Genç Kız Psikolojisi: Ergenlik Psikolojisi

Genç kızlar için ergenlik dönemi oldukça zor bir dönemdir. Alfred Adler bu dönemi ön ergenlik, erinlik (buluğ çağı) ve ergenlik dönemi olmak üzere üçe ayırmaktadır. Genç kız gelişen kişiliğinin sonucu olan bağımsızlık isteğini gerçekleştiremez. Çoğu zaman olması gerekenden fazla baskıya dayanamaz ve bunalır. Ruhsal anlamda değişmeye başlayan genç kız, fizyolojik olarak da değişmektedir. Bu nedenle fizyolojik değişimlere bağlı ruhsal değişimlerden de söz edilebilir.

Genç Kızlarda Ön Ergenlik Dönemi

12,13 yaşından sonra kız çocuk ön ergenlik dönemini yaşamaya başlar. Daha önceki vücut ve ruh dengesini yitirir. Ön ergenlik döneminde kızlar, kişilik bakımından gelişmeye başlarlar. Çoğu zaman çevrenin istekleri ile kendilerini bağdaştıramazlar. Psikanaliz dili, ön ergen kız haz ilkesi ile gerçeklik ilkesini birbirinden uzaklaştırmakta güçlük yaşar. Kendi işlerine karışılmasına ve emir verilmesinden hoşlanmazlar. Bir yetişkin gibi olduklarını düşünürler.

Ön ergenliğin en önemli özelliği, zihinsel ve artistik yeteneklerin gelişmesi, arzu ve amaçlara yönelimin artmasıdır. Ön ergenlikte bu motivasyon oldukça yüksektir. Bu faaliyetler kişiliğin gelişme ve özgürlük arzusundan kaynaklanmaktadır.

Ön ergen kız, yaşadığı yerden hoşnut değildir ve kendisine burada dilediği gibi bir yaşam bulamaz. Bulunduğu yerden kaçma arzusu içinde olabilir. Ona istediği yaşam biçimini sağlayan bir dünyanın özlemini duyar, oraya sığınır. Yarattıkları hayaller ülkesi gerçekliğine inanırlar.

Tüm bunlar dışında ön ergen kızlar beğenilmek isterler. Beğenilme arzusu onları, kendilerini değerli bir şekilde tanıtmaya iter. Eksik yanlarını ve kusurlarını gizlemeye çalışırlar. Kendilerini başkalarının onlara karşı davranışları ile değerlendirirler. Bu kişiler genelde önem verdikleri kişilerdir. Kendilerini önemsizleştiren sözler, hareketler, şakalar karşısında tepki göstermeye meyillidirler. Kendilerini sevebilmek için başkalarının sevgisine ihtiyaç duyarlar.

Bu dönemde kızlar, geçmişteki kendilerini inkar etmeye çalışırlar. Çocukluklarını yaşamaya devam ederler ama bir yetişkin gibi yaşamaya kalkışırlar. Annelerinin kendileriyle fazla ilgilenmelerini ve yargılamalarını iyi karşılamazlar.

Ön ergen kızlar, sosyal yaşam ve kendilerinde meydana gelen fizyolojik değişikliklerden dolayı kadınlık rolü bilincine erişirler. Bunun etkisiyle çocukluktaki erkek arkadaşlarından uzaklaşmaya, yakınlık kurmamaya başlarlar. Daha çok kız arkadaşlarına yönelir ve onlarla sırlarını paylaşırlar. Konuşmalarının büyükler tarafından duyulmasını istemezler.

Genç Kızlarda Erinlik Dönemi (Buluğ Çağı)

Genellikle 13,14 yaşına doğru kızlar erinliğe ulaşırlar. Bazı ülkelerde iklim, yemek vs. koşullardan dolayı bu yaş 17’yi bulabilmektedir. 13,14 yaşından sonra kızlarda menstrüasyon (adeta kanaması) başlar. Bununla birlikte yorgunluktan yakınma, üzüntü duyma, sinirlilik hali görülmektedir. Bazı kızlarda ise tam tersi bir coşkunluk hali olabilmektedir.

Kızlar erinliğe erdikten sonra kendileri ile daha fazla ilgilenmeye başlarlar. Vücut yapılarına, giyinişlerine önem verir, makyaj yapmaya başlarlar. Amaçları kendilerini güzel görmek, göstermek ve beğenilmektir. Büyüklere benzemeye çalışırlar, taklitten hoşlanırlar. Gerçekten oldukları ile olmak istedikleri arasındaki mesafeyi kısaltmaya önem verirler.

Kız çocuk bu dönem ile birlikte karşı cinse yaklaşma çabası içerisine girer. Bu arzu yavaş yavaş gelişir.

Erinlikte zekâ öznel bir özellik kazanır, diğer yandan ise yapıcılık ve düzenleyicilik gücüne ulaşır. Zekâ, yeteneklerin etkisiyle yeni bir şekil alır, yetenekler zekânın faaliyetini özelleştirir.

genç kız resim

Genç Kızlarda Ergenlik Dönemi

Ergenlik, çocukluk ile yetişkinlik arasında kalan ara dönem olarak tanımlanmaktadır. Bu dönem ortalama 11 yaşından 21 yaşına kadar sürebilmektedir. Ergen kızlar, kendilerinden ayrılmaya başlayan çocuklukları ve varlıklarına yavaş yavaş tezahür etmeye başlayan kadınlıkları arasında bocalarlar. Bundan dolayı huzursuzluk duyabilirler ve kendilerini bulamazlar.

Ergenlikte ortaya çıkan cinsel ihtiyaçlar korku yaratır ve bu korku savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Bu mekanizmalar ise yaşamın bu evresinin özelleşmesinde rol oynar.

Ergen kızları en çok ilgilendiren varlık kendileridir. Kendilerini beğenen kişileri çok severler. Herkesin hoşuna gitmek isterler. Kendilerini sürekli olarak başka kızlar ile karşılaştırırlar. Her fırsatta ayna karşısında kendilerine bakarlar, vücutlarını seyrederler. Vücudunun güzelliğinden emin olan kızlar büyük mutluluk duyarlar. Fakat vücutlarından dolayı kusur duydukları zaman çok üzülür ve kalabalıktan kaçmaya başlarlar. Herkese kızıp küsebilirler. İnatçı ve sabırsız olurlar. Hiç kimsenin sevgisine inanmazlar. Kendilerini kötülerler, başkalarını beğenmezler.

Genel olarak ergen kızlar neşeli bir ruh haline sahip olurlar. Buna rağmen dramla çok fazla ilgilenebilirler. Melankolik davranışlar sergilemeyi severler. Düşüncelerini kolay kolay birilerine açmak istemezler. Bu saklanma davranışı ise yaşadıkları evre ile ilgilidir. Bu evrede kelimeler açık bir anlam taşımaktadır. Bu yüzden kızlar düşüncelerini saklar, içine kapanırlar.

Duygusal bocalamalar genç kızların iç yaşamında sıkça görülür. Yakınlık ve uzaklık duyguları birbirinin ardınca ortaya çıkabilir. Ergen kızlar duygularında süreklilik gösteremezler.

Dertlerini dindirebilecekleri insanlar ile ilgilenmekten memnuniyet duyabilirler. İyilik ettikleri için onlara bağlanabilirler. Bu kişilere yakınlık duymalarının sebebi, kendilerini onların yanında daha güçlü hissetmeleridir.

Marcel Prevost’e göre, kişisel bir yaşama ulaşmadan olup bitenler ergen bir kız için bir önem taşımaz.

Ancak bütün ergen kızların sadece bu özellikleri taşıdıklarını, bu tarz davranışlarda bulunduklarını düşünmek doğru değildir.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”İNSAN NEDEN POLİGAMİKTİR?” yazısını okumak için tıklayınız.)

Kaynakça:

  • ADLER, A. (2017), Genç Kız Psikolojisi ve Cinselliği. İstanbul: Erasmus Yayınları.
  • KULAKSIZOĞLU, A. (2017), Ergenlik Psikolojisi. İstanbul: Remzi Kitabevi.
• ADLER, A. (2017), Genç Kız Psikolojisi ve Cinselliği. İstanbul: Erasmus Yayınları. • KULAKSIZOĞLU, A. (2017), Ergenlik Psikolojisi. İstanbul: Remzi Kitabevi.

Yazar: Melek Ferhatoğlu

Merhaba, ben Melek. İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Yoga yapmayı, bitkilerle ilgilenmeyi ve müzik dinlemeyi seviyorum. Kitap, dizi ve filmleri analiz etmekten hoşlanıyorum. Okumak ve yazmak benim için büyük bir tutku. Bu tutkumu sizlerle paylaşmak için buradayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şizofreni kapak

Şizofreniyi Anlatan Kitap: Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

Bowlby'in Bağlanma Teorisi kapak

Bowlby’in Bağlanma Teorisi