Kokunun Psikolojisi

Koku duyusu ön beyin diyebileceğimiz talamusta süzülmeksizin doğrudan beyne giren tek duyudur. Bu evrimsel özelliği insan hâricindeki diğer hayvanlarda heyecanların düzenlenmesinden sorumlu koku beynini (rinensefalon) oluştururken, insanda bu bölgeye limbik sistem denir. Limbik sistem, en temel içgüdüsel tepkilerin beklenmeksizin karar verildiği amigdala denen badem şeklindeki bir derin nöron havuzunda değerlendirilerek, “savaş, dövüş, kaç, ye/yeme, cinsel ilişkiye gir/girme” kararı verilir ve buradan çıkan bağlantılar beynin bütün bölgelerine gider.

Proust Etkisi: Kokular Neden Anıları Hatırlatır?

Kokunun Psikolojisi Kokunun Psikolojisi resim 2

Son yıllarda yapılan çalışmalara göre istenmeyen bir koku hafızayı daha güçlü bir şekilde harekete geçiriyor. Kötü bir kokuyla ilişkilendirilen olaylar hafızada daha kalıcı olabiliyor. Yapılan bir araştırmada, katılımcıları öncelikle hangi kokuların rahatsız ettiği saptanmış, sonrasında bir dizi görsel gösterilmeye başlanmıştır. Katılımcılar görsellere bakarken aynı zamanda taktıkları maskeden çeşitli kokular verilmiştir. Sonuç olarak katılımcıların kötü bir kokuyla eşleştirdikleri görselleri daha iyi hatırladıkları ortaya çıkmıştır.

Bilim insanlarına göre bu durumun sebebi, tahmin edilememezlik ve sürpriz olgusunun hafızayı güçlendirmesinden kaynaklanıyor olmasıdır. Uzmanlara göre gelecekte kokular kullanılarak duygusal öğrenme ve hafıza süreci çalışmaları yürütülebilir ve hatta karmaşık olan hafıza mekanizmaları çözümlenebilir. Ayrıca koku hafızasını yöneten nöral yolu anlamak için yapılacak çalışmaların, Parkinson ve Alzheimer gibi hafıza kaybı ile ilgili hastalıkların tedavisinde etkili olabileceği düşünülüyor.

Havada Aşk Kokusu Var

Aşk hayatımıza kimin gireceğine biz değil burnumuz karar veriyor. Sadece parfümler değil; ter, protein maddeleri ve feromonlardan oluşan vücudumuzun da çekiciliği üzerindedir. Kadınların 2/3’ü eşlerinin tişörtlerine sarılmayı seviyor. Yumurtlama döneminde kadın kokusu değişiyor ve daha çekici geliyor. Ama unutulmaması gereken bir nokta var; kadının ten kokusu doğumda ve doğum kontrol hapı kullanıldığında değişiyor.

“Yumurtlama Günlerindeki Kadınlar Her Türlü Kokuya Karşı Aşırı Duyarlı Oluyor”

İnsanlar üzerinde birçok kimyasalla yapılan testlerin sonuçlarına göre kadınlar erkeklere oranla eşik ve tanımlama açısından daha iyi olfaktor yeteneğe sahiptir. Kokunun beyinde yorumlanması henüz tam anlaşılamamış, birçok sistemin entegre olması ile gerçekleşen bir işlevdir. Hayvanlarda daha hassastır. Beyinde kokunun algılanması ve yorumlanması kadın ve erkekte farklıdır. Limbik sistemde bu işlev yapıldığı için bu sistemde farklı cinsiyette farklılıklar gösterir. İlginçtir, yumurtlama günlerindeki kadınlar (son âdet kanamasının bitmesinden sonraki 13. ila 15. gün) her türlü kokuya karşı aşırı duyarlı hale gelmektedir; benzeri bir fenomene göre adet öncesindeki 1 haftada da rastlanabilmektedir.

Feromon Kadınların Regl Dönemini Etkiliyor

Salgıladığımız feromonlar ile çevremizdeki insanlara kimyevi sinyaller gönderiyoruz. Örneğin bu şekilde pek çok kadının birlikte yaşamaya başladığı ortamda bir süre sonra hepsinin regl dönemlerinin aynılaştığı görülmektedir.”

Suçlu Kokusundan Bulunuyor

EGM Kopek eğitim merkezinin çok güzel bir çalışması var: Olay mahallinde kalan suçlunun kokusundan suçluyu yakalayacak dedektör köpekleri yetiştirdiler.

Koku Duyusu Neden Bozulur?

Kafa Travması: Kafa travması geçiren hastaların yüzde 5-10’unda koku duyusu kaybı görülebilir. Bu kaybın derecesi genellikle travmanın şiddetiyle doğru orantılıdır. Ancak minör travmalar bile total anosmiye neden olabilir. Frontal travmalar koku kaybının en sık sebebidir. Bununla beraber oksipital travmalar daha çok total anosmi yapar: koku bozukluğunun ortaya çıkışı genellikle travmadan sonra hemen ya da saatler içinde görülür.

“Tek Bir Koku Zihnimizde Birçok Görüntü Canlandırabilir”

Her insanın belleğinde kalıcı bir yer edinen ve unutulmayan birçok hoş koku bulunmaktadır. Hatta bu kokulardan bazılarını bir anlığına düşünmek bile, insanların o kokuyla bağlantılı anılarını tazelemeye yardımcı olur. Koku algısı, insanda hoş duygular uyandırmasının yanı sıra, bazen uyarıcı olarak da görev yapar. Örneğin; yangın habercisi olan duman kokusunun algılanması gibi. Koku algılamada bir diğer nokta ise “koku hafızası” denilen bir kavramdır. Algılanan her türlü koku, özel bir kodlamayla beynimizdeki koku belleğinde arşivlenmektedir. İyi bilinen bir gerçek ise kokuya ait bilgilerin görsel ve işitsel hafızaya göre daha kalıcı olmasıdır. Bu nedenle, tek bir kokunun algılanmasının sonucunda da, zihnimizde birçok görüntünün canlanabilmektedir.

Plasebo Deneyi

Plasebo ( kokusuz spreyler) kullanılarak yapılan deneylerden daha da güvenilir sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmalar, parfüm olarak belirtilen ama aslında kokusuz plasebolara maruz bırakılan deneklerin “kokusuz kokulara” bir noktaya kadar reaksiyon gösterdiklerini asıl kokuya çok daha büyük ölçüde tepki verdiklerini gösteriyor. Hoş kokuların düşüncesi bile belki kendimizi daha neşeli hissetmemize yarıyor ama kokunun kendisinin duygu durumumuzu yükseltme ve kendimizi iyi hissetmemiz üzerinde olağanüstü etkileri var.


Koku alma hassasiyeti genelde seneler geçtikçe azalsa da hoş kokuların her yaş grubu üzerinde duygu durumunu pozitif etkilediği görülmüştür.


Sağ ve sol burun deliklerini hem hoş hem de nahoş kokularla uyaran deneylerde, araştırmacılar beynin sağ ve sol kısımlarında koku almaya dayalı kabuk nöronlarda “kokuyu değerlendirme” de farklılıklar tespit etmiştir. Bu çalışmalar, pozitif duyguların büyük oranda beynin sol yarıküresi tarafından, olumsuz duyguların ise beynin sağ yarıküresi tarafından işlendiğini ortaya koymuştur. (Bu çalışmada “hoş” olarak belirtilen koku çoğu çalışmada da olduğu gibi vanilyadır.)

Kokunun Psikolojisi Kokunun Psikolojisi resim 2

Kokunun Ruh haline etkileri

Hoş kokuların ruh halimizi pozitif yönde etkilemesi ve sağlığımıza iyi gelmesi hakkında ikna edici birtakım göstergeler var, yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki kokunun kendisi buruna çalınmadan önce ismi dahi kulağa gelse ruh halimiz üzerinde etki bırakıyor.

Bazı kokuların özellikleri:

  • Biberiye gibi aromalar canlandırıyor, yasemin sakinleştiriyor.
  • Limon, aroması canlandırır, konsantrasyon ve performans gücünü arttırır.
  • Yasemin, sakinleştirir; korku ve uyku bozukluklarını giderir.
  • Fesleğen, keyfi yerine getirir ve rahatlatır.
  • Biberiye, acı hissini azaltır, Yorgunluğa karşı da etkilidir.
  • Gül, tatlı gül kokusu, duyulan harekete geçirir,

Konsantrasyon için

  • Limon, fesleğen, limon otu, okaliptüs, kişniş, laden.

Mutluluk için

  • Portakal, gül, yasemin, kişniş, zencefil, ıtır.

Kızgınlığa karşı

  • Paçuli, lavanta, bergamot.

Unutkanlığa karşı

  • Zencefil, biberiye, fesleğen, limon, greyfurt, kişniş.

Uykusuzluğa karşı

  • Lavanta, mandalina, kedi otu, sandalağacı, limon, ıhlamur.

Zihin Dalgınlığına karşı

  • Zencefil, karabiber, biberiye.

Yaratıcılık için

  • Bergamot, gül, yasemin, defne, karanfil, mimoza, sandal ağacı, servi, ardıç.

Koku Duyusu Kaybıyla Gelen Depresyon

Koku alma bozukluklarının pek çok nedeni olabiliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları, bazı kimyasallara maruz kalma, kafa travması, hormonal bozukluklar, diş problemleri, bazı antibiyotik ve antihistaminiklerin kullanımı, yaşlanma, Parkinson ve Alzheimer gibi sinir sistemini etkileyen hastalıklar bu nedenlerden bazılarıdır.

Koku alma duyusu azaldığında ya da tamamen kaybolduğunda kişinin beslenme alışkanlığı da değişiyor. Bazı kişiler çok daha az yemeye başlıyor ve kilo kaybı söz konusu oluyor, bazı kişiler ise normalde yediğinden daha fazla yiyor ve kilo alıyor. Yiyeceklerin tatsız gelmesi, örneğin daha fazla tuz kullanımına neden oluyor ve sonuçta yüksek tansiyon, böbrek hastalıkları gibi başka sağlık sorunları gündeme geliyor. İşin başka bir boyutu ise bu sorunu yaşayan kişilerin depresyona doğru hızlı adımlarla ilerlemesi. Çünkü koku alma bozukluğu olan kişilerin %17 ile %30 arasında değişen oranda, başta depresyon belirtilerinin görülmesi olmak üzere yaşam kalitelerinde önemli değişiklikler olduğu tespit edilmiş.

Akıl Hastalarının Tedavisinde Gül

Koku Türk tıp tarihinde psikolojik tedavide uygulanıyor. Osmanlı tıp tarihinin %60’ının sağlıklı hayat hakkında. O dönemde insanların öncelikle hastalıktan korunmayı hedeflediklerini, hasta olmaları halinde şifa aramayı ilke edinmişler. Bitkilerin ve bitki esanslarının birçok hastalığı önleyici ve şifa verici etkisi olduğu anlaşıldı. Türk tıp tarihinde İbn-i Sina ve Biruni gibi ünlü tıp alimleri, birçok bitki ve kokusu gibi, gülün de birçok hastalığı önleyici ve giderici olduğunu söylemiş ve hastalar üzerinde uygulamışlardır. Bu alimler, gülü akıl hastalarının tedavisinde kullanmış ve hafızayı açtığını, belleği güçlendirdiğini görmüşlerdir. Nitekim, bir Alman araştırma grubu, denekleri gül kokulu bir odada uyuttuktan sonra zeka ve algılama seviyelerinin arttığını görmüş, daha sonra bir Türk araştırma grubu da gülle beslenen farelerin hafızalarının güçlendiğini ispatlamıştır.

Stresli Meslek Dallarında Çalışanlar ve Uyku Problemi Olanlara Lavanta

Osmanlı hekimlerinin, Mevlana’nın “Koku, gönül gözünü açar” tavsiyesiyle insanların tabiatlarını çok iyi tanıyarak, buna göre kokular belirlediler. Stres verici meslek dallarında çalışanlar ve uyku problemi olanlar lavanta kokusu, çörek otu ve üzerlik tohumu kokusu kullanabilir. Aynı kokular, sürekli ağlayan bebeklerin rahatlamasına yardımcı olur. Bebeklerin çok sıcak ve nemli vücutları olduğu için serin ve ferahlatıcı kokulardan doğal menekşe kokusu, ergenlik dönemindeki gençlerin hormonları yoğun ve yüksek olduğundan, hırçınlaşmalarını engellemek için serinletici kokulardan gül, menekşe, limon, bergamut esanslı kokular tavsiye edilir. Yaşlıların ise vücutları kuru ve soğuk olduğundan ısıtıcı kokulardan biberiye ve tarçın kokuları kullanılması önerilir.

Doğru sanılan yalanlarda bugün: “Parfümler tenden tene çok değişir.”

Bu iddia da ten kokusuyla bağlantılıdır ve yıkılması çok zor bir tabudur. Aslında biraz kimyasal bir etkileşimin konusudur ve doğrudur ama bu noktadaki psikolojik boyut algısal süreçlerimizde gizlidir. Bir kokunun vücuda temas etmesi ile bambaşka bir hâl alması biraz düşünüldüğünde bile aslında çok uç bir söylemdir. Özellikle parfüm endüstrisindeki konsantrasyonlar düşünülürse sürülen kokuların çoğunlukla alkol yoğunluklu olduğu bir gerçektir. Saf esanslar neredeyse hiç sürülmez.

Psikolojinin burada devreye girdiği nokta, karşımızdaki insana ilişkin algılarımızla kokladığımız kokuyu eşleştirirken yaptığımız hatadır. Örneğin, pembe biber ve şeker ağırlıklı bir kokuyu esmer tenli biri ile beyaz tenli birinin sıktığını düşünelim. Bu iki aynı kokuyu algısal olarak aynı değerlendirmemiz mümkün değildir. Bugüne kadar öğrendiğimiz süreçleri düşünürsek parfüm reklamlarında bile pembe kokuların beyaz tenlilerle eşleştirildiğini görebiliriz. Böyle bir durumda esmer tenli birinde bu parfümü koklamamız bizde garip bir hissiyat uyandırır. Biz de anlamlandıramadığımız bu durumu ten kokusuna bağlı bir değişimle açıklamaya çalışırız.

Kokular para harcama davranışımızı etkiler

Kokular ne satın aldığımızı ve ne kadar para harcadığımızı etkileyebilir. Chicago Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, güzel kokular insanların ürünleri %84 oranında daha çekici bulmalarını sağlıyor. Bu duruma örnek olarak; pahalı markaların mağazalarında düzenli olarak güzel kokuları kullandıklarını verebiliriz.

Sonuç olarak kokularla ilgili konuşulacak çok konu bulunmaktadır. Hem konuşması zevklidir hem de koklaması. Özellikle benim gibi parfüm aşığı biriyseniz merakınız arttıkça artacaktır. Bu yazıda özellikle değindiğim başlıkların amacı aslında sohbetler sırasında geçen söylemlerin doğruluğu hakkında biraz bilimsel biraz da düşünsel öğeleri irdelemektir. Her zaman yaptığımız nefes almayı biraz da koklamak için kullanmayı ve kokuları tattıkça değişen psikolojimizi size anlatmak istedim. Umarım ilginizi çekmiştir. Sadece nefes almayın! Koklayın.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”The Man From Earth Film Tavsiyesi” yazısını okumak için tıklayınız.)

Kaynakça:

Atanasova (2008). "Olfaction: A potential cognitive marker of psychiatric disorder". Neuroscience and Biobehavioral Reviews. 32 (7). ss. 1315-1325. Arshamian A, Iannilli E, Gerber JC, Willander J, Persson J, Seo H-S, Hummel T, & Larsson M. The functional neuroanatomy of odor evoked autobiographical memories cued by odors and words. Neuropsychologia 51 (2013), 123-131. Evrende Yolculuk 1 ve 2, Ali Ant, Zambak Yayınları, 2004. Evrenin Çocukları, Ali Demirsoy, METEKSAN Yayınları, 2005. Herz RS, Eliassen J, Beland S, & Souza T. Neuroimaging evidence for the emotional potency of odor-evoked memory. Neuropsychologia 42 (2004), 371-378. https://cosmosmagazine.com/biology/the-strange-science-of-odour-memory. http://www.sirc.org/publik/smell_emotion.html http://www.sciencedaily.com/releases/2011/09/110927183542.htm Lİ X. Anosmia. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK482152/. Published July 2020. Accessed January 13, 2021. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK482152/ İçimizdeki Balık, Neil Shubin (NTV çeviri kitabı). Kokular Vücudumuzu ve Zihnimizi Nasıl Etkiliyor?Ulaşım Adresi: https://www.tzv.org.tr/#/haber/879 Ünver Fidan R. KOKU DUYUSUNUN DİĞER DUYULARDAN FARKI VE FARKLILIĞIN EVRİMSEL PERSPEKTİFLE DEĞERLENDİRİLMESİ. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi. 2018;19(35):743-756. doi:10.21550/sosbilder.384909 Yaşamın Temel Kuralları 1-8 ciltler, Ali Demirsoy, METEKSAN Yayınları.

Yazar: İlayda Dila Demir

Selamlar, umarım iyisinizdir. İlgimi çeken konuları uçuk kaçık olmadan bilgiyi yorumlayarak yazıyorum. Yazılarımla alakalı sormak istediğiniz, dile getirmek istediğiniz birtakım şeyler olursa iletişim adreslerimden bana ulaşabilirsiniz. İyi okumalar diliyorum.

4 Yorum

Yorum Yap
  1. Çok kapsayıcı bir yazı olmuş. Oku oku doyamadım. Keşke devamı gelse🤩 bu arada vanilya koklamak regl öncesi sendrom yaşayan kadınlarda tatlı yeme isteğini azaltıyormuş. Bir katkım olsun diye ekleyeyim dedim🌺🙏🏻

    • Yorumun için teşekkürler 🙂 Vanilyayla daha sıkı fıkı bir ilişkimiz olabilir bundan sonra 😀

  2. Artık bitkilere daha farklı bir gözle bakıcam. Ellerine sağlık 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

duygu türleri kapak

Duygu ve Duygu Türleri

Freudyen Bakış ile Da Vinci kapak

Freudyen Bakış ile : Da Vinci