Ego Savunma Mekanizmaları

Ego savunma mekanizmaları kavramı ilk olarak Freud’un “Savunmaların Nöropsikozu” adlı çalışmasında ele alınmıştır. Freud’a göre savunma mekanizmaları kaygı ve endişe yaratan olaylara karşı bireyin ruhsal olarak kendini korumaya yönelik geliştirdiği mekanizmalardır.

Savunma mekanizmaları, bireylerin yaşadığı kaygı, suçluluk, utanç, üzüntü, aşağılanma, vicdan azabı gibi acı veren duyguları yumuşatma amacına hizmet eder. Bu durum algılanan bir tehditte karşı planlanmış bir seçimden çok, otomatikleşmiş bir tepkidir ve çoğunlukla birey kullandığı savunma mekanizmalarının farkında değildir.

Kullanılan bazı savunma mekanizmaları: Bastırma, yadsıma (inkar), mantığa bürüme (neden bulma), yansıtma, ödünleme, yüceltme, özdeşleşme, içleştirme, yön değiştirme, duygudaşlık-boyun eğme, duygusal soyutlanma, yapma-bozma ve karşıt tepki oluşturmadır.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Ego Nedir?” yazısını okumak için tıklayınız.)

Aşağıda bu savunma mekanizmalarını daha ayrıntılı inceleyelim.

Ego Savunma Mekanizmaları: Bastırma

Bilinçle kabul edilemeyecek düşünce, dürtü veya davranışların bilinçdışına itilmesi olarak tanımlanır. Blackman’ın (2014) da bahsettiği gibi, iç ruhsal çatışmalardan kaynaklanan kaygı oluşturan durum farkında olmadan unutulacaktır. Dişçiden korkan birinin diş randevusunu unutması bastırmaya örnek bir davranıştır. Zihinsel fonksiyonlarda da etkisini gösteren bastırma savunma mekanizması, Doğan Cüceloğlu’nun ifadesiyle, “Bastırmanın süresi ve şiddeti arttıkça bir süre sonra kişinin algılama keskinliği, düşünme yeteneği, özellikle heyecan ve duygularını yaşama ve ifade etme yeteneği donuklaşır ve kütleşir.” (1998).

Kişi karşılaştığı tehlikeyle baş edemez ya da bu durumdan kaçınamazsa, başvurabileceği yol o durumu yok saymak olur. Yadsıma mekanizması en çok, can sıkıcı nitelikteki duyguların algılanmasına karşı kullanılır. Anna Freud iki tür yadsımadan söz etmiştir:

Ego Savunma Mekanizmaları: Yadsıma (İnkar)

  1. Düş yoluyla yadsıma: Eşini çok seven birinin, eşinin ölümünden sonra eşi varmış gibi sofraya onun için bir tabak koyması. Yadsıma mekanizmasının bu türünü kullanan kişiler, “Bu olanlar gerçekten benim başıma gelmiş olamaz!” duygusunu yaşarlar ve gerçeği inkar ederler.
  2. Söz ve davranışlarla yadsıma: Bazı insanlar zorlanma sonucu içine düştükleri sıkıntılı durumlarda, her işleri yolunda gidiyormuşçasına davranma eğilimi göstererek kendilerine ve çevrelerine karşı mutsuzluklarını belli etmezler. Böyle bir insan, çöküntü duygularının bilinç düzeyine çıkmasını engellemek için kendisine ve çevresindeki kişilere sürekli olarak mutluluğunu kanıtlama çabasındadır; ancak bunun karşılığını gerçek benliğine tümden yabancılaşmakla öder.

Ego Savunma Mekanizmaları: Mantığa bürüme (Neden Bulma)

Anksiyetinin gücünü azaltmak amacı ile ve çoğu kez yadsıma mekanizması ile birlikte kullanılan neden bulmada iki temel savunma ögesi bulunur:

  1. Kişinin davranışını haklı göstermesine yardımcı olan öge: Neden bulma mekanizması; geçmiş, yaşamakta olduğumuz ya da gelecek için tasarladığımız davranışlara mantıklı ve toplumun onayladığı açıklamaları getirme biçiminde işler. Bir insan, daha gerekli şeyler dururken zevki için aşırı para harcamasını haklı gösterecek nedenleri kolaylıkla yaratabilir. Ancak bu mekanizma bazen daha da öteye giderek insanı bencil ve toplum dışı davranışlarında da haklı gösterebilir. Örneğin Hitler, Yahudilerin ortadan kaldırılmasını kendisine düşen ulusal bir görev olarak yorumlamıştır.
  2. Ulaşılamayan amaçlara ilişkin düş kırıklığının etkisini yumuşatan öge: Bu tür neden bulmaya iyi bir örnek “ekşi üzüm” tepkisidir. Bu tepki adını, Ezop masallarının birinden, lezzetli bir üzüm salkımına bir türlü erişemeyen bir tilkinin, sonunda bu üzümlerin ekşi olduğuna karar vererek üzümü yemekten vazgeçmesini anlatan öyküden almıştır.

Ego Savunma Mekanizmaları: Yansıtma

Yansıtma mekanizması kişiyi anksiyeteden iki biçimde koruyabilir;

  1. Kişi, kendi eksikliklerinin ve yenilgilerinin sorumluluğunu ya da suçunu başkalarına yükler: Sınavlarda başarısız olan bir öğrenci, öğretmenin adaletli davranmadığına inanabilir. Alın yazısı ve kötü talih insanların sık kullandığı yansıtma kavramlarıdır. Cansız nesneler bile suçlama konusu olabilirler. Oyuncak atının üzerinde sallanırken düşen bir küçük çocuk dönüp atını tekmeleyebilir.
  2. Suçluluk duyguları uyandıracak nitelikteki dürtülerini, düşüncelerini ve isteklerini diğer insanlara mal eder: Bu eğilim daha çok kendisini katı değer yargıları ile yöneten kişilerde görülür. Böyle insanlar bilince ulaşmada sakıncalı görülen eğilimlerini neden bulma gibi diğer mekanizmalarla denetleyemediklerinde yansıtma yoluna başvururlar. Bazı insanlar kendi çaresizliklerinden kaynaklanan düşmanca duygularını, çevrelerinden kendilerine yöneltilmiş gibi yaşama eğilimi gösterirler.
Savunma Mekanizmaları resim 1

Ego Savunma Mekanizmaları: Ödünleme

Ödünleyici tepkiler, kökenini insanın gerçek ya da imgesel eksikliklerinden alan yetersizlik duygularına karşı geliştirilirler. Örneğin, çocukluğunda geçirdiği felcin bıraktığı hareket yetersizliğine karşı olimpiyat şampiyonu olan yüzücü.

Ödünleyici tepkiler daha çok dolaylı bir biçimde geliştirilir; sakatlığının ya da yetersizliğinin etkilerini doğrudan gidermek yerine kişi bir başka yönünü geliştirerek ya da ilgiyi bir diğer yönüne çekerek bu eksikliğini ödünleyebilir. Çelimsiz bir delikanlı bedensel yetersizliğini, akademik çalışmalarında üstün başarı sağlayarak ödünleyebilir.

Ne var ki ödünleme tepkilerinin hepsi olumlu ve yararlı değildir. Sevilmediğine ve istenmediğine inanan bir çocuk, diğer çocuklara zorbalık ederek ezikliğini gidermeye çalışabilir; sevgiden yoksun kalmış ve engellenmiş biri yalnızlığını aşırı yemekle ödünleyebilir.

Ego Savunma Mekanizmaları: Yüceltme

Toplumca hoş karşılanamayacak istek ve dürtülerin işlevsel şekilde kullanılması olarak tanımlanabilir. Yoğun saldırgan duygular taşıyan bir kişinin dövüş sporları ile uğraşıp bu alanda başarı göstermesi örnek verilebilir. Yüceltme başarılı olan tek savunma mekanizması olarak kabul edilmektedir.

Ego Savunma Mekanizmaları: Özdeşleşme

Özdeşleşme; küçük yaşlarda anne, babayı model alarak başlar ve onların hareket, tutum, konuşma ve diğer tepkilerini taklit yoluyla öğrenme süreçlerinin bir parçası olarak yaşanır. Daha sonraki yıllarda anne, babanın yerini öğretmenler, arkadaşlar, toplumda değer gören sporcular, sanatçılar gibi kişiler kişinin özdeşim modellerinin yerini alır. Eğer birey kendinde bulunan özellikleri özenilir bulmazsa, kendisi olmaktan çıkıp istenilen özelliklere sahip başka biriymiş gibi kendini algılamaya ve davranmaya başlar. Kişinin kendini bir başkasının yerine koyma ve davranma eğilimine “özdeşleşme” denir. Örneğin, bir kişinin düşüncelerine uygun düşen bir siyasal öğretiyle özdeşleşmesi kendi seçimiyle olur.

Ego Savunma Mekanizmaları: İçselleştirme

İçselleştirme mekanizması, kişinin bir diğer insanın ya da bir grubun bazı özelliklerini ve inançlarını kendi benliğine katarak kişiliğinin parçası durumuna getirmesidir. Bu mekanizma birçok yönden yansıtma mekanizmasının tam karşıtıdır: İlkinde dıştaki olaylar içe alınır, ikincisinde ise iç yaşantılar dış dünyaya mal edilirler.

İçselleştirme ve özdeşleşme mekanizmalarının ortak yönleri olmakla birlikte, ayrıldıkları önemli bir nokta vardır. Özdeşleşmede kişi kendi ideallerine uyan insanları ya da kavramları benimser, içselleştirilen değerler ise kişinin önceki inançlarına karşıt da düşse kabul edilirler. Bir insanın düşüncelerine uygun düşen bir siyasal öğretiyle özdeşleşmesi kendi seçimiyle olur. Öte yandan diktatörlükle sonuçlanan bir düzen değişikliği karşısında birey, güvenliğini koruyabilmek için, bu rejimin getirdiği yeni değerleri, önceki inançlarıyla uyuşmasa da içselleştirebilir.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Psikolog Kimdir?” yazısını okumak için tıklayınız.)

Ego Savunma Mekanizmaları: Yön Değiştirme

Belirli bir uyaranın neden olduğu tepkinin açığa vurulması tehlikeli olduğunda, tepkinin o uyarandan bir başkasına yöneltilmesine ya da o tepkinin yerine başka bir tepki gösterilmesine “yön değiştirme” denir.

İş yerinde üstleri tarafından haksızca eleştirilen kişi, dışa vurulduğunda tehlikeli sonuçlar yaratabilecek duygularını önce baskıya alır, sonradan bu kızgınlığını yoktan bir neden yaratarak eşinden ya da çocuklarından çıkartabilir. Yön değiştirme mekanizması bazen simgesel bir çağrışım sürecinden geçerek karmaşık bir nitelik kazanabilir. Küfür, yıkıcı eleştiri ya da dedikodu, çoğu kez birikmiş düşmanlık duygularının yön değiştirmiş anlatım biçimleridir.

Ego Savunma Mekanizmaları: Duygudaşlık- Boyun Eğme

Duygudaşlık mekanizmasında kişinin geliştirdiği tutum, “Eğer (insanlar) beni severlerse beni incitmezler.” veya “Boyun eğersem beni incitmezler.” biçiminde özetlenebilir. Kişinin çevresi tarafından sevilmek ve zara görmemek için sürekli onları dinlemesi ve kendine doğru gelmeyen fikirlere dahi itiraz etmemesidir.

Ego Savunma Mekanizmaları: Duygusal Soyutlanma

İnsanlar yaşam boyu karşılaştıkları düş kırıklıkları sonucu, beklentilerini belirli sınırlar içinde tutmayı öğrenirler; olmasını istedikleri olay çok yakınlaştığında bile umut duygularını frenler, zamansız bir kutlamaya girişmekten çekinirler. Nevrotik eğilimli insanların çoğunda “gelecek” kavramıyla birlikte umut da bastırılmıştır. Kliniğe başvuran bazı kişilerin, kendi sorunlarından söz ederken bir başka insana ait olayları anlatıyormuşçasına duygusal küntlük (sağlamlılık) gösterdikleri sık gözlemlenir. Normal sayılan insanlar da bazı incinmelere ve düş kırıklarına karşı soyutlanma mekanizmasını kullanırlarsa da etkin katılım gerektiren yaşam durumlarında bazı riskleri göze alırlar. Bazı insanlar ise bu mekanizmayı kendilerini her türlü acıdan koruyacak bir kabuk gibi kullandıklarından, yaşama etkin ve sağlıklı katılımlarını da azaltmış olurlar. Bu insanlar duygusal olmamayı güçlülük olarak yorumlama eğilimindedirler.

Ego Savunma Mekanizmaları: Yapma- Bozma

Yapma-bozma mekanizması, kişinin kendisi ve çevresi tarafından onaylanmayacak düşünce ya da davranıştan vazgeçmesi ve eğer böyle bir söz ya da eylem dışa vurulmuşsa, ortaya çıkan durumu onarmasıyla belirlenir.

Yapma-bozma mekanizması günlük yaşamda çok sık kullanılır. Kusurlu davranışlarımız için dilediğimiz özürler, günahlarımıza karşılık verdiğimiz sadakalar ve arada bir duyduğumuz pişmanlık duyguları bu mekanizmanın ürünüdür. Bazı dinlerdeki günah çıkarma ya da kusurların bağışlanacağı güvencesi, insanın yaptığı yanlışların bağışlanmasına ve her şeye yeniden başlayabilmeye karşı duyduğu yoğun ihtiyacı yansıtır.

Ego Savunma Mekanizmaları: Karşı Tepki Oluşturma

Suçluluk duygusu yaratan tehlikeli istekler çok yoğun olduğunda bunların baskı altında tutulması da güçleştiğinden, kişi bu isteklerinin tam karşıtı olan bilinçli tutum ve davranışlar geliştirerek kendini korumaya çalışır. Dolayısıyla baskıya alınmış düşmanca duygular sevgi gösterileriyle, saldırgan istekler sevecenlikle, cinsel istekler ahlak savunuculuğuyla, eşcinsel eğilimler karşı cinse yönelik abartılı ilgi ve etkinliklerle maskelenir. Böylece kişi, içsel dürtülerine kesin engeller koyarak baskı mekanizmasını pekiştirir ve olumsuz dürtülerini bilinç düzeyinden uzak tutmuş olur.

Her insan psikolojik bütünlüğünü sürdürmek ve benliğinin değerlerini korumak için yukarıda bahsettiğimiz savunma mekanizmalarını kullanır. Bazılarını daha sık kullanırken bazılarını daha nadir kullanabilir. Hatta bazen birkaçı birlikte bile kullanılabilmektedir. Olayın bağlamına göre kullanılan savunma mekanizması değişiklik gösterebilir. Fakat bu tepkiler, zor durumlarla baş edebilmek için başlıca araç durumuna gelir ve abartılarak kullanılırsa sağlıksız bir nitelik kazanır. Böyle bir durumda benliği koruyan ego savunma mekanizmaları değil nevrotik savunma mekanizmaları söz konusu olur.

Kaynakça:

  • BLACKMAN, S. J. (2014). Zihnin Kendini Koruma Yolları, İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Yayınları.
  • CÜCELOĞLU, D. (1998). İçimizdeki Çocuk, İstanbul: Remzi Kitabevi.
  • GENÇTAN, E. (2004). Ego Psikolojisi, E. Gençtan İçinde, Psikanaliz ve Sonrası, İstanbul: Metis, s.69-98.
  • ERSEVER, H. (tarih yok). Psikolojik Danışmada Savunma Mekanizmalarının Tanınması ve Şekillendirilmesi.
  • TOKER, G. A. (2018). Anne Baba Tutumlarından Kaynaklanan İhmal ve Duygusal İstismara Maruz Kalmış Çocukların En Çok Kullandıkları Savunma Mekanizmaları Üzerine Bir Literatür Taraması, Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, s.13-14.
  • YÖYEN, E. G. (2017). Çocukluk Çağı Ruhsal Travmaları ile Ego Savunma Mekanizmaları Arasındaki İlişki, Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi, s.34-35.

 

BLACKMAN, S. J. (2014), Zihnin Kendini Koruma Yolları, İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Yayınları. CÜCELOĞLU, D. (1998), İçimizdeki Çocuk, İstanbul: Remzi Kitabevi GENÇTAN, E. (2004), Ego Psikolojisi, E. Gençtan içinde, Psikanaliz ve Sonrası (s. 69-98). İstanbul: Metis. ERSEVER, H. (tarih yok). Psikolojik Danışmada Savunma Mekanizmalarının Tanınması ve Şekillendirilmesi. TOKER, G. A. (2018), Anne Baba Tutumlarından Kaynaklanan İhmal ve Duygusal İstismara Maruz Kalmış Çocukların En Çok Kullandıkları Savunma Mekanizmaları Üzerine Bir Literatür Taraması, Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 13-14. YÖYEN, E. G. (2017). Çocukluk Çağı Ruhsal Travmaları ile Ego Savunma Mekanizmaları Arasındaki İlişki, Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi, 34-35.

Yazar: Sultan Özkan

Merhaba ben Sultan. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi PDR 4. Sınıf öğrencisiyim. Okumayı, yazmayı, dinlemeyi ve edindiğim bilgileri paylaşmayı seviyorum. Beni geliştireceğini inandığım deneyimlerin peşinden giderek hayallerimle hayatımın bir noktada kesişmesi için çabalıyorum. Bu yolculukta yolumun sizinle kesiştiği için de çok mutluyum.

6 Yorum

Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

suçlu psikolojisi

Psikolojide Bir Alt Disiplin: Suç Psikolojisi

Masumlar Apartmanı: Karakterlerinin Hastalıkları kapak

Masumlar Apartmanı: Karakterlerinin Hastalıkları