5-6 yaş: James Steyer der ki: “5 yaşındaki çocuğunuzu izniniz olmadan veya nereye gittiğini bilmeden kapının önüne bile bırakmazsınız. Böyle tedbirli tutumlar, çocuğunuzun güvenliğini ve sağlığını dijital ortamda korumanız için de gereklidir.’’ Bu yaş grubundaki çocuklarınızın ekran kullanımına dikkat edin ve kontrolü sağlayın. Bir arama yapacaksa, bu araştırmayı yaparken onun yanında olun, tek başına internette dolaşmasına izin vermeyin. Ortak kullanım alanlarında siz de telefon kullanımınıza dikkat edin. Dijital medyanın insan ilişkilerinde pek de önemli olmadığını ona ancak bu şekilde, sizler de kendi kurallarınıza uyarak gösterebilirsiniz.

İlkokul çağı (7-10 yaş): Bu yaş grubundaki çocuklar daha çok olgun olduklarını düşünüp, bilgili birey kimliklerine bürünürler. Ona mümkün olduğunca sorumluluklar vermeyi deneyebilirsiniz. Bu yaşlardaki çocuklar bazı kavramları da keşfetmeye ve sorgulamaya başlarlar. Her kavramına doğruluk ve içtenlikle cevap vermelisiniz. Ekran kullanımına da yine aynı şekilde dikkat etmeli ve neden kısıtlama uyguladığınızı açıklamalısınız. Ekran kullanırken kendi kimliklerini her yerde paylaşmamaları konusunda da uyarmalısınız. Ceza verilmeden, doğru bir anlatımla 1,5-2 saat ekran kullanmasını söyleyebilirsiniz.

Ortaokul çağı (11-14 yaş): Ergenliğin başlamasına yakın bir dönemde olan bu yaş grubundaki çocuklar, karmaşık meselelere kafalarına yorup kendilerini fiziksel ve duygusal anlamda keşfetmeye de başlarlar. Bu yaş grubundaki çocuklara daha net kurallar koymanızda fayda var. Çok istese de sosyal medya kullanımına izin vermeyin. Ekran kullanımının olumlu yönde olduğundan emin olun.

Lise: Daha asi dönemlerinde olan ve yetişkinliğe adım atan lise grubu için ekran kullanımı kotalı olmalı. Sorumluluklarına uygun süreler aileler tarafından belirlenebilir. Lise çağındaki bireyler aileden uzak kalmak isteyip internette daha çok zaman geçirmek isteyebilir, dikkatli olunmalı.

çizgi film resim 1

Çizgi Filmlerin Geleneği Yabancılaştırması

Çizgi filmlerde kahramanların inanış biçimleri, dinî törenler ve kutsal saydıkları şeyler çocuklar tarafından çabucak benimsenebilmektedir. Çizgi dünyanın tamamen sahte ve kurmaca akışına inanan çocuk, içinde bulunduğu toplumun geleneklerine uyumda zorlanabilmekte yahut geleneğe yabancılaşabilmektedir. Örneğin kız çocukları tarafından çok sevilen bebekler ve uçan atlar, erkek çocuklarının vazgeçilmezi olağanüstü güçlere sahip kahramanlar bambaşka bir dünyadan seslenmektedir. Bu kahramanların düzenli aile ilişkileri yoktur. Seküler yaşam tipinin ve gelenekle bağlarını koparmış bireyselliğin mümessilidirler. Dinî ve millî değerlerden kopuk bir yaşamın sanal kahramanlarıdırlar.

Çizgi Filmlerde Olumsuz ve Şiddet Unsurları

Masum ve eğlenceli olduğu düşünülen çizgi filmlerde şiddet unsurlarına yer verilmektedir. Şiddet içerikli çizgi film izleyen çocukların yaşıtlarına oranla daha fazla kavga ettikleri; daha gergin, agresif, sabırsız ve asi davrandıkları; başkalarının acı ve üzüntülerine karşı daha az hassas oldukları; çevrelerindeki şiddet unsurlarından rahatsız olmadıkları gibi şiddete daha meyilli oldukları gözlemlenmiştir. He-man, Voltran, Bugs Bunny, Ninja Kaplumbağalar, Temel Reis…

Çocukluğumuzun çizgi filmlerine dönüp baktığımızda birçok çizgi filmin ekseninde şiddetin durduğunu görmekteyiz. Bu çizgi filmlerde “kötü”yü yenmek için yapılan her şey mübahtır. Ayrıca ana karakterin şiddet eylemi sonrası ödüllendirilen bir konumda olması, çocuğun karakteri daha fazla örnek almasına; şiddet eylemine uğrayan karakterde acı, ağrı gibi ifadelerin olmaması ise çocukların şiddeti daha kolay kabul edilebilir olarak görmesine yol açmaktadır.

Çizgi Filmlerde Olumlu Davranış Unsurları

Her çizgi film şiddet içerikli değildir. Günümüzde de bazı çizgi filmler çocuklar için örnek model oluşturması için kasıtlı kareler vardır. Örneğin; yerli yapım olan Pepe’de aile bireylerinin birlikte vakit geçirmesi, işbölümlerinin yapılması, kardeşiyle ilgilenmesi, büyükanne ve büyükbabasına karşı saygılı olması, ailede birbirlerine karşı olan üslup ve tutumları da bunlara örnektir. Susam Sokağı çizgi filmi toplumsal erdem ve değerleri kazandıran çizgi filmdir.

Şüphesiz ki çocuklar, ailelerinin göz bebeğidir. Satıcılar/pazarlamacılar da bunu bilip ona göre ürün satışlarını da dizayn ederler. Çizgi film karakterlerinin davranışlarını gözlemleyip ona göre çocuğunuzun izlemesine izin verin, kar amacı güdülmediğinden ve çocuğunuz için olumsuz öge içermeyeceğinden emin olun. Bu açıdan bakarak hayatımızı şekillendirmeli ve ona uygun yaşamalıyız.

Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Gençlik Ve Dijital Çağ” yazısını okumak için tıklayınız.

Yazar: Nisa Kaya

Merhaba, ben Nisa. Psikoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Bilgilerimi ve araştırmalarımı aktardığım bu platformda umarım güzel kalplerinize dokunabilirim. Keyifli okumalar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cinsel bozukluk

Psikolojik Kaynaklı Cinsel Bozukluk

Toksik Pozitiflik: Olumlu Olma Takıntısı olumlu olma takintisi cizim mc

Toksik Pozitiflik: Olumlu Olma Takıntısı