Freud’un Rüya Kuramı

Rüyalar, psikolojide, kişinin uykudayken yaşadığı her tür görüntü, duygu ve düşünce olarak tanımlanır. Günümüzde hala neden ve nasıl rüya gördüğümüz hakkında bir görüş birliğine varılmamış olsa da, bu konuda
birçok fikir ortaya atılmıştır. Aralarından en önemlisi, en bilineni Freud’un Rüya Kuramı’dır.

Öncelikle uyku aşamalarından bahsedelim:

  1. Uyanık (Beta dalgaları): Gözler açık.
  2. Uyanık (Alfa dalgaları): Gözler kapalı, rahat.
  3. Aşama 1 (Teta dalgaları): Uyku ile uyanıklık arasındaki evre.
  4. Aşama 2 (Uyku iğleri, K kompleksleri): NREM evrelerinin ilkidir. Bu aşamada uyanmak zordur. Beyin dalgaları yavaşlar, uyku iğneciği (sleep spindles) ve K kompleks adı verilen dalga biçimi ortaya çıkar.
  5. Aşama 3/4 (Delta dalgaları): Derin uyku, NREM uykusunun 3. aşamasıdır. Uykunun bu aşaması genellikle uykunun en restoratif (canlandıran, kuvvet veren) aşaması olarak tarif edilir.
  6. REM (Hızlı göz hareketi): Hızlı göz hareketi diğer adlarıyla paradoksal uyku ya da desenkronize uyku, uykunun rüya görülen evresidir. Burada dalgalar rastgele ve hızlıdır.

Freud’un Psikanalitik Rüya Kuramı

Psikoloji biliminde Freud ve kurduğu psikanaliz ekolü, insan kişiliğinin bilinmeyen yanlarının belirlenmesinde rüya konusuna yönelmiştir. Psikanalitik kuram derken zihinsel işleyiş ve bunun insan gelişimi ile ilgili bir varsayımlar topluluğunu anlıyoruz. Psikanalitik kuramın anormal zihinsel işleyiş kadar normal işleyiş ile de ilgili olduğunu kavramak önemlidir.

İnsanlar rüyaların bir anlamı olmadığını düşündüğü, artık rüyaların önemini kaybettiğini zamanlarda; Freud çalışmalar yaptı ve yaptığı çalışmalarda rüyaların yaşamımızla ve sağlığımızla ilgili olduğunu öne sürdü. Sigmund Freud, rüyalarımızın bizim arzuladığımız şeylere göre ve mutlu olmamız için düşündüklerimize göre oluştuğuna inanıyordu. Ona göre rüyalar, günlük hayatta baskıladığımız ya da görmezden geldiğimiz duyguların rüyamızda
rahatlayıp görselleşmesiyle ilgiliydi. Bilincin baskıladığı cinsel arzuların da rüyalarda ortaya çıktığını düşünüyordu. Freud, ‘Rüyaların Yorumu’ adlı kitabında rüyaları iki bileşene ayırır:

  • Açık İçerik: Rüyalardaki gerçek düşünce, içerik ve görüntüler.
  • Gizil İçerik: Rüyada gizlenmiş psikolojik anlam.

Rüyalardaki gizli anlamları anlamak için Freud rüyaları beş bölümde inceler:

  • Yer değiştirme: Arzu edilen şeyin bir varlık ya da kişi tarafından temsil edilmesi.
  • Yansıtma: Rüyayı görenin arzu ve isteklerinin rüyada başka bir kişiye yüklemesi.
  • Sembolleştirme: Bastırılan dürtü ve arzuların rüyada metaforlar halinde ortaya çıkması.
  • Yoğunlaşma: Deşifre edilmesi çok zor olacak şekilde bir düşünce ya da görüntüye pek çok bilgi yüklenmesi.
  • İkincil revizyon: Birbiriyle uyumsuz elemanların, bir araya gelerek anlamlı bir rüya oluşturduğu rüyaların son bölümü.

Araştırmalar, Freud’un açık içeriğin gizil içeriği gizlediği kuramını yalanlasa da bu çalışma rüya yorumlama alanına büyük katkı sağlamıştır.

Rüyalardaki Yaygın Temalar

İnsanların yaygın olarak rüyalarda gördüğü on tema, Freudyen kuram bağlamında yaklaşık anlamlarıyla sıralanmıştır:

  1. Hazır olmadığınız bir sınava girmek: Sadece akademik testle alakalı olmayıp kişiye özeldir. Mesela bir müzisyenin, şarkının bir nakaratını unutması gibi. Bu tür rüyalar korunmasız hissetmekle ilgilidir ve başkası tarafından yargılanmayı sembolize ediyor olabilir.
  2. Halka açık alanlarda çıplak ya da uygunsuz giyimli olmak: Bu tür rüyalar utanç ve kırılganlık hisleriyle ilgilidir.
  3. Kovalanmak ya da saldırıya uğramak: Bu tür rüyalar sosyal korkulardan çok fiziksel korkuları da olan çocuklar tarafından görülür. Yetişkinlerde ise, rüyayı görenin stres altında olduğunu sembolize eder.
  4. Düşmek: Kişinin bulunduğu durumdan bunaldığını ve kontrolü kaybettiğini ifade eder.
  5. Yolda kaybolmak: Kaybolmuşluk hissi ya da bir yol bulmaya çalışıp onu nasıl yapacağını bilmemeyi ifade eder.
  6. Bir dişini kaybetmek: Bir ilişkide görünmez olduğunu hissetmeyi ve rüyayı gören kişinin öfkeli olduğunu sembolize eder.
  7. Doğal felaketler: Genel olarak bunalma ve olayların kontrolden çıktığını ifade eder.
  8. Uçmak: Özgür olma arzusunu sembolize eder.
  9. Ölmek ya da yaralanmak: Rüyayı gören kişinin yaşamında hiçbir şeyin iyiye gitmediğini ya da kişisel ilişkileri temsil eder ve gerçek ölüm düşünceleri olması gerekmez.
  10. Arabanın kontrolünü kaybetmek: Stres ve korku duygularından ya da hayatın kontrolden çıkması ile ilgili olabilir.

Psikologlar hala rüyaları tam olarak anlayabilmiş olmasalar da yorumları modern psikolojide önemli bir rol oynamaktır. Freud’un çalışmaları bu konuları açıklamak için önemli kaynaklardır.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Freudyen Bakış ile : Da Vinci” yazısını okumak için tıklayınız.)

Yazar: Nisa Kaya

Merhaba, ben Nisa. Psikoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Bilgilerimi ve araştırmalarımı aktardığım bu platformda umarım güzel kalplerinize dokunabilirim. Keyifli okumalar!

2 Yorum

Yorum Yap
  1. Hemen hemen herkesin ilgisini çeken ve herkesin doğru ya da yanlış fikirlere sahip olduğu bir konudur rüyalar. Bu nedenle çok faydalı bir yazı olmuş. Eline, kalemine sağlık 🙂

    • Faydalı olabildiysem, ne mutlu bana!🥰 Çok teşekkür ederim.🙏✨

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Erotomani Nedir? IMG 1102

Erotomani Nedir?

Psikopatoloji Tarihi image0

Psikopatoloji Tarihi