Hayatta Kalma Ve Kültür

İnsan, varlığından bu yana kültürler yaratmış ve yarattığı kültürleri sürekli olarak bilinçli ya da bilinçsiz şekilde değişmeye uğratmıştır. Kültür ilk aklımıza gelen şekliyle sadece değerler, adetler ve gelenekler şeklinde sınırlı bir yapı mıdır? Yoksa insanın hayatta kalma serüveninde aktif rol oynayıcı mıdır? Şüphesiz kültür sadece değerler ve inançlar yaratmak için ortaya çıkmamıştır.

İnsanı diğer birçok canlıdan ayıran genel hatlarıyla semboller ve kültürler yaratması değil midir? Her canlının ortak amaçları hayatta kalma ve varlığını devam ettirebilme üzerine temellendirilirken, insanın kendine has bir yöntem bulması ve bunu günümüze kadar köklü bir ağacın dalları gibi sürekli budaklandırması hem insanlığın başlangıcını hem de gelinen noktayı anlamak için oldukça ilgi uyandırıcıdır. İnsan, aklı ile fiziksel becerilerini bir arada kullanmaya başladığından beri kendisinin de tahmin edemeyeceği bir noktaya gelmiştir. Şu an algılanan kültür her ne kadar ilk insanın oluşturduğu kültüre birebir paralellik göstermiyor gibi algılansa da kültür hala insanın hayatta kalma serüvenine hem iyi yönleriyle hem de kötü yönleriyle eşlik etmektedir.

Hayatta Kalma ve Uyarlanma

Canlıların her biri ortak bir problemle karşı karşıyadır: hayatta kalma mücadelesi. Her canlı varlığını sürdüğü çevreye uyum sağlamak zorundadır aksi halde yaşamlarını sürdürmeleri imkansızdır. Uyarlanma en kolay anlatımıyla, canlının yaşadığı çevresinin karşısına çıkardığı tepki ya da cevap olarak geliştirdiği etkin çözümlerdir. Bu açıdan uyarlanma, biyolojik türlerin evriminde doğal seçilimle birlikte rol alan temel mekanizmalardan biridir. Bir canlının çevresini kendi çıkarları açısından kullanmasına yardımcı olan (yiyecek bulma, güvenlik, barınma vs.) davranışlarda bulunmasına ve türünün devamı için gereklidir.

Uyarlanma, tüm biyolojik türlerin evrim süreci ve çeşitliliği açısından olduğu gibi insanın da biyo-kültürel evrimi ve çeşitliliği açısından oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Tüm memeliler arasındaki ortak özellik olan sorunlarını çözmek için yeni davranış kalıpları öğrenme becerisidir. Bu beceri özellikle kuyruksuz maymunlar ve insanlar arasında gelişmiştir. İlk homo cinsi üyeleri, kendi bedenlerinden çok akıllarını keşfetmeye başlamıştır.

İnsan türü biyolojik uyarlamadan her ne kadar tamamen uzak olmasa da kültürel uyarlanmaya daha yatkın yaşamaktadır. İnsan, beyin gücünü ve fiziksel becerilerini bir arada kullanarak ancak bulundukları koşulları değiştirebilmektedir. Örneğin, insanlar biyolojik olarak kürklü canlılar değildir ancak soğuktan korunmak için ateş yakma, barınak inşa etme, soğuktan koruyacak giysiler yapma gibi beceriler kazanmıştır.

İnsan, Hayatta Kalma ve Kültür

Kültür, insanlara nasıl yaşamaları gerektiği hakkında bilgi veren, öğrenilmiş olan gelenekler bütünü olarak tanımlanabilir ve kültür insanın var oluşuyla ilgili sorunları anlamlandıran bir araçtır. Kültür ve öğeleri aracılığı ile insan, yaşamını sürdürmenin yanı sıra yeryüzünde her yere yayılmıştır.

 Evrimleşen ve gelişen homo cinsi kültürel uyarlanmaya yatkın hale geldikçe hayatta kalma şansını da aynı oranda arttırmıştır. Bununla birlikte beslenme kaynakları, aletler ve teknoloji de yırtıcı hayvanlara karşı dayanaklı hale gelmelerini sağlamıştır. İnsan için hayatta kalma mücadelesi daha kolay hale gelmiştir. Bu tarz bir kolaylık her canlı için aynı anlama gelecektir: daha çok üremek. İnsan için de aynı durumu yaratmış, yavaş ama düzenli bir biçimde insan toplulukları büyümeye başlamıştır.

İnsan topluluklarının büyümesi ile fazla nüfusun hiç bilmediği bölgelere taşınması zorunlu hale gelmiştir. Bu yeni ortama taşınan insanlar da ya kendini bu yeni ortama uyarlayacak ya da ölümle burun buruna kalacaktır. İnsan, çevreye ve onu algıladığı şekilde tepki gösteren bir canlıdır. İnsanlar da bu şarta uygun olarak yeni koşullara biyolojik olarak uyum sağlamaya çalışsalar da bu yeni ortamlarda karşılaşılan sorunları çözmek için ise kültürel çözümler geliştirmişlerdir. Örneğin sıcak bir iklimde ten renkleri biyolojik uyarlanma ile değişmeye uğrayacaktır ancak yemek bulma, barınma ve güvenlik ile ilgili sorunları insan aklı ve kültürel uyarlanma ile çözmeye çalışacaktır.

Kültür, her zaman öğrenilen bir olgu olmuştur. Bu nedenle bir kişiden diğer bir kişiye, bir kuşaktan diğer bir kuşağa aktarılmaktadır. İnsan topluluklarında her bir kuşak, kültürü yeniden öğrenmektedir. Öğrenme sürecinin kendisi kültürün yaşamını sürdürmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Ancak kültür her zaman uyarlanmaya karşı olumlu sonuçlar doğurmamıştır. Hatta insan toplulukları içerisinde ise farklılıkların olduğu bilinmektedir.

Kültür Her Zaman Uyarlayıcı Mıdır?

Kültürel uyarlanma çoğu kez göreceli bir kavram olmuştur ve bir başkasında tam tersi sonuçlar doğurabilir durumdadır. Değişik insan toplulukları aynı çevreyi birbirinden bağımsız ve farklı algılayabilme özelliğine sahiptir. Bu farklı algılayış sadece çevre ile sınırlı değildir, kendi biyolojik yapıları, inanç ve tutumları ve çevredeki diğer canlılara karşı da farklı bakmaktadır.

İnsan toplulukları sorunlarla başa çıkabilmek için her ne kadar kendi kültür ve öğelerini sürdürseler de bazı kültür ögeleri ve alışkanlıklar sürekli devam eden uyum gösterme durumuna ayak uyduramaz hatta kendisi bir başka sorun olarak ortaya çıkar. Daha günümüzden bir örnekle açıklayacak olursak, teknolojinin gelişimi ile birlikte (araba kullanımı, televizyon- bilgisayar- telefon bağımlılığı) hareketsizliğin buna bağlı olarak şişmanlığın artmasıdır. Halbuki insan doğası gereği hareketli bir canlıdır.

Kültür her zaman uyarlayıcı özelliğini yerine getirememektedir. Kısa ya da uzun vadede çözüm sunduğu düşünüldüğünde bile sorunlar çıkarabilmektedir. Kültürün bu açıdan uyarlama özelliğini devam ettirebilmesi için insan topluluklarının biyolojik ihtiyaçlarını gidermesi ve diğer yabancılarla olan ilişkilerinde bir düzen sağlaması ve bunu sürekli belli bir düzeyde tutması gerekmektedir. Aksi takdirde insanın kendi çıkarı doğrultusunda oluşturduğu kültür onun aleyhine bir sonuç doğuracaktır.

Hayatta Kalma Ve Kültür HAYATTA KALMA resim 1

Günümüz Kültürü Ve İnsan

Günümüz kültürü kitlesel ve çok hızlı bir değişmeye uğrayan bir yapıdır. Kültür, farklı etkenlere maruz kaldığında hızlı bir uyarlanma yoluna gider. Bazen değişmeler o kadar hızlı ve kökten meydana gelir ki o kültürü derinden sarsabilir. Özellikle günümüz kültürü, bireysel çıkarlar toplumun ve kültürün çıkarları arasında uyuşmayan ve çatışan yönlere sahiptir. Her anlamda toplum insanların nicelik ve nitelik olarak bir araya gelmesinden oluşan bir yapıdır. Bu durumda da birlikte yaşamak için birey- toplum beklentilerini dengede tutmak önemlidir. Toplum ise bu dengeyi sağlayabilmek için kültürel standartlara bağlı kalınmasını sağlar. Yani toplum, insanı yani bireyi içerisinde tutabilmek için kültürü kullanır ve kültüre uyumu ödüllendirir, toplum içerisinde bireye olumlu etiketler ve statüler kazandırır.

Başlangıçta kültür, insanın hayatta kalmasını öğrenirken edindiği bilgileri ve ürettiği her şeyi içeren bir oluşumken şu an kültür kazandığı tüm bilgi ve özellikleri toplumların bir arada kalmasını ve çözülmesini engellemek için varlığını sürdüren bir oluşumdur. İnsanı dış etkenlerden korumaya yönelik olan kültür, artık insanı insandan korumaya çalışır niteliğe bürünmek zorunda kalmıştır. İnsanın yaşam mücadelesi doğa ve diğer canlılardan sıyrılmış, insanın insanla olan yaşam mücadelesine dönüşmüştür.

(Bir diğer yazım olan ”İnsanlar Neden Çok Tüketir?” yazımı okumak için tıklayın.)

Anahtar Kelimeler: Kültür, insan, hayatta kalma, uyarlanma, kültürel uyarlanma, uyum, toplum, insan toplulukları, homo, çevre, canlı, doğa, ihtiyaç

KAYNAKÇA

  • Haviland, W., Prins, H., Walrath, D., Mcbride,B.(2008).Kültürel Antropoloji (Çev.Sarıoğlu,İ.D.E), İstanbul: Kaknüs yayıncılık.

Yazar: Neslihan Çıkrıklar

Mehaba, ben Neslihan. İnsanı ilgilendiren ve oluşturan her konu benim benim için ilham kaynağı. Aynı zamanda kitapların, filmlerin ve müziğin ilham verici gücüne inananlardanım. Bilginin paylaşıldıkça güçleneceğini düşünüyorum. Bu yüzden burada araştırmalarımı ve yazılarımı paylaşacağım. Yazılarımı okuyarak dünyayı bir de benim gözümden deneyimleyebilirsiniz.

3 Yorum

Yorum Yap
  1. Yine oldukça bilgilendirici ve müthiş bir yazı olmuş, tebrikler emeğine sağlık 👌🏻👏🏻

  2. Çok emek verilmiş, bilgilendirici bir yazı. Çok güzel olmuş tebrikler 🙏🙏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yalan söylemek resim 1

Yalan Söylemek Nedir?

SCAMPER TEKNİĞİ kapak

Scamper Tekniği Nedir?