Gündelik Hayat Sosyolojisi

Günlük yaşam, gündelik yaşam ya da gündelik hayat, zamanın geniş ve olağan akışında her gün tekrarlanan ve her gün gerçekleşen rutinlerdir. Kavram kendi içinde bir sıradanlığı ifade etmektedir. Genel olarak düşünme, yeme, içme, uyuma, uyanma, temizlik, çalışma, ev hayatı vb. gibi tekrarlanan faaliyetlere karşılık gelir (Wikipedia). Buradan anlaşılacağı üzere gündelik yaşam gün boyu bir döngü halinde kendini yenileyen ve farklı şekillere denk gelen bir kavramdır.

Gündelik hayatın sosyolojisi ise döngüsel olan bu durumu açıklamaya ve çeşitli nedenlerinin olduğunu farklılıkla ortaya koymaktadır. Tabi bu konu hakkında sistematik bir bütünlüğünün olmayışı araştırma yapmayı zorlasa da çok değerlidir. Çünkü bizler her gün farklı şeyler yaşarız ve bunların nedenlerinden, bir anlamı olduklarından bir haberiz. Öğrendiğimiz zaman sık sık hayatımızda kullanırız.

“Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değer bir hayat değildir” der, Sokrates. Hayatın sorgulanması, hayatın ontolojik yani varlıksal olarak sorgulanması şeklinde anlaşılabileceği gibi sıradanlaşmış ve tek tipleşmiş hayatın sorgulanması şeklinde de anlaşılabilir. Hayatın ontolojik olarak sorgulanması felsefi zeminde yüzyıllardır tartışılmış ve tartışılmaya devam etmektedir. Ancak modern dönemde insan, modernleşmenin getirdiği “aşırı standartlaşma” ve hemen hemen aynı dönemde yaşanmaya başlanan rasyonel kapitalist dönemin insanlara dayattığı “tek tip yaşam” gibi iki önemli sorunla karşı karşıya kalmıştır. Modern hayatın ve rasyonel kapitalizmin yan etkileri sayılabilecek bu sorunlar, süreç içinde kendini daha da çok hissettirmeye başlamıştır. Buraya bakarak modernitenin birçok alanı etkilediği gibi günlük yaşamda da etkisinden bahsetmek mümkündür.

Gündelik Hayata Sosyolojik Bakmak

“Çağdaş anlamda bir bilim olarak, 18. yüzyılda temelleri atılan sosyolojinin, bir alt disiplini olan Gündelik Hayatın Sosyolojisi toplumsal hayatı ve değişimleri her yönüyle inceleyen, toplumsal olgulara farklı bakış açılarıyla ve eleştirel bir şekilde yaklaşarak bu olguların altında yatan gerçekleri ortaya çıkarmayı amaç edinen bir sosyal bilim dalıdır. Gündelik Hayatın Sosyolojisi, hayatın görünüşte bilindik olan yanlarının nasıl başka bir gözle görülebileceğini ve yorumlanabileceğini göstermeye çalışır. Yani, Gündelik Hayatın Sosyolojisi, aşina olanın yeniden keşfedilmeye çalışılması mücadelesidir”

-Çetin, 2018: s.63

Gündelik hayat konusu aslında olduğumuz andayken onu sorgulamama, anlam verememe veya farkında olmadan göz ardı ettiğimiz bir konudur. Gündelik hayatın göz ardı edilmesinin nedeni; onun basit, sade ve gelişigüzel tarzda işleyen özelliği olabilir. “Ancak gündelik hayatı önemsemeyen düşünürlerin dikkat etmediği nokta, gelişigüzel işliyor izlenimi veren hayatın, aslında “kendini, yok zannettirecek kadar gizleyebilmiş” bir bilincinin varlığıdır” (Çetin, 2018.s.67).  Aslında olmayanı keşfetmek daha büyük zevkler verir insana ve daha farklı bir bilgi yumağında bulursunuz kendinizi. Bu durumun etkisiyle, birçok farkındalıklar bulursunuz, bu farkındalıklar sizi daha çok düşünmeye ve daha çok eleştirmeye sevk edecektir. Ne kadar bir şeyler açığa çıkarsa o kadar bu durumun bizleri etkisi altına alacaktır.

 Gündelik hayat, küreselleşme, modernite, teknolojik gelişmeler gibi öğeler tarafından etkilenmektedir. Ancak gündelik hayat, bu etkilerle meydana gelen değişim ve dönüşümlere rağmen yine de kendi içinde bir uyuma sahiptir.

Gündelik hayatta meydana gelen sosyal etkileşimin incelenmesi temelde üç bakımdan önemlidir. İlk olarak; bizim gündelik hayat rutinlerimiz başkalarıyla sürekli olarak giriştiğimiz etkileşim ile biçim kazanır ve yaşamımız, her gün, her hafta, her ay ve her yıl benzer davranış kalıplarını tekrarlama yoluyla düzenlenmektedir. Bunları inceleyerek kendimiz ve içinde yaşadığımız toplum yaşamı hakkında çok şey öğrenebiliriz (Giddens, 2012.s168). Buraya bakarak Giddens’ın  sosyal yaşama dair verdiği ipuçlarını bulabiliriz. Bunun anahtarının öncelikle yaşadığımız toplumla alakalı olduğunu söylersek yanılmış olmayız.

gündelik hayat resim 1

Gündelik Hayatın Sosyolojisi’nin Öncü İsimleri ve Gündelik Hayata Dair Yorumları

1. Henri Lefebvre

Lefebre’ye göre, gündelik hayat; örgütlenmiş ve tüketimi yönlendirilmiş toplumun sahnesi ve modernliğin temel bir ürünüdür. O’na göre gündelik hayatın eleştirel çözümlemesi ideolojileri açığa çıkaracak, gündelik hayat hakkında toplanan bilgi ise ideolojik eleştiriyi ve sürekli bir özeleştiriyi kapsayacaktır (Lefebvre,1995:s.19). Lefebvre’nin ısrarla vurguladığı, gündelik hayatın davranış kalıplarına yönelik sorgulamanın gerekliliğidir. O, gündelik hayatın tekrarlardan oluştuğunu ve tekrarların oluşturduğu davranış kalıplarının keşfedilmesi gerektiğini vurgular. Çünkü ona göre; toplumu oluşturan bireylerin tercihlerini nelerin belirlediği, toplum içindeki davranışlarının neye göre biçimlendiği zor da olsa ancak bu yolla anlaşılabilir.

2. Michel de Certeau

De Certeau, çalışmaların konusunu daha çok gündelik hayatta sıkça karşımıza çıkan davranış kalıplarının eleştirisi oluşturmaktadır. Onun ilgilendiği önemli bir konu da insanların kendisine dayatılan kuralları, nasıl kendisine mal ettiği, onlarla nasıl başa çıktığıdır. Diğer bir ifadeyle o, insanların “durumu idare etmek” anlamına gelen davranışlarıyla da ilgilenmektedir. Ona göre; insanlar zamana ve mekâna bağlı olarak koşulları kendi istedikleri biçimde değiştirmektedirler.

 3. Agnes Heller

Agnes Heller’e göre; toplumun dönüştürülebilmesi için bireylerin kendilerini dönüştürmeleri gerekmektedir (Heller, 1990: 3). Yabancılaşma kavramını kullanan Heller, kişinin yabancılaşmayı aşarak birey haline gelmesini önemsemektedir. Çünkü ona göre; yabancılaşmadan kurtulmuş bireylerin oluşturduğu gündelik hayat, kişisel çıkarlardan daha önemli değerlerle biçimlenecektir (Heller, 1990: 20).

Sonuç olarak Gündelik Hayatın sosyolojisi anlam bağlamında gizlidir. Yani yaşadığımız toplumu çözebilmeyi, döngüsel olarak sürekli bir hareketlilik içinde bulunduğumuzu ve asıl olarak bu farklılıkları eleştirmeyi öğretir bizlere. Bunun sonucunda bir anlam mutlaklığı bulur bizleri. Önceki yazım olan Anlam Dünyasında Bir Düğüm: İnsan yazımda anlamın öneminden bahsetmiştim. Kendi anlamımız dışında gündelik hayatın konusu olan çevremizi anlamlandırma bizleri bir kat daha güçlendirip sorgulamamıza yardımcı olacaktır. İyi okumalar dilerim.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”İnsanın Anlam Dünyası” yazısını okumak için tıklayınız.)

Anahtar kavramlar: Modernite, Rutin, Gündelik hayat, Gündelik hayatın eleştirisi, Henri Lefebvre, Michel De Certeau, Agnes Heller, Gündelik Hayat Sosyolojisi

Kaynakça:

  • GİDDENS, Anthony (2012). Sosyoloji (çev. Cemel Güzel). İstanbul: Kırmızı Yayınları
  • LEFEBVRE, Henri (2012). Gündelik Hayatın Eleştirisi(Çev. Işık Ergüden). İstanbul: Sel Yayıncılık.
  • ÇETİN, Ensar (2018). Gündelik Hayat Sosyolojisi. İstanbul: Açıktan eve Uzaktan Eğitim Fakültesi

Yazar: Zeynep Gezençiftçi

Merhaba, ben Zeynep. Sosyoloji bölümü yüksek lisans öğrencisiyim. Okumayı, bilgi edinmeyi, gelişmeyi ve yazmayı çok seviyorum. Anı yaşamak hayatımın mottosu. Her güzelliğin sonunda bir zorluğun olduğuna inanmak da mottoma ek olabilir. Şiirlerin insanların ruhuna şifa olduğunun kanısındayım. Bu yüzden şifa bulmak için, bol bol şiir okuyup dinliyorum. Hakkımda söylemek istediklerim bu kadar. Sevgilerle

10 Yorum

Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

öfke kapak

Öfke Ve Öfke Kontrolü

özgüven kapak

Özgüven Nedir?