İnsanlar Neden Çok Tüketir?

Her canlı az ya da çok, kolay ya da zor koşullar altında belli bir tüketme zorunluluğuna duyar. Tüketmek, kelime anlamıyla sonunu getirmek, bitirmek veya kullanmaktır. Her canlının tüketmeye ihtiyacı vardır. Fakat tüketmek ya da tüketim, insanlar için sadece hayatta kalma içgüdüsü ya da zorunluluktan yapılan bir eylem değildir. İnsanlar tüketmeye çok farklı anlamlar atfetmiş, tüketimi amaç haline getirmişlerdir.

Gün geçtikçe zamanın koşullarına göre tüketim giderek artmış ve tüketim biçimleri değişmiştir. Sadece hayatta kalmak için besinleri, havayı, çevreyi, zamanı tüketir ve onu kullanırken günümüzde ise sayısız tüketim şekli ve nedeni ortaya çıkmıştır. Her geçen gün ise insanlar doyumsuz tüketme isteklerine yenisini ekleyerek çığ gibi büyüyen bir tüketim ortamı hazırlamışlardır. Peki insanlık olarak nasıl bu noktaya gelindi, bu çılgın tüketimin ilk kıvılcımları ne zaman ortaya çıktı?

Tüketimin Kısa Tarihi

İnsanın hayatta kalmak için tüketimi avcı toplayıcılık ile başlarken, zamanla artan insan nüfusu ve ihtiyaçlar ile birlikte çeşitli yerlere göçler başlamış, hayvancılığın yanı sıra toprağı işlemeyi öğrenerek ilkel toplumdan geleneksel (tarım) toplumuna geçiş yapmıştır. İlk artık değerin yani ihtiyaç fazlasının ortaya çıkmasıyla insanlar tükettiğinden fazlasını depolamaya başlamıştır.Bu ihtiyaç fazlası artık değer insanlar arasında ticaretin de başlamasını sağlamıştır. Buraya kadarki dönemde insanlık takasla artık değer değişimi sağlayarak diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya devam ederken, zamanla bu ticaret ağlarına zorunlu ihtiyaçlar dışındaki ürünler de karışmaya başlamış ve insanlar belki de ilk defa zorunlu olduklarını ürünler dışında farklı ürünlerle karşılaşarak istekleri için ticaret yapmaya yani tüketmeye başlamıştır. Ancak buradaki en önemli nokta, amaçsal ve özellikle hızlı bir tüketim söz konusu olmamasıdır.

Günümüzdeki tüketim anlayışının temelleri ise tabi ki Sanayi Devrimi ile ortaya atılmıştır.  Makineleşen ve hızlanan üretim daha fazla artık değere neden olmuş ve o kadar çok ve hızlı üretim yapılmıştır ki, bir dönem bu ürünleri alacak tüketici bulunamamıştır. Sırf bu yüzden her işçi aynı zamanda yeni bir tüketici olabilsin diye ücretlerine zam yapılmaya başlanmıştır.

Sürekli yeni ürünlerin üretilmesi ile sürekli yeni ihtiyaçlar, yeni zorunluluklar ortaya çıkarılmıştır. Örneğin, ilk başlarda iyi ampul üreten bir fabrika ampulleri bozulmadığı için başka ampul alan tüketici bulamadığından bir süre sonra sırf batmamak için belli bir süre sonra bozulmaya müsait ampuller üretmeye başlamıştır. Bu da tüketici için sürekli yenilenen bir ihtiyaç haline getirilmiştir. Aynı zamanda satışların yanı tüketim oranlarının artması için yeni ortamlar, medya, reklamlar, satış teknikleri gibi birçok unsur insanın tüketici olabilmesi için hayatına girmiştir.

Tüketim Çılgınlığı

Tüketim çılgınlığı denilince hepimizin aklında birtakım düşünceler oluşur, görseller aklına gelir. Bunların hiçbiri yanlış değildir. Tüketim çılgınlığı tam da aklınıza gelendir, hatta aklınıza gelenden daha da fazlasıdır.

Günümüzde tüketmek çok kolay ve hızlı gerçekleşmektedir. Hatta o kadar hızlı gerçekleşen bir süreç halindedir ki, ne zaman ve nasıl kendimizi kaptırdığımızı bile fark edemeyiz. Hatta bu durum bize inanılmaz normal gelmektedir. Tükettiğimiz şeyler sadece maddi unsurlar değil aynı zamanda manevi unsurlardır da. Nasıl yemeği hızlı tüketiyorsak aynı şekilde sevgiyi, bilgiyi, eğlenceyi, duyguları, aklınıza gelen her şeyi inanılmaz derece hızlı bir şekilde kullanıyor ve tüketiyoruz. Biteceğini fark ettiğimiz an hemen başka bir tüketim alanına yönelip o eksikliği kapatmaya çalışıyoruz.

Üretim sürekli üretimle kendini tüketirken, bizler de o üretimin sonucundaki ürünleri hızla tüketmeye meyilli haldeyiz. İnsanlık olarak bu tüketim hızına yetişemezsek birçok fırsatı ve olayı kaçırmış gibi hissetmekteyiz. Bu his çok normaldir. İnsanlara bu hissi aşılayan zaten üretimin ta kendisidir onun yardımcı çarklarıdır.

İnsanlar bu tüketim ağının bir parçası olduğunun farkında olmasına rağmen, hala çok büyük bir tüketim alanı içerisinde yer alır. Bunun en büyük sebebi tüketimin artık araç olmaktan çıkıp amaç haline bürünmesinden kaynaklanmaktadır. Tüketim insanların ihtiyacını karşılama eyleminden çıkıp, insanların kendilerini ifade edecekleri bir kültürel olgu haline gelmiştir (Çakır,2019:6).

Eskiden bir ürün kullanılırdı ve orada biterdi. Şimdi ise her ürünün bir statü göstergesi, bir kitlesi ve belli bir amacı vardır. Bir telefon markası bile sizin tüketim farkındalığınız hakkında ipuçları vermektedir. Tüketimin sağladığı en büyük amaç ise bireye statü sağlamasıdır. Daha fazla kıyafet, daha fazla eşya, daha fazla ürün, daha fazla kitap daha fazla… bu böyle sürüp gidecektir. Daha fazlasına sahip olmak her zaman insana avantajlı gelmiştir. Özellikle bir insanın tüketiminin ona sadece ‘’ürün’’ olarak değil, ‘’bir üründen fazlasını’’ sağlaması tüketimin artmasına neden olmuştur.

Tüketim artık bir zevk, sosyalleşme aracı haline gelmiştir. Teknolojinin de her geçen gün kendine yeni özellikler katmasıyla birlikte tüketim ucu bucağı olmayan bir hale bürünmüştür. İnsanlar özellikle mantıklı tüketimde bulunamadıkları dönemde birçok farklı satın alma dürtüsüne maruz kalır ki, ihtiyaç ve isteklerinin ötesinde hareket eder. Bunun birçok farklı nedeni vardır, günümüzde özellikle sosyal medya ve insanın karşısına çıkan reklamlar büyük rol oynamaktadır. İnsan bu kadar yoğun satın almaya yönelik mesajlara maruz kalıyorken aynı zamanda bu tüketim ile yeni sosyal ortamlar ve statüler sağlayabiliyorken tüketim çılgınlığına yakalanmaması çok da mümkün gibi görünmeyebilir.

Çılgın Tüketimden Akılcı Tüketime

Çılgın bir şekilde tüketen bir tüketici olmamak için, gerçekten mantığı ön plana koymak gerekir. Bir alışveriş esnasında ya da hiç aklınızda alışveriş yapmak yokken gördüğünüz ilgi çekici bir ürünü almak istemeniz 1 saniyeliğine de olsa durup düşünmeniz gereken bir durumdur. Bunun yanı sıra ihtiyaç ve isteklerinizi iyi belirlemelisiniz.

 Ürünün sadece ürün olduğunu unutmamak çok önemlidir. Ürün her ne kadar markası, etiketi ile size belli amaçlar sunsa da unutmayın ki o sadece sizin tarafınızdan alınan bir şeydir. Aldığınız ürünün sizi kendi markası ile etiketlemesine izin vermeyin. Varlığınız ürün markalarının etiketleri ile sınırlandırılabilecek kadar basit değildir.

Ürünün de bir ömrü olduğunu unutmayın. Şimdi bile birden popüler olan aynı zamanda popülerliğini yitirmiş birçok ürün vardır. İçinizdeki duygusal boşlukları tüketimle doldurmaya çalışmayın. Hiçbir alışveriş size o aradığınız sürekli mutluluğu sağlamayacaktır ve artık daha fazlası demeyin. Hep daha fazlası, hep daha iyisi gibi kıyaslar sizi tüketimin çıkmaz sokaklarına sürükleyecektir.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Sosyal Psikoloji Deneyleri” yazısını okumak için tıklayınız.)

-Bu yazıda ürün yerleştirmesi bulunmamaktadır.-

Anahtar Kelimeler: Tüketim, insan, üretim, tüketim çılgınlığı, tüketim tarihi

KAYNAKÇA

  • Çakır, K. (2019). Tüketim psikolojisi ve irrasyonel karar alma süreci: Konya ilinde bir nitel araştırma (Master’s thesis, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi)
  • Elmasoğlu, K. (2017). Tüketim kültüründe etkili bir araç olarak reklamın işlevlerine dair genel bir değerlendirme. Abant Kültürel Araştırmalar Dergisi, 2(4), 27-42.

 

Yazar: Neslihan Çıkrıklar

Mehaba, ben Neslihan. İnsanı ilgilendiren ve oluşturan her konu benim benim için ilham kaynağı. Aynı zamanda kitapların, filmlerin ve müziğin ilham verici gücüne inananlardanım. Bilginin paylaşıldıkça güçleneceğini düşünüyorum. Bu yüzden burada araştırmalarımı ve yazılarımı paylaşacağım. Yazılarımı okuyarak dünyayı bir de benim gözümden deneyimleyebilirsiniz.

9 Yorum

Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK kapak

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Epikuros kapak

Epikuros Ahlak Felsefesi Üzerine