Epikuros Ahlak Felsefesi Üzerine

Epikuros (epikürosçuluk), felsefeyi kanonik (bilgi felsefesi/mantık) fizik (doğa felsefesi) ve etik (ahlak felsefesi) olarak üç bölüme ayırmıştır. Bu yazımda ele alacağımız konu ahlak felsefesinin Epikuros tarafından bakış açısıdır. Epikuros ahlak felsefesi ile ilgili düşüncelerini ”Hayat Amacı Üzerine ve Hayat Tarzları Üzerine” eserlerinde konu almıştır. Bununla birlikte Menoikeus’a yazmış olduğu mektupta ahlak felsefesini konu almıştır. Epikuros bu sayede ahlak felsefesini geliştirmiştir.

Epikuros’un ahlak felsefesinde ana düşüncesi mutluluktur (eudaimonia). Epikuros göre felsefenin amacının mutluluğa ulaşmak olduğunu ve bundan başka hiçbir şeyin olmayacağını düşünür. Epikuros, tek amaç olarak mutluluğa ulaşmayı hedeflemiş olsada, özgür irade fikrininde savunucusu olmuştur.

Epikuros ‘‘İnsan mutlak ve kaçınılmaz bir zorunluluğun kölesi olamaz, o kendi kaderini belirleyebilir ve felsefenin görevi, insana bunun kanıtlanmasıdır.’’ demiştir.

Düşüncelerim şu ki ; insan iradesi birçok iç ve dış koşul tarafından belirlenmiştir, ancak insan bunlara rağmen kendi kararını verebilir, hatta içinde bulunduğu koşullar hakkında da kararlar alabilir. Ayrıca Epikuros yasaların bu kararları etkilemesine izin vermememiz gerektiğini de anlatır.

Bunu şu sözleriyle açıkça belirtmiştir;

Kural insan için bir hapishanedir. Çünkü insanı hapseder ve onun özgürlüğünü elinden alır.

Epikuros

Bütün bunlar Epiküros’un ana yönelimi olan ahlak felsefesinin genel yapısını gösterir. Epiküros göre Etik(ahlak felsefesi) hayatın temeldir. Çünkü insana neyin doğru neyin yanlış, yani mutluluğa ulaşmak için neyin yapılması neyin yapılmaması gerektiğini gösteren, etiktir.

Epikuros’a göre  mantık da, doğru yaşama ulaşmak için gerekli olan bilginin üretilmesini sağlayan bir araçtır. Doğru bilgi olmadan da doğru bir eylem olmayacağını düşünür. Bu bilginin ölçütü ise Epiküros göre 2 temele dayandırılır; Birincisi duyu verileri, ikincisi ise haz ve acı duyularıdır. Kısaca insanların haz peşinde koşmalarının doğru bir ahlaki felsefe olduğunu söyleyen kuramlardır. Günümüzdeki felsefeciler ve Antik Felsefe zamanındaki felsefeciler de dahil olmak üzere, Hazcılık(HEDONİST) yani Epikurosculuk görüşü karşıt olmuşlardır.

Epikuros Ahlak Felsefesi Üzerine Epikuros resim 1

Haz Bir Mutluluktur

Epikuros’a göre haz bir mutluluktur. Hazzın mutluluğun kendisi olduğunu düşünür. Aristoteles’in görüşene göre ise hayatımızın haz dolu olmasının, sürekli mutlu olacağımız anlamına gelmediğini söyler. Epikuros’a göre ise hazzın en yüksek duygu olduğunu, dolayısıyla mutluluğun ta kendisi olduğunu savunur.

Bu konuda hazcı düşüncenin, özellikle Kirene Okulu’nun1 doğrultusunda bir tür hedonizmin geliştirilmesi söz konusudur. Epikuros etik hazcılığa psikolojik hazcılıktan yola çıkarak gelmiştir. Ona göre bütün hayvanların acıdan kaçıp hazza yöneldiği gözlemlemiştir. Gerçekten de “hazzın mutlu ve mükemmel bir yaşamın başı ve sonu olduğunu, onun bütün seçimlerimizle, her tür istikrahın başlangıcını oluşturduğunu” öne sürer. Haz, bu bağlamda, canlı bir varlığın her tür gayret ve isteminin doğal bir sonucudur. Epikuros’un hazcılığında temel bir fark oluşur. Haz Epikuros’ta acıdan kaçınma eğilimi olarak negatif bir anlam boyutuna sahiptir.

Kirene Okulu 1:  Kirene okulu, Kireneli Aristippos tarafından kurulmuş olan hedonist bir okuldur. Kinizmin feragatçı ve katı ahlaki tutumlarına karşı hazcı, rahat ve eğlenceli bir yaşam anlayışının savunucuları olmuşlardır. Aristippos’da Sokrates’in öğrencilerinden biridir ve doğru yaşamak nedir? sorusuyla felsefesini geliştirmiştir.

(Wikipedia)

Epikuros göre hazlar 3 tip arzudan oluşur ; bazı hazlar ona göre hem zorunlu hem doğaldır. (Örneğin : su içmek, yemek yemek vs) Bazı hazlar ise ona göre bedenseldir. Zorunlu olmayan ve doğal olandır. Bunları cinsel arzularla örnekleyebiliriz. Son olarak da zevk veya istek gibi hazlarımızdır. İşte buna örnek olarak zengin olmak, lüks arabalara sahip vs. Bunlar ne zorunlu ne de doğal hazlardır. Epikuros göre bu tür hazzın doğru olmadığını, bu hazların insanı mutsuzluğa ve acıya götüreceğini düşünür.

Buna göre Epikuros hazları iki kısıma ayırmıştır;

Yunan felsefesine göre haz Platon’dan beri hareketli (kinetik) ve hareketsiz (statik) haz olarak ikiye ayrılır. Epikuros da hazları kinetik ve statik olmak üzere ikiye ayırmıştır. Mutlu bir hayat için kaçınılmaz olan zihinsel ya da ruhsal dinginliği sağlayan kalıcı, uzun süreli hazlara ‘’statik’’ hazlar adını verirken, gelip geçici ve yoğun haz türü olarak ‘’kinetik’’ hazları bedensel hazlarla özdeşleştirmiştir. Epikuros göre bedensel hazlar peşinde koşa insanların hiçbir zaman tatmin olamayacağını hem acı çekeceklerini söyler. Felsefeye göre bir insan hep daha çok şey isterse, böyle biri olaylar durumundan hoşnutsuzluk duyup, huzursuz olur. İnsanı mutlu kılan en büyük incelik ise, makul ve sade alışkanlıklardır, peşinden koşacağımız ve sakınacağımız şeyleri ölçebilen mantıktır.

Platon’a göre bir eylemde bulunurken (yemek yemek, sevişmek) elde ettiğimiz haz kinetik iken, bir eylem yapmadan elde edeceğimiz haz statik hazdır. Platon

statik hazzı, haz olarak görmezken, tanrının kendi kendini düşünmesinden aldığı hazzın statik bir haz olduğunu söyleyen Aristoteles bunun haz olduğunu ileri sürer. Epikuros da Aristoteles katılarak bunu haz olarak değerlendirir.

Epikuros’a göre haz bir acının ortadan kaldırılması sırasında alınmaya başlanır. (Açken yemek yemeğe, örnek; Müslümanlar için Ramazan günleri oruç tutmak aslında bu görüşü destekler) Asıl haza ulaşmak ise acı tamamen ortadan kaldırıldığında, hiçbir şeye ihtiyaç duyulmadığında (tamamen doyulduğunda) alınan hazdır ki hem tamdır hem de daha uzun sürelidir. Epikuros’a göre nötr bir durum da söz konusu değildir. Böyle bir durum, acının yokluğu hazzın en büyüğüdür. Acının tam yokluğu hazzın en üst sınırlıdır.

O halde hazzın, amaç olduğunu söylerken bazı kimselerin bilgisizlik sonucu, önyargıyla veya bilinçli olarak bizim görüşümüzü çarpıttıkları gibi sefih insanların hazlarını veya duyusal hazları kastediyoruz. Biz hazla bedende acının, ruhsal olarak ise kaygının yokluğunu kastediyoruz.

Epikuros

Epikuros hazcı ahlak anlayışına göre özgür irade ile hayat mücadelesini tamamlamaya çalışmasıdır. Ona göre, iradeyi temel alan şey bilgeliktir. Çünkü bilge insan, kendi doğasının ihtiyaç duyduğu en azı belirleyebilecek ve bu ihtiyaçları kolaylıkla karşılayabilecek olan insandır.

Epikuros’a göre Tanrı ve Ölüm

Ölümden korkmak anlamsızdır; çünkü yaşadığımız sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise artık biz yokuzdur.

Epikuros

Epikuros’un ahlak konusunda ön planda ünlenmesini sağlayan en büyük konulardan biride tanrı ve ölüm felsefesine bakış acısıdır. Epikuros’a göre; insan, tanrı ve ölüm korkusundan kurtulmalıdır . Şüphelerden ve ön yargılardan arınarak buna ulaşılabilir. Bu noktada Epikuros’un ahlak felsefesine Demokritos’un atomcu teorisinin etkileri karışır. Doğadaki her şey atomların mekan içindeki hareketlerinden meydana gelmektedir. Yalnızca bu hareket mekanik bir zorunlulukla meydana gelmez. Bu doğa düşüncesiyle Epikuros Tanrı kavramını dışta bırakmaya çalışır. Tanrının varlığı yokluğunu değil dünyaya karşı ilgisizliğini belirtir. Ona göre Tanrılar ölümsüzdür ve en büyük hazzın mutluluğunu yaşar.

En mükemmel doğaya sahip olan tanrılar en güzel biçime de sahip olmalıdır, dolayısıyla bu biçim insan biçimidir. Tasavvuf felsefesin bu bakışa benzer bir kişi daha vardır; Adı Hallâc-ı Mansûr’dur. Buna benzer bir sözü de Tanrının canlıların bir parçası olduğunu ve İnsanın bu güzel tabloda ki en güzel parçadır. Bu sözlerini tek kelimeyle ‘’En El Hak’’ kelimesine sığdırmıştır.

Epikuros’a göre ölümden korkmak yersizdir. Ruh ona göre bir maddedir ve ölümle bu madde atomlarına dağılır. Bu bakış açısı materyalist olmasına lakin bana göre felsefi yapısı Pagan inançların reenkarnasyon inançlarına benzer. Çünkü onlar için İnsan bir maddedir ve hiç bir madde evrende yok olmaz. Bu görüşe göre Ruh göçü diye bir şey olamaz, her şey doğada döngü içerisindedir. Yani statik ruhsal hazzın karşılığını ölüm, ölümden sonraki hayatta cezalandırma gibi korkulardan, endişelerden kurtulmuş olmanın meydana getirdiği ruhsal huzur, dinginlik ve kaygılardan bağımsızlık oluşturur. Bu bağlamda ruhsal acıların en büyüğü ölüm korkusu olacaktır.

Ölümden korkmak anlamsızdır; Çünkü yaşadığımız sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise artık biz yokuzdur.

Epikuros

Bu yazımızda Epikuros’un ahlak felsefesine bakış açılarına yer vermiş olduk. Günümüzde bu görüş pek desteklenmese de hazcılık ve tanrı ile ölüm konusunda bakış açıları hala konuşulan felsefik konulardır.

Mutluluğun hazzına ulaşma dileği ile iyi günler…

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Psikoloji ve Parapsikoloji” yazısını okumak için tıklayınız.)

Anahtar kelimeler: Epikuros, Ahlak Felsefesi, Felsefe, Haz, Hazcılık

Yazar: Osman Güneş Özkurt

Merhaba, Ben Güneş. Küçüklüğümden bu zamanlara kadar hep meraklı ve araştırmacı ruhum sayesinde bu günlerde gözlemlediğim ve deneyimlediğim konuları kaleme almakla meşgulüm. Sizlere yazılarımda bol bol bilgilenme ve aydınlanmalar diliyorum...

4 Yorum

Yorum Yap

2 Web Site İçi Kaynakça

  1. Web Site İçi Kaynakça:

  2. Web Site İçi Kaynakça:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

insan neden çok tüketir kapak

İnsanlar Neden Çok Tüketir?

İYİ ANNE VE BABA OLMAK kapak

İyi Anne Ve Baba Olmak