En Yaygın 8 Psikoterapi Yöntemi

Psikoterapi, zihinsel, ruhsal ve davranışsal bozuklukların değerlendirilmesi, tanı ve tedavisinde psikoloji biliminin yöntem, teknik ve yaklaşımlarıyla kuram ve yasalarını kullanan psikolojik tedavi türüdür. Bireylerin davranışsal ve duygusal sorunlarını çözmeye odaklanan, ruh sağlığının korunmasını ve geliştirilmesini amaçlayan tekniklerin genel adıdır. Psikoterapi yaşadığınız zorluklar ya da problemlerle ilgili size içgörü kazandırmayı amaçlar. Bununla birlikte düşünce ve davranışlarınızda değişiklikler meydana getirmek için gereken uygun yolları bulmanıza yardımcı olur. Mutlaka psikoloji alanında gerekli eğitimleri almış bir psikoterapist veya terapist tarafından uygulanması gerekir.

Psikoterapinin Riskleri Nelerdir?

Genel olarak psikoterapinin riski yoktur ancak tedavi edici gücü olan bir şeyin aynı zamanda zarar verme gücü de vardır. Türk Psikologlar Derneği ve Amerikan Psikologlar Birliği’nin temel aldığı etik kurallardan en önemlisi diyebileceğimiz “Psikolog, danışanlarının/hastalarının zarar görmesine engel olacak mantıklı adımlar atar.” İlkesi, psikoterapide danışanın zarar görmesinin önüne geçmekteki en temel ilkedir.

Ortada herhangi bir risk görünmese bile birtakım olumsuz etkiler her zaman vardır ve var olmaya devam edecektir. Örneğin aynı tedavi hem yararlı hem de zararlı olabilir. Uygulanan psikoterapi sonucunda hastanın hayatında yaptığı değişimler iş yaşamında olumsuz sonuçlar doğururken özel yaşamı olumlu etkilenebilir.

Yaygın Psikoterapi Türleri

Psikoterapinin uygulanması ve tedavi sürecinin sürdürülüp yorumlanması için temel alınan farklı kuramlar psikoterapiyi kendi içinde çeşitlendirmiştir. Bunlardan en yaygın olanları:

  • Bilişsel davranışçı terapi
  • EMDR terapi
  • Psikanalitik terapi
  • Geştalt terapi
  • Hipnoterapi
  • Psikodrama terapisi
  • Oyun terapisi
  • Sanat terapisi

1- Bilişsel (Kognitif) Davranışçı Terapi

BDT yaygın bir konuşma terapisi türüdür. Yanlış veya olumsuz düşüncelerin farkına varmanıza yardımcı olur. Depresyon, travma sonrası stres bozuklukları, yeme bozuklukları gibi ruh sağlığı bozukluklarının tedavisinde tek başına ya da diğer tedavi yöntemleriyle kombine edilerek uygulanabilir. Yalnızca ruh sağlığı sorunlarını değil, bireylerin stresli yaşam durumlarını daha iyi yönetmeyi öğrenmesine yardımcı olacak etkili bir araç olabilir. Kişinin öz kaynaklarını kullanarak sıkıntı yaratan durumlarla başa çıkabilmesine yardımcı olacak becerileri kazandırmak asıl hedeftir. Terapi sırasında öğrenilen bilginin beceriye dönüşmesi için aktif bir şekilde kullanılması gerekir. Bu sebeple “ev ödevi” ya da egzersizlerden yararlanılır. BDT ile etkili bir şekilde tedavi edilebilecek başlıca rahatsızlıklar şunlardır:

  • Anksiyete bozuklukları
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • Panik bozukluk
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Depresyon
  • Cinsel işlev bozuklukları
  • Sosyal fobi
  • Özgül fobiler
  • Tik gibi çeşitli davranış problemleri
  • Yeme bozuklukları
  • Şizofreni
  • İki uçlu bozukluk (Bipolar bozukluk)
  • Öfke kontrolü
  • Uyku bozuklukları

Tedaviden maksimum verim alınması için ilaç tedavisiyle birlikte uygulanabilir. Buna alanında uzman psikoterapist karar verir. Psikiyatristler, psikologlar ve bazı diğer sosyal görevliler psikoterapi konusunda uzmanlaşmış ve eğitim almış olabilirler. Ancak sadece psikiyatristler tıp eğitimi almışlardır ve ilaç reçetesi yazma yetkisine sahiptirler. 

2- EMDR Terapisi

Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan milyonlarca kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır. Beynimiz, fizyolojik temelli bir sistemle, her yeni deneyim aracılığı ile kendisine ulaşan bilgiyi işler ve işlevsel hale getirir. Duygu, düşünce, duyum, imge, ses, koku gibi bilgiler işlenip ilişkili anı ağlarına bağlanarak bütünleşir. Böylece o deneyimle ilgili öğrenme gerçekleşir. Edindiğimiz bilgiler gelecekte tepkilerimizi uygun bir şekilde yönlendirmek üzere depolanmış olur.

En Yaygın 8 Psikoterapi Yöntemi psikoterapi resim 1

Travmatik veya çok fazla rahatsız eden olaylar yaşandığında bu sistem bozuluyor gibi gözükmektedir. Yeni bilgi işlenip mevcut anı ağına entegre olmaz. Deneyimi anlamlandırabilmek için anı ağlarındaki işlevsel bilgilerle bağlantı kurulamaz ve akıl sağlığına uygun sonuçlar çıkarılamaz. Sonuç olarak öğrenme gerçekleşmez. Duygular, düşünceler, imgeler, sesler, beden duyumları yaşandığı haliyle depolanır. Bu nedenle bugün yaşanan bazı durumlar bu izole kalmış anıları tetiklerse, kişi o anının bir kısmını ya da bütününü yeniden yaşar gibi etkilenir.

EMDR’ye göre rahatsızlıkların, olumsuz duygu, düşünce, davranış ve kişilik özelliklerinin arkasında uyum bozucu, işlev bozucu, işlenmeden ve izole bir şekilde depolanmış bu tür anılar yatar. Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inançları (örn: Ben aptalım), olumsuz duygusal tepkileri (başaramamaktan korkma) ve olumsuz somatik tepkileri (sınavdan önceki gece karın ağrısı) problemin kendisi değil, semptomları, bugünkü dışavurumlarıdır. Bu olumsuz inanç ve duygulara yol açan işlenmemiş anılar şimdiki zamandaki olaylar tarafından tetiklenmektedir.

EMDR, bu tür izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, öğrenmenin sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün olur. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir perspektiften görür. EMDR terapisi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip kişisel gelişim sağlar.

3- Psikanalitik Terapi

Psikanalizde bilinçdışının şekillenmesini sağlayan en önemli yaşam dönemi çocukluktur. Çocukluk döneminde kişinin yaşadığı zorluklar ve farklı dönemlerde baş etmesi gereken güçlükler kişinin ruhsallığını yöneten bilinçdışını belirler. Bilinçdışının belirlenmesinde gelişimsel olarak ortaya çıkan id, ego ve süperego etkili olmaktadır. Doğuştan var olan id hayvansal dürtüleri ifade eder ve haz ilkesine göre çalışır. Yani haz arar ve hemen gerçekleşmesini ister. Bilinci sembolize eden ego ise daha sonra ortaya çıkar ve arzuları nasıl gerçekleştireceği veya bazı durumlarda onlardan nasıl vazgeçeceği konusunda kişiyi yönlendirir. Ego gerçeklik ilkesine göre çalışır. Sosyalleşmeyle ortaya çıkan üçüncü bileşen olan süperego ise idin tersine çalışır. Bu daha çok toplumsal normları dikkate alır. Bu iki bileşen arasındaki mücadeleyi dengeleyen ego ise kişinin benliğini oluşturur.

Kişiliğin gelişiminde beş ayrı evrenin olduğunu ve bu evrelerin herhangi birinde ortaya çıkan bir sorunun farklı şekilde kişinin hayatına yansıyacağını ifade eden psikanaliz günlük yaşamdaki kararların da bilinçdışını belirleyen id, ego ve süperego ile gelişim dönemlerinin nasıl yaşandığına bağlı olarak verildiğini dile getirmektedir. Toplumsal olarak kabul görmeyen arzuların çeşitli savunma mekanizmalarıyla bilinçdışına atılması bilinçdışını tam bir çatışma alanı haline getirir. Bilinçdışındaki çatışmalar aslında günlük kararlarımızı etkiler.

Psikanalitik terapi kişinin bilinçdışının farkına vararak yaşadığı çatışmaları görmesini ve dolayısıyla kararlarını da bilinçli bir şekilde vermesini sağlamaya çalışır. Uzun soluklu bir terapi yöntemidir. Uzman psikanalistler tarafından uygulanır.

4- Geştalt Terapi

Geştalt adını, Almanca ’da şekil veya biçim anlamına gelen geştalt kelimesinden alır. Geştalt terapinin temelinde insanların çevreleriyle karmaşık bir bağlantıları olduğunu, bu çevreden etkilendiklerini ve bütün insanların büyüme ve denge için çabaladıklarını vurgulayan bütünsel bir bakış açısı vardır. Geştalt terapi hem bu yönüyle hem de terapötik sonuçları artırmak için terapistin empati kullanımına, anlayışa ve koşulsuz kabule vurgusu yönüyle kişi merkezli terapiye benzer.

Geştalt terapiye göre bağlam, deneyimi etkiler ve kişi bağlamını kavramadığı sürece tamamıyla anlaşılamaz. Bu düşünceyle birlikte, Geştalt psikoterapisi kimsenin saf bir şekilde objektif olamayacağını vurgular ve uygulayıcılar danışanlarının deneyimlerinin geçerliliğini ve gerçekliğini kabul eder.

Geştalt terapisi aynı zamanda bir insanı çelişkili bir biçimde değiştirmeye zorlamanın daha fazla strese ve parçalanmaya yol açacağını vurgular. Aksine, değişim olanın kabulüyle gerçekleşir. Böylece, terapi seansları insanların sıkıntılarını hafifletmek için deneyimlerine ve hislerine güvenmelerine ve onları kabul etmelerine ve kendilerinin daha fazla farkında olmalarına yardım etmeye odaklanır.

5- Hipnoterapi

Hipnoz, bakışla, sözle veya bazı yardımcı nesneler kullanılarak, telkin ile oluşturulan özel bir bilinç halidir. Bir başka deyişle bir trans halidir. Bu trans sırasında, kişi çevreden gelen tüm (ses, ışık, koku vb.) uyaranlara kendini kapatır veya aldırmazken, hipnoz yapan kişinin telkinlerini artmış bir dikkatle dinler, anlar ve gönüllü katılımla uygular. Hipnoz yapma yetkisi, sadece tedavi amacıyla, hipnoz ve hipnoterapi eğitimi almış hekimler, diş hekimleri ve klinik psikologlara tanınmıştır. Bu son derecede yerinde bir uygulamadır. Çünkü hipnoz yapmak çok kolay bir uygulama olmakla birlikte hipnoterapi uygulamak, hipnoz bilgisinin yanı sıra söz konusu hastalıklar ve tedavileri hakkındaki özel mesleki bilgileri de ayrıntılı bilmeyi ve bu konuda yetkili olmayı gerektirir.

En Yaygın 8 Psikoterapi Yöntemi psikoterapi resim 2

Bilinçaltına gönderilen mesajların önemi büyüktür ve telkin bir bilinçaltı çalışmasıdır. Bilinçli bir zihin, geçmiş ve şimdiki zaman gerçeklerinden bağımsız işlemez. Örneğin yıllardır kilo veremeyen bir kişiye telkin yolu ile rahatlıkla kilo verebileceği ve bunu gerçekleştirebileceği hipnoz yöntemiyle kolayca verilebilir. Bunun için de kişinin bunu istemesi gerekir. Terapi sonucunda insanlar hayata daha olumlu bakabilmekte ve hastalıklarından, takıntılarından kurtulabilmektedir.

6- Psikodrama

Psikodrama, bireylerin yaşadıkları sorunları tekrar ele alıp sorgulama ve sahneleme biçimiyle uygulanan bir psikoterapi yöntemidir. Bireylere dramatik canlandırmalar yoluyla geçmiş ve güncel sorunlarını ve çatışmalarını ya da geleceğe dair beklenti, kaygı ve güçlüklerini ele alarak başa çıkma becerilerini görme ve bunları deneme imkânı sunar.

Psikodramada işlenen konu ve sorunlar bir zamanla sınırlı değildir; geçmiş, şimdi ve gelecekle ilgili olabilirler. Oyunun içinde ölüm yoktur, ölmüş bir insan, bir koltuk gibi her şey canlanıp bir ruh ve kişiliğe bürünebilir. Belli bir yerle de sınırlı değildir; tüm evren, mitoloji ve masallar, rüyalar psikodramanın ortamını oluşturabilirler. Klasik bir psikodrama oturumu ortalama bir buçuk saat sürer, en uygun grup üyesi sayısı 8-10 arasındadır (Özbek,1976).

Psikodramanın temel yaklaşımı insanın spontanlık ve yaratıcılık kaynaklarını harekete geçirerek, onu, kendisi, toplum ve çevre için sorumluluğunu alacak duruma getirmektir. Psikodrama temel etkinlik olarak insanın katı davranışlarının yumuşak, esnek duruma gelmesine, özgür ve spontan olmasına, empati kurabilmesi ve sorumluluk alabilmesine olanak verir. Genel anlamı ile insanın sosyal beceri kazanmasına yardımcı olur. Ayrıca geleceğe yönelik projelerin belli bir rol ve durum içinde uygulanabilme olanağını vermesi yoluyla insanda yeni yaklaşım ve yeni davranışların geliştirilmesini sağlar.

7- Oyun Terapisi

Çocuk merkezli oyun terapisi çocukların dayanıklılıklarına ve büyümeye, gelişmeye ve iyileşmeye dair doğuştan gelen bir kapasitelerinin olduğuna inanır. Bu yöntem 2.5 ile 12 yaş arasındaki depresyon, takıntılar, kaygı bozuklukları, cinsel ve fiziksel istismar, travma, boşanma, mükemmeliyetçi tutumlar, alt ıslatma, mastürbasyon, yemek, uyku gibi duygusal ve davranışsal problemler yaşayan çocukların iç dünyasını anlamak, duygusal problemleri ile başa çıkmasını sağlamak, yaşadığı sıkıntılara alternatifler ve çözümler üretmeyi hedefler. Çocuk merkezli oyun terapisi, çocuklar öz-kontrol becerisi geliştirir ve kendilerine saygı duymayı öğrenirler. Duygularının kabul edilebilir olduklarını fark ederler. Karşılaştıkları problemlere yaratıcı bir şekilde yaklaşma fırsatı yaşarlar. Ayrıca, seçimler yapma ve yaptıkları seçimlerden sorumlu olma kapasitesi geliştirirler. (Landreth, 2011).

8- Sanat Terapisi

Danışanların hayal dünyasını bir araç olarak kullanan psikolojik bir tedavi ve destek yöntemidir. Kişilerin günlük streslerini, endişelerini ve atlatmaya çalıştıkları travmatik olayların etkilerini azaltmak üzere geliştirilmiştir.

Bilinçli bir şekilde sözel olarak sorunları ifade etmek bazen zor olabilir. Diğer taraftan farklı kişi ve durumlar için sözel ifadedense sanat yoluyla ifade etmek daha verimli sonuç verebilir. Bu noktada sanat terapileri; resim, heykel gibi sanatsal aktiviteler sayesinde danışanların, iç dünyalarını ve bilinçaltlarını ifade etmek için kullanılan bir yöntem olarak kullanılır.

En Yaygın 8 Psikoterapi Yöntemi psikoterapi resim 3

Sanat kişilerin yaratıcılıklarını kendi başlarına anlamlandırarak oluşturdukları tüm somut ve soyut ürünlerin kapsamını içerir. Bu sebeple müzik, hikâye yazma, resim, heykel gibi birçok sanat kolu bu terapide kullanılabilir. Hemen hemen herkes için uygulanabilir bir tedavi yöntemidir.

Psikoterapi almadan önce kapsamlı bir araştırma yapmalı ve terapi alacağınız ruh sağlığı uzmanının kendi alanında yerine getirmiş olması gereken gereksinimlerin tamamına (Lisans ve yüksek lisans diploması, gerekli eğitim ve sertifikalar, süpervizyon) sahip olmasına dikkat edin. Unutmayın, ruh sağlığı ihmale gelmez. Fiziksel sağlığımıza gösterdiğimiz özeni ruh sağlığımıza da göstermek gerekir.

(Psikoloji nedir isimli yazımızı okumak için tıklayınız.)

Anahtar kelimeler: Psikoterapi, psikoloji, terapist, danışan, davranış, terapi, bozukluk

Kaynakça:

Yazar: Mert Kaan Sarıkaya

Merhabalar, ben Mert. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde Psikoloji öğrencisiyim. Bu platformda sizlerle ilgimi çeken konularda yaptığım araştırmalarımı ve kendi düşüncelerimi paylaşıyor olacağım. Sağlıcakla kalın.

4 Yorum

Yorum Yap
  1. Çok faydalı ve bilgi dolu bir yazı olmuş. Emeğine sağlık, başarılar!🙏🏻

Web Site İçi Kaynakça

  1. Web Site İçi Kaynakça:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sınav kaygısı kapak

Sınav Kaygısıyla Baş Etmek İçin Minik İpuçları

inception kapak

Inception (Başlangıç)