Davranım Bozukluğu Nedir?

Çocuklar erken dönemden başlayarak davranışlarını içinde bulunduğu sosyal çevreye uygun olarak oluşturmaya ve şekillendirmeye; kendi düşünce ve davranışlarının bir başkasını nasıl etkileyebileceğini öğrenmeye başlarlar. Bunu öğrendikçe başkalarının ihtiyaçları doğrultusunda kendilerini düzenlemeye çalışırlar. Çocuk, çevresini gözlemleyerek davranışlarını şekillendirir. Çocuğa yönelik davranışlar tam da bu noktada oldukça önem kazanabilmektedir. Çocuğun sağlıklı bir şekilde davranışlarını düzenlemesi ve geliştirebilmesi için ebeveynlerin güvenli ortam sağlayabilmesi, güvenli çevre ve sevgi dolu davranışlar ile mümkün olabilir. Bunlardan mahrum bırakılan çocuklarda duygu durumda çelişkiler ve uyumda bozulmalar ortaya çıkabilir.  

“Çocukların hayattaki ilk deneyimlerine anne ve babaları rehberlik ederler. Çocuk ilk eğitimini aile ortamında almaya başlar. Çocuğun hayatının ilk yıllarındaki yaşantıları onun sonraki yıllardaki davranışlarının temelini oluşturur.”

(Dursun, 2010, s. 1). 

Zamanla çocuk, içinde bulunduğu çevreye uyum sağlamada zorlanmaya başlar ve hemen ardından da kalıcı davranış sorunları ortaya çıkabilir. Empati kurmakta zorlanan, çabuk öfkelenen, kuralları anlamlandırma ve içselleştirmede zorlanan davranışlar gösterebilirler. Çocuğun veya ergenin kendisine ve aynı zamanda çevresine de tehdit oluşturacak şekilde davranışlar sergileyebilirler.

Davranım bozukluğu doğru yöntemlerle müdahaleler gerektiren, çocuk ya da ergenin sadece kendisini değil, yakın çevresini hatta yaşadığı toplumu olumsuz etkileyebilen bir ruhsal bozukluktur. (Göker, Tonyalı, Üneri, 2019, s. 284).

Davranış bozuklukları; karşıt gelme bozukluğu ve davranım bozukluğu olarak iki ayrı başlığı içerir. 

Karşıt Gelme Bozukluğu Nedir?

Karşıt gelme bozukluğunun davranım bozukluğundan farklı mı yoksa davranım bozukluğunun erken dönemde ortaya çıkan öncülü mü olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Karşıt gelme bozukluğu tanısı fiziksel saldırganlık ölçütüyle veya davranım bozukluğu ölçütleriyle kendisini göstermez. Bu bozukluğa sahip olan çocuklar yetişkinlerle tartışma, onların isteklerine uymayı reddetme, aşırı öfkelenme, kızgın ve kindar olma davranışlarını gösteren çocuklardır. Kız ve erkek çocuklarda benzer yaygınlık oranına sahiptir.  

Davranım Bozukluğu Nedir? 

Davranım bozukluğu, çocuk ve ergenlerde görülen duygusal ve davranışsal problemler ile kendisini gösteren bir rahatsızlıktır. Davranım bozukluğunda ortaya çıkan temel özellikler; tekrarlayıcı bir şekilde diğer insanların temel haklarını ihlal etme, toplumsal kuralları yok sayma, saldırgan ve zarar verici davranışlar sergilemedir. Bu tür davranışların çocuklar ve ergenler arasında yaygın olan yaramaz çocuk nitelemesinden öteye giderek daha sık ve şiddetli olması gerekmektedir. (Davıson, Johnson, Krıng, Neale, 2015, s. 405).

Davranım bozukluğunda insanlara veya hayvanlara agresyon, mala zarar verme, hırsızlık yapma, gasp etme, birini cinsel eyleme zorlama, yalan söyleme, kesici veya delici alet taşıma/ kullanma davranışları sıkça karşılaşılan belirtilerdir. Bu tür davranışları gösteren kişiler yaptıkları eylemden pişmanlık hissetmez, duyarsız davranırlar. 

Çocukların çoğu içselleştirme ve madde kullanımı gibi başka problemler de yaşarlar. Genel olarak davranım bozukluğu ve madde kullanımının birlikte ortaya çıktığı, birbirlerinin etkilerini arttırdıkları ve bunun daha ciddi sorunlara sebep olduğu söylenebilmektedir. Özellikle kızlara nazaran erkeklerde daha ciddi sonuçları ortaya çıkmaktadır. Yaygınlığına bakıldığında da erkeklerde, kızlara göre daha yaygın olduğu bilinmektedir.  

Davranım bozukluğunun iki tipi vardır. Bunlardan birincisi 3 yaşında başlar ve yetişkinlikte de devam eder. Diğeri ise yalnızca ergenlikte ortaya çıkar ve ergenlikle sınırlıdır.  

Davranım Bozukluğu Etiyolojisi

Davranım bozukluğunda; nörobiyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerin hepsi rol oynamaktadır. (Davıson ve ark., 2015, s.407). 

GENETİK ETKENLER:

Çocukluk başlangıçlı, özellikle de hayvanlara şiddet, mala zarar verme, kavga etme davranışları; hırsızlık, okuldan kaçma gibi hatalı davranışlara oranla daha kalıtımsaldır.  

Gen- çevre etkileşimi: Genetik yatkınlık ve kötü davranışlara maruz kalma birlikteliği, devam eden süreçte antisosyal davranışı yordar.  

NÖROPSİKOLOJİK ETKENLER:

Nöropsikolojik etkenler davranım bozukluğuna sahip olan çocuk veya ergenlerin özelliklerinden olabilmektedir. Bu etkenler, yönetici işleyişte (öngörebilme, özdenetimi kullanabilme, problem çözebilme) zorlanmaya ve bellek sorunlarına neden olur. Erken yaşta davranım bozukluğu görülen çocukların zeka puanı, davranım bozukluğu olmayan akranlarına göre daha düşük olabilmektedir.  

PSİKOLOJİK ETKENLER:

Normal bir çocukluk gelişiminin önemli bir kısmını doğru-yanlış anlayışının edinilmesi, ahlaki farkındalığın kazanılması, kurallara ve normlara uyum sağlama becerisi meydana getirmektedir. Davranım bozukluğuna sahip olan çocuklar, yanlış davranışta bulunduklarında bundan pişmanlık duymadıkları için ahlaki farkındalık açısından yetersizdir. Ebeveynlerin fiziksel istismarı, çocuklarda model alma ve edimsel koşullanma ile gelişerek ileride onların saldırgan bireyler olmasına neden olabilmektedir. Sert ve tutarsız disiplin anlayışını uygulayan ebeveynler de çocukların davranım sorunlarının gelişmesinde etkili olabilmektedir. 

AKRAN ETKENİ:

Akranlar tarafından reddedilme, çocuktaki saldırganlık davranışını yordayabilmektedir. Kurallara uymayan akranlar ile ilişki kurmak ise suç davranışlarının ortaya çıkma ihtimalini arttırmaktadır.  

SOSYOKÜLTÜREL ETKENLER: 

İşsizlik, eğitim imkanlarının kısıtlı olması, bozulmuş aile hayatı da suç ile ilişkisi olan etkenlerdir. 

Davranım Bozukluğu Tedavisi

Aile Müdahalesi: Davranım bozukluğunun tedavisinde aileye yönelik yaklaşımlardan bir tanesi “Ebeveyn Yönetimi Eğitimi”dir. Burada amaç çocuğun gösterdiği antisosyal davranışlara negatif ceza verilmesi, prososyal davranışları ise düzenli ödüllendirmektir. Çocuğun ve ebeveynlerin davranışını geliştirmeye yönelik bir programdır. 

Çoklu Sistem Tedavisi: Çoklu sistem tedavisi, ergenin ve ailesinin güçlü yanlarını vurgulayan bir tedavi şeklidir. Tedavide davranış sorunlarının ortaya çıktığı sosyal bağlam tanımlanır ve eyleme yönelik aile üyelerinin aktif çabasını kapsar. Suni olmayan ev, okul gibi gerçek ortamları ele alır. 

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan “Yeme Bozuklukları” yazısını okumak için tıklayınız.)

Yazar: Ceren Naz Çil

Merhaba, ben Naz. Marmara Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuyum. Psikoloji alanında kendimi geliştirerek, araştırma yaparak edindiğim bilgiler çerçevesinde insanlara yardımcı olabilmeyi seviyorum. Kendi içimde aydınlatabildiğim bir konuda bir başkasına ufak bir ışık yakabilmek ve farkındalık kazandırabilmek benim için çok kıymetli.

2 Yorum

Yorum Yap
  1. Davranım bozukluğu ile ilgili oldukça aydınlatıcı bilgiler içeriyor, üstelik çözümüne de işaret ederek ayrıca bir kapı da açıyor. Eline sağlık, devamını ilgiyle bekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Psikopatoloji Tarihi image0

Psikopatoloji Tarihi

Andromeda (Sindrella Kompleksi) 50E8AAEF B6D3 477F 91E1 D1CA017C73E6

Andromeda (Sindrella Kompleksi)