Gestalt Kuramına Göre Bitirilmemiş İşler

Bitirilmemiş işler, Gestalt kuramının kazandırdığı önemli kavramlardan biridir. Şimdi durun ve düşünün geçmişinize dair bir konuşmada keşke bunu da söyleseydim bunu da yapsaydım dediğiniz anlar oldu mu?

Kısaca biraz Gestalt kuramından bahsetmek istiyorum. Gestalt kuramının en önemli önermesi: ‘’Bütün, bütünü oluşturan parçaların toplamından daha fazla ve daha farklı bir anlam ifade eder.’’ Yani insanlar ne çevrelerinden yalıtılmış olarak yaşayabilirler ne de beden ve zihin gibi parçalara ayrılabilirler. İnsan doğuştan kendini geliştirmeye ve büyümeye yönelik bir organizmadır.

Gestalt kuramına göre yaşam, ihtiyaçları karşılamakla oluşan bir süreçtir. Bu ihtiyaçlar fiziksel, sosyal ya da psikolojik ihtiyaçlar olabilir. Şimdi bitirilmemiş işleri tanımlamak gerekirse; kişinin doğumundan itibaren karşılanmayan fiziksel ya da psikolojik ihtiyaçları, ifade edemediği duyguları, düşünceleri, davranışları kişinin bitirilmemiş işlerini oluşturur. Belki gidemediğimiz bir konser, yaptığımız hata karşısında dileyemediğimiz özür, almak istediğimiz bir kitap, söyleyemediğimiz sözler hatta ifade edemediğimiz duygular, keşkeler, pişmanlıklar bile bizde bitirilmemiş işleri oluşturur. Bunların bir kısmını hatırlıyor olabiliriz. Ama peki ya hatırlayamadıklarımız ya da yok saydıklarımız?

Biliriz ki fiziksel ihtiyaçlarımızdan sonra en önemli ihtiyacımız sevgidir. Özellikle bebeklik döneminde sevgi kritik bir öneme sahiptir. Bu dönemde bebeğin sevgi ihtiyacı karşılanmadığında yetişkinliğinde çevresindeki insanlara karşı bağlanma problemleri oluşabilir. Biz hatırlamasak da bebeklik ve çocukluk dönemlerinde karşılanmayan ihtiyaçlarımız ya da ifade edemediğimiz duyguların etkisi işte bizim şimdiki anımızı etkiler.

Gestalt kuramına göre insan tamamlanmaya yönelmiştir. Biz hatırlasak da hatırlamasak da karşılanmayan ihtiyaçlarımız, bitirilmeyen işlerimiz zihnimiz tarafından kaydedilir. Organizmamız da bunları tamamlamaya çalışır. Bazı bitirilmeyen meseleler bizim kendi içimizde özeldir ve önceliklidir. Bunları kendi irademizle tamamlamaya çalışıp zihnimize yardımcı olsak da her şeyin tamamlanması bu kadar hızlı ve pratik olmayabilir. Bu durumda bitirilmeyen işlerin sayısı arttıkça zihnimiz yorgun düşer ve kişi kendini mutsuz ve tükenmiş hissetmeye başlar.

Bitirilmemiş İşler Nelere Yol Açar?

Günlük hayatımızdaki bitirilmeyen işler ne kadar yorucu olursa olsun kişiler arası yaşadığımız duygu durumları kadar tehlikeli değildir. Örneğin; birini affetmeme, küsme gibi yaşadığımız çatışmalar tamamlanmadığında kişide suçluluk, utanç gibi durumlar oluşturabilir. Bu da ruhsal sağlığımızı hatta bedenselleştirme yoluyla fiziksel sağlığımızı da etkileyecek duruma gelebilir.

Söylenmemiş sözler, yarım kalan sevgiler, yapmak isteyip de yapamadığımız şeyler, içimizde kalan duygular ve düşünceler, sürekli zihnimizde dolanarak bizim geçmişe takılmamıza neden olur. Bu da bizim şimdiyle aramıza büyük setler koyar, anı yaşamamızı engeller. Geçmiş ve gelecek arasındaki bu gelgit durumu kişide kaygı bozukluğuna neden olabilir. Ya da sürekli aynı şeyleri düşünmemize ve zihinsel tekrarlar yapmamıza neden olan bu olaylar obsesyonlar yaşamamıza sebep olabilir.

Karşılanmamış yoğun duygu durumları bir bitirilmemiş iş temas bozukluklarına da yol açabilir. Temas, kişinin kendisiyle ya da sosyal çevresi ile etkileşim kurmasıdır. Örneğin; sevgi ihtiyacı karşılanmamış bir birey kendisini dışarıya karşı güvende hissetmediği için soyutlayabilir ya da bir kişiye karşı bağımlı kişilik yapısına sahip olabilir.

Bitirilmemiş İşler Nasıl Tamamlanır?

Bitirilmemiş işleri tamamlayabilmek için en önemli kavram kişiye şimdiyi yaşatabilmektir. Bu da farkındalığın artırılmasıyla mümkündür. Perls “Farkında olmanın kendisi bile tedavi edici olabilir.” demiştir. Danışana farkındalık yaratabilmek için Gestalt Terapide en çok kullanılan teknik “yüzleştirmedir”. Kişi bazen içinde ukte kalan cümleleri, bazen kendiyle ilgili sahiplenmediği, kabullenmediği özelliklerle yüzleşir ve Gestalt’ın bir özelliği olan bütünleşmeyi sağlamaya çalışır.

Yüzleştirme tekniklerinden en çok “çift sandalye” ve “boş sandalye” tekniği kullanılır. Boş sandalye tekniğinde kişi sandalyesine oturtulur, karşısına da boş bir sandalye koyulur. Geçmişte problem yaşadığı ya da söylemek isteyip de söyleyemediği cümleleri monolog halinde paylaşır. Çift sandalye tekniğinde ise kişinin karşısındaki sandalye yine boştur ve yine karşı sandalyede danışanın geçmişinde tamamlayamadığı işi olan birinin olduğunu hayal eder. Aralarında hiçbir zaman geçmemiş olan konuşma, söylenememiş sözleri bu sırada söylenerek bitirilmemiş işler bitirilmeye çalışılır. Ancak çift sandalye tekniğinde danışanın da karşı taraf yerine konuşup kendi söylediklerine cevap vermesi istenir.

(Editör tavsiyesi: Web sitede yer alan “BİRİKTİRME BOZUKLUĞUNA KÜÇÜK BİR BAKIŞ” yazısını okumak için tıklayınız)

KAYNAKÇA:

  • Murdock, N. L. (2016). Psikolojik Danışma ve Psikoterapi Kuramları (F. Akkoyunlu, çev.), Ankara: Nobel Yayıncılık.
  • Malakcıoğlu, C. (2018). Bitirilmemiş İşler ile Öfke, Suçluluk, Utanç ve Affetme Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi, (Yayınlanmamış doktora tezi). Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
  • Daş, C. (2017). Gestalt Terapi Bütünleşmek ve Büyümek, Ankara: Altınordu Yayınları.
  • http://www.gestalt.org.tr/makale-bilge-kol.html

 

Murdock, N. L. (2016). Psikolojik Danışma ve Psikoterapi Kuramları (F. Akkoyunlu, çev.) Ankara: Nobel Yayıncılık Malakcıoğlu, C. (2018). Bitirilmemiş işler ile öfke, suçluluk, utanç ve affetme arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Yayınlanmamış doktora tezi). Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara. Daş, C. (2017). Gestalt Terapi Bütünleşmek ve Büyümek, Ankara: Altınordu yayınları http://www.gestalt.org.tr/makale-bilge-kol.html

Yazar: Büşra Karataş

Merhaba, ben Büşra. 2018 yılında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun oldum. Yoga ve meditasyon yapmayı, araştırmayı çok seviyorum. Araştırdıklarımı size aktaracağım için çok mutluyum.

4 Yorum

Yorum Yap
  1. Çok besleyici ve farkındalık yaratıcı bir yazı. Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlık…

  2. Tebrik ediyorum gerçekten çok bilgilendirici bir yazı olmuş çift sandalye ve boş sandalye tekniklerini deneyen biri olarak kesinlikle işe yaradığını söyleyebilirim. Emeğinize sağlık…

Web Site İçi Kaynakça

  1. Web Site İçi Kaynakça:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

insan ve toplumsallaşma

İnsan ve Toplumsallaşma

STOA FELSEFESİ: İNSAN NASIL YAŞARSA MUTLU OLUR?

Stoa Felsefesi: İnsan Nasıl Yaşarsa Mutlu Olur?