Kendini Gerçekleştiren Kehanet: Pygmalion Etkisi

Hepimiz mutlaka ‘aklıma gelen başıma geldi’ ya da ‘zaten böyle olacağını biliyordum’ diyerek kendimizle veya başkalarıyla ilgili iyi ya da kötü tahmin ettiğimiz şeyleri yaşamışızdır. Bu yazımda size inançlarımızı, düşüncelerimizi, beklentilerimizi ve hatta korkularımızı farkında bile olmadan nasıl hayatımıza çektiğimizden ve özel yeteneğimiz olan beklentilerimizin gücünden bahsedeceğim.

Pygmalion ismi nerden gelmektedir?

Pygmalion antik yunan felsefesine dayanır. Efsaneye göre Pygmalion kadın düşmanıdır ve idealindeki mükemmel kadını oluşturmak için fildişinden bir heykel yapmaya başlar. Yaptığı heykel çok güzel ve gerçekçi olur. Heykeline isim bile vermiştir: Galatea… Pygmalion, kendi yaptığı heykele o kadar çok hayran olur ki ona aşık olur. Pygmalion, Galatea’nın aşkından başka hiçbir şey ile ilgilenmez olmuştur ve onun canlanması için güzellik tanrıçası Venüs’e sürekli dua etmeye, adaklar adamaya başlar. Pygmalion’un haline acıyan tanrıça Venüs ise dualarına karşılık verir ve heykele can verir. Efsaneye göre Pygmalion ve Galetea evlenmişler ve çok güzel bir hayat yaşamışlardır.

Aslında bu efsanede yapılmış en önemli şey heykelin canlanması imkânsız olmasına rağmen Pygmalion’un buna dair inancını hiçbir zaman yitirmemiş olmasıydı.

Kendini Gerçekleştiren Kehanet Nedir?

Kendini gerçekleştiren kehanet, bireyin öngörülerinin, düşüncelerinin, beklentilerinin başına gelmesi durumudur. Bu kişinin çok istediği bir şey de başına gelmesinden korktuğu bir şey de olabilir. Bu beklentiler ya da düşünceler bizim davranışlarımızı etkileyebildiği gibi çevremizdeki kişilerin davranışlarını bile etkileyebilir. Peki bizim düşüncelerimiz başkalarının davranışlarını nasıl etkileyebilir ki?

Bunu birkaç örnekle açıklamak gerekirse; Yeni biriyle tanıştığınızı varsayalım. Yeni tanıştığınız halde onun sizden hoşlanmadığını düşünürseniz aslında farkında olmadan sizin davranışlarınız da onun sizi sevmediği şeklinde olacak ve karşı tarafa bu şekilde davranacaksınız. Zamanla ise o kişi gerçekten sizi sevmeyecektir. Yani siz farkında olmadan davranışlarınızla kendi kehanetinizi gerçekleştirmiş ve düşüncelerinizi doğrulamış olacaksınız. Ya da sizin için çok önemli bir iş görüşmesi varsa bu görüşme sürecinde çok heyecanlanıp konuşamayacağınızı düşünüp buna inanabilirsiniz. Hatta görüşme sürecinde söyleyeceklerinizi unutmaktan korkup defalarca tekrar etseniz bile farkında olmadan kendinizi o kadar çok kasarsınız ki korktuğunuz başınıza gelir ve heyecanınıza gerçekten yenik düşüp iki kelimeyi bile bir araya getiremeyebilirsiniz.

Kendini Gerçekleştiren Kehanet Üzerine Çalışma

Kendini gerçekleştiren kehanet üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi Rosenthal ve Jacobson’un 1968’de yürütmüş oldukları öğretmen ve öğrenci etkileşimine dayalı Pygmalion çalışmasıdır. Bu çalışma 18 öğretmen ve 650 öğrenci ile yapılmıştır. Deneyi başında öğrencilerin hepsine IQ testi uygulanıyor ve öğrencilerin hepsi normal zeka düzeyinde çıkıyor. Fakat bu sonuçlar öğretmenlerden gizleniyor. Daha sonra öğrenciler ve öğretmenler rastlantısal olarak iki gruba ayrılıyor. Birinci gruptaki öğretmenlere öğrencilerinin üstün zekalı oldukları söyleniyor. İkinci gruptaki öğretmenlere ise öğrencilerinin normal zeka düzeyinde oldukları söyleniyor. Bir yıl sonunda ise öğrencilerin akademik başarıları ve IQ seviyeleri tekrar ölçülüyor. Bu ölçümler sonucunda öğretmenlerine üstün zekalı denilen öğrencilerin zihinsel gelişimlerinde dikkate değer oranda gelişme gösterdikleri görülüyor.

Rosenthal ve Jacobson’a göre deney ve kontrol grubundaki öğrenciler arasındaki bu fark yüksek oranda öğretmenlerin kafalarındaki beklentilere dayanarak oluşmuştur. Birinci gruptaki öğretmenler yüksek zekaya sahip olduklarını düşündükleri öğrencilerine karşı daha sabırlı, yüreklendirici davranmışlardır. Onlara karşı ses tonları, mimikleri ve davranışlarını da bu beklentilerini gösterecek şekilde olmuştur. Öğrenciler ise öğretmenlerinin bu davranışlarına karşılık olumlu benlik algıları oluşmuş ve daha motivasyonel şekilde çalışmışlardır. Bu çalışmaya dayanarak ise ‘bir çocuğa başarılı olacağına inandığınızı belli ederseniz başarma ihtimali artar’ kehaneti çıkmış  bu beklenti etkisine ‘Kendini Gerçekleştiren Kehanet’ ya da ‘Rosenthal Etkisi’ adı verilmiştir.

Plasebo etkisi de kendini gerçekleştiren kehanet için önemli bir örnektir. Plasebo etkisi; hastalığı tedavi edebilen bir özelliği olmayan farmakolojik olarak etkisi olmayan maddelerin hastaya şikayetlerinin geçeceğini söyleyerek verilmesidir. Bunun sonucunda hastanın şikayetlerinde önemli ölçüde azalma meydana gelir. Sebebi ise hastanın verilen ilacın işe yarayacağını düşünerek kullanmasıdır.

Düşünce Her Şeydir: Düşüncenin Gücü

Hayatımızdaki birçok şey aslında bizim düşüncelerimizden, inançlarımızdan ve beklentilerimizden etkileniyor. Biz
farkında bile olmadan beynimiz bizim inandıklarımızı gerçekleştirmek ve bizi haklı çıkarmak için elinden geleni yapıyor. İnançlarımız davranışlarımıza davranışlarımız ise performanslarımıza dönüşüyor. Hayatımızı, dünyamızı değiştirmek ve güzelleştirmek neredeyse bizim elimizde. Hem kendimizi hem de çevremizdeki insanlar için güzel beklentilerde bulunmak muhakkak bizim lehimizde olacaktır. Unutmayın bazen inanmak başarmanın yarısından bile fazladır. Bu gücünüzü en güzel şekilde kullanmanızı diliyorum…

Yazar: Büşra Karataş

Merhaba, ben Büşra. 2018 yılında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun oldum. Yoga ve meditasyon yapmayı, araştırmayı çok seviyorum. Araştırdıklarımı size aktaracağım için çok mutluyum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

amy film analiz

Amy Filmi Karakter Analizi

LGBTİ+ Bireyleri Ttoplumda Karşılaştıkları Ayrımcılığın Psikolojik Etkileri

LGBTİ+ Bireyleri Toplumda Karşılaştıkları Ayrımcılığın Psikolojik Etkileri