Guthrie Bitişiklik Kuramı

Geliştirdiği öğrenme kuramı ile tanınan Edwin Ray Guthrie ABD’li bir psikologdur. 1886’da Nebraska Eyaleti’nde dünyaya gelen Guthrie felsefe, matematik ve psikoloji öğreniminden sonra 1912’de Pensylvania Üniversitesi’nde doktora derecesini tamamladı. Liselerde matematik dersi verdi ve sonrasında Washington Üniversitesi’nde felsefe bölümünde öğretim üyeliği yaptı. 1919’da üniversitenin psikoloji bölümüne geçerek 1928’de profesör oldu. (Ansiklopedisi, 2021)

Guthrie’ye göre dış uyaran tarafından gelen davranışsal bir tepki belirli süre boyunca oluşturduğu basit ilişkiyle, hayvan veya insanın zihinsel olarak birleştirebilmesi için yeterli olduğunu savunmuştur. Bu görüş sayesinde uyaran ve tepki arasındaki bağlantıyı kurabilmek için olumlu veya olumsuz pekiştirmenin gerekli olduğunu savunan psikologların görüşleriyle tezat oluşturmaktaydı. Guthrie, oluşturduğu teorisini desteklemek için deneysel veriler topladı. (Edwin Ray Guthrie | Amerikalı psikolog, 2020)

Edimsel koşullanma ile benzer görüşlere sahip olan Guthrie bitişiklik kuramı, öğrenmenin sadece bitişiklik ilkesine bağlı kalarak gerçekleşebileceğini savunan bir görüştür. Guthrie bitişiklik kuramına göre öğrenme için ödüle ve pekiştirmeye ihtiyaç duyulmaksızın öğrenmenin sadece tek bir uygulama ile gerçekleşebileceğini savunmaktadır. Guthrie’ye göre bireye öğretilmek istenen davranış için zorla veya istenmesi sağlanarak bir defa uygulandığında öğrenmenin gerçekleşeceğini söyler. Aynı zamanda pekiştirme öğrenilen davranışın yok olmaması için de etkilidir.

Bitişiklik Kuramı İçin Uygulanan Bazı İlkeler

Tek Deneme İlkesi: Guthrie için öğrenme tek deneme ile ortaya çıkmaktadır ve tekrar etmek öğrenmeyi sağlamaz, öğrenilen beceriyi geliştirir. Örneğin, bir öğrencinin okul kurallarını öğrenmesi için bir defa uygulama yeterlidir. Tekrar tekrar denemesi ve çalışması ise becerisine katkı sağlamaktadır.

Sonunculuk İlkesi:  Gutherie’ ye göre bir uyarıcıya verilen son tepki ne ise, bu uyarıcıyla yeniden karşılaştığında yine aynı tepki verilir. Buna da sonunculuk ilkesi denmektedir.

Ceza : Ceza tek başına öğrenilen bir davranışı yok etmez. Ancak istenmeyen zıt yönlü, yeni bir davranışla karşılaştırılırsa cezanın etkili olduğunu savunan ilkedir.

Alışkanlığın Bastırılması : İstenmeyen alışkanlıkları ortaya çıkaran uyaranlarla karşılaşması engellenerek ya da ortam değiştirilerek bu uyarıcılardan uzak durulması sağlanmaktadır. Böylece istenmeyen alışkanlığı ortaya çıkması baskılanmaktadır. Bu baskılanma alışkanlığın yok edilmesinden farklıdır.

Hareket üreten uyarıcılar : Bazı durumlarda uyarıcı ve uyarıcıya verilen tepki arasında uzun süreler bulunmaktadır. Bu durum sırasında içsel uyarıcılar davranışın ortaya çıkması sağlanmaktadır.

Guthrie Bitişiklik Kuramı Aliskanliklar 1

Alışkanlıkları Yok Etme Yöntemleri

Bıktırma yöntemleri: İstenmeyen davranışı uygulayan uyarıcının kişiyi bıktırana kadar maruz kalması yoluyla uygulanmaktadır. Bu istenmeyen davranış kişi bu durumdan yoruluncaya kadar devam ettirilir.

Eşik yöntemi: İstenmeyen tepkiyi ortaya çıkaran uyarıcı önce hafif , sonra azar azar artırılarak istenmeyen davranışın ortaya çıkmasının engellenmesiyle oluşturulur. Aynı zamanda birey bu sürecin farkında değildir.

Zıt tepki yöntemi: İstenmeyen davranışı ortaya çıkaran uyarıcı ile birlikte, ona ters olan ve rekabet oluşturabilecek istenen davranışı oluşturan uyarıcıya verilmesiyle uygulanır.

(Kaplanoglu, 2020)

Eğitim İle İlgili Görüşleri

Eğitimde Transfer

Çocuk 2+2’yi toplamayı tahtada öğrenmişse, yerine oturduğunda bu işlemi yapamayabilir. Çünkü tahtadaki uyarıcı koşullarla, sırasındaki koşullar birbirinden farklıdır. Bu nedenle, öğrencilerin en üst düzeyde başarı gösterebilmeleri için, öğrendikleri ve test edildikleri koşulların birbirinin aynı olması gerektiğine inanır. Hatta, öğrenci test edileceği odada çalışmalıdır. Odadaki uyarıcılar, öğrencinin çalıştığı bilgi ile ilişkilendirileceğinden, aynı odada sınav yapılması çağrışımı kolaylaştıracaktır. Guthrie’ye göre öğrencilerin bildikleri halde sınavda başarısız olmalarının nedeni; çalıştıkları ve sınav oldukları yerlerin yeterli düzeyde çağrışım yapmalarını sağlayacak benzerlikte olmaması yani iki ortamdaki uyarıcı örüntüsünün farklı olmasıdır.


Guthrie’ye göre öğrencinin sınavda başarılı olabilmesi için, sınavda istenen davranışı gerçek koşullar altında çalışması, alıştırma yapması gerekir. Örneğin, sınavda 30 dakika içinde belli bir konuda kompozisyon yazması istenecekse, öğrenci çalışırken 30 dakika içinde sınavda çıkması muhtemel konularla ilgili kompozisyon yazmalıdır. Gerçek koşullarda öğrendiğimiz taktirde transfer en yüksek düzeydedir demektedir. Guthrie’ye göre öğrenci, öğretmenin anlattıklarından ya da kitaptan öğrenemez. Öğrenci, öğrenilecek şeyi yapmalıdır. Sonuç olarak, Guthrie’ye göre; “yaptığımız şeyi öğreniriz”. Ona göre bakış, anlama, düşünme gibi kavramlar çok az şey ifade etmektedir. Öğrenmenin tek yasası bitişikliktir. Yani iki olay birlikte meydana geldiğinde öğrenilir.

Öğretimin düzenlenmesinde, öğrencinin öğrenmeye karşı ihtiyaç duymasını sağlamak önemlidir.
Öğrenme bir tek denemede oluşmaktadır. Ancak, bir davranışı meydana getiren birçok uyarıcı-tepki bağının oluşması için birçok denemeye ihtiyaç vardır. Yani, gerek davranışların gerekse becerilerin öğrenilebilmesi için birçok alıştırma yapılmalıdır. Örneğin, çocuk 2+2=4 işlemini tahtada, sırasında, evde ve kitaplarla, portakallarla, kedilerle vb. ile ilişkilendirerek yapmalıdır.


Öğrenci yaptığı şeyi öğrenir. O halde, öğretme-öğrenme ortamında yaparak yaşayarak öğrenme önem taşımaktadır. Mümkün olduğunca, okulun gerçek yaşamın bir temsilcisi olması gerektiğine inanır.
Öğretmen ya da diğer bireyler öğrencilerin ya da çocukların olumsuz, istenmeyen davranışlarını yok edebilmek için bazen cezaya başvurabilirler.

Cezanın etkili olabilmesi için, istenmeyen davranış görüldüğünde verilmesi ve istenmeyen davranışa zıt bir davranış oluşturabilmesi gerekir. Örneğin, konuşarak arkadaşının dikkatini dağıtan bir öğrenciye konuyla ilgili soru sorabilir ya da problemi tahtada çözmesi istenebilir. Bu durumda, öğrenci aynı uyarıcı ortamda farklı bir tepki olan problemi çözme davranışını yapacak; uyarıcılar bu tepkiyle eşleşecektir. Ceza uygun durum ve yollarla verilmezse cezalandırılan davranışı daha da güçlendirir. Bu bakımdan öğretmenler, verecekleri cezanın, cezalandırılan davranışa alternatif bir davranış meydana getirmesine özen göstermelidir. Uyulamayacak emirler ya da yerine getirilemeyecek öğütler verilmemelidir. (Anonymous, 2009)

Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Öz Şefkat Nedir?” yazısını okumak için tıklayınız.

Kaynakça

Yazar: Aynur Terzioğlu

Merhaba, Ben Aynur. Lefke Avrupa Üniversitesinde, Psikoloji bölümü okuyorum. İnsan ve insan beyni konularındaki merakım beni psikolojinin uçsuz bucaksız serüveniyle birlikte daha çok gözlem yapmaya, araştırmaya, yazmaya teşvik etti. Alanımda yazdığım yazılarımı sizlerle paylaşmaktan ve bir parça da olsa yazılarımla size dokunabilmekten mutluluk duyuyorum. Keyifli okumalar dilerim.

3 Yorum

Yorum Yap
  1. Yazınız gayet ilgi çekici, aktarım da bir o kadar güzel emeğinize sağlık 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bir rüya için Ağıt kapak

Bir Rüya İçin Ağıt (Requiem For A Dream)

Değer Kavramı Aşk Ve Gurur Filmi

Değer Kavramı: Aşk Ve Gurur Filmi