Helikopter Ebeveynlik Nedir?

Ebeveynler bireyin toplumsallaşması ve toplumun bir parçası olma konusunda anahtar role sahiptir. Bireyin kimlik oluşumunda, ileride kuracağı ilişkilerinde, kendisi hakkında neler hissettiğine ve kendisini topluma ne kadar ait hissedeceği konusunda ebeveynin çocuğa karşı olan tutum ve davranışları etkilidir. Kimlik gelişimi çocukluk döneminde başlamaktadır. Bu dönemden itibaren çocukların rol model aldıkları kişiler ebeveynleridir ve ebeveynlerinin çocuklarına karşı olan tutum ve davranışları onların psikolojik ve kişisel gelişimlerini etkilemektedir. Ebeveynlik ise anne ve babanın, çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimi için sağladığı ortam ile çocuk yetiştirme ile ilgili tutum ve davranışlarıdır. Günümüzde birçok ebeveynlik tutumu vardır. Bunlar; otoriter, demokrat ve izin verici ebeveyn tutumları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavramların yanında karşımıza yeni bir kavram olarak helikopter ebeveynlik  çıkmaktadır. Peki helikopter ebeveynlik nedir? Çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir?

Helikopter Ebeveynlik Kavramı

1990 yılında ise Foster W. Cline ve Jim Fay tarafından “Parenting with Love and Logic:Teaching Children Responsibility” kitabında kavramsal olarak ilk kez kullanılmıştır. Bu kavramın çıkış hikayesi ise bir çocuğun “annem başımda helikopter gibi dönüyor” demesi ile başlamıştır. Helikopter ebeveynler çocuklarının başlarından ayrılmayan, etrafında pervana olan, her şeylerine yetişmeye çalışan, hayatlarına ve kişiliklerine sürekli müdahale eden, sosyal ve öğrenim hayatlarında çocuklarını takip eden, çocuklarının üstlenmesi gereken sorumlulukları üstlenen ve çocuklarını kendilerinin bir uzantısı gibi görmektedirler. Kısacası helikopter ebeveynler çocuklarının hayatlarının tek odağı haline getirmektedir. Günümüzde ebeveynlerin bu tutumları çocukların gelişimi üzerinde önemli sorunlara yol
açmaktadır.

Gelişen teknoloji ile birlikte telefonlar artık ebeveyn ve çocuk arasında bir bağ haline gelmiştir. Örneğin; ebeveynler farklı bir şehirde olan çocuğunu sabahları uyandırabiliyor, telefon ile sürekli iletişim halinde kalarak hayatlarını kontrol etmeye, müdahale etmeye devam edebiliyorlar veya düşük not aldığında öğretmenlerini arayıp hesap sorabiliyorlar. Sarah Briggs bu durumu ise “dünyanın en uzak göbek bağı” olarak nitelendirmiştir. Ebeveynlerin bu durumu tüm iyi niyetleri ile çocuklarının başarısı için çaba gösteriyor gibi gözükse de bu durum şu mesajı içermektedir: “Sen beceriksizsin, bu genç yaşında hayatını dengelemeyi bilmen mümkün değil, işte bu yüzden ben devrede olmak zorundayım.” İşin ilginç yanı ise geçmiş dönemler ile kıyaslandığında çocuklar bu durumdan hoşnut gözükmekteler. Bu durum ise çocuklarda özgüven yetersizliğine ve özerklik geliştirme becerilerinin azalmasına yol açmaktadır.

Bu Ebeveynlerin Özellikleri:

  • Çocuklarının yaşadığı problemler ile aşırı derecede ilgilenme,
  • Ortaya çıkan sorunun çocuğun çözmesine olanak varken müsaade etmeyerek ebeveynin
    çözmesi,
  • Okul hayatı ve okul başarısı ile aşırı derecede ilgilenme,
  • Çocuğun hayatını planlama,
  • Katılacağı kursa ve etkinliğe karar verme gibi tutumları görmekteyiz.

Ebeveynler bu tutumları sergilerken çocuklarına isteklerini sormazlar veya isteklerini çok az dikkate alırlar. Ebeveynlerin çocukları ile iletişimine baktığımızda ise çok önemli ipuçları söz konusudur. Örneğin; “biz bugün resim yaptık ya da biz tıp okuyacağız” gibi söylemlerinde çoğul özne kullanarak çocuklarının adına konuşmayı tercih eden ebeveynler  bu  söylemleri ile  çocuklarından bekledikleri ideal davranışları, istekleri ve önerileri belirtmektedir. 

Helikopter Ebeveynlik Nasıl Ortaya Çıkar?

  • Çocuklarının başarısız olmalarından korkmaları,
  • İyi bir akademik kariyere sahip olmalarını istemeleri,
  • Kendi ebeveynleri tarafından ihmal edildiklerini düşünerek kendilerinin de çocuklarını ihmal edeceklerini düşünmeleri. 

Bu Davranışların Çocuk Üzerinde Oluşturduğu Olumsuz Etkileri

  • Çocuklarda içe kapanma, depresif davranışlar, anksiyete,
  • Okulda aktivitelere katılmama ve sosyal katılım yetersizliği,
  • Problem çözme becerisinin yetersiz gelişimi,
  • Yetişkinlik döneminde depresyona yatkınlık,
  • Bireyselleşememe,
  • Bağlanma sorunları,
  • Bağımlı kişilik gelişimi veya narsist kişilik gelişimi,
  • Özgüven ile ilgili sorunlar,
  • Sosyal, iş ve aile yaşantısında uyum sorunları görülebilmektedir.

Anne ve Babalar Ne Yapmalılar?

  • Çocuklarının kendilerini ifade etmesini sağlamalılar,
  • Çocuklarının sorumluluk almasına teşvik etmeliler,
  • Çocuklarının kendi kararlarını verebilmesi için onları cesaretlendirmeliler,
  • Çocuklarının hayatlarını yönetmemeliler.

“Anne babaların sorumluluğu çocuklarına bir yol çizmek değil, bir yol haritası vermektir.”

Jackson Brown

Yazar: Burçin Karaosman

Merhaba. Ben Burçin, 25 yaşındayım. Kırklareli üniversitesi sosyoloji mezunuyum. Şu an Üsküdar üniversitesinde uygulamalı psikoloji alanında yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. Psikolojiye karşı hep ilgim vardı hala da devam ediyor. :) Yeni bilgiler öğrenmeyi, keşfetmeyi, araştırmayı çok seviyorum diyebilirim. Bunun yanında dizi izlemeyi ve hayvanları çok seviyorum. :))

5 Yorum

Yorum Yap
  1. Ne kadar önemli ve güncel bir konu… Keyifle okudum kaleminize sağlık 🙂

  2. Kesinlikle daha fazla insana, özellikle ebeveyne ulaşması gereken bir içerik ve yazı olmuş. Emeğine sağlık.

Web Site İçi Kaynakça

  1. Web Site İçi Kaynakça:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sosyal darwinizm

Sosyal Darwinizm Nedir?

Cahil Cesareti: Dunning Kruger Etkisi cahil cesareti 2

Cahil Cesareti: Dunning Kruger Etkisi