Neden ”Neden” Ararız?

Biz insanlar evrimsel sürecin de bir getirisiyle diğer hayvanlardan farklı olan bilişimizi elden geldiğince değerlendirmek için uğraşıyoruz. Ve bu değerlendirmeler sonucunda kendi hayatımızda yaşadıklarımız, hissettiklerimiz ile ilgili neden, dolayısıyla bir anlam arayışına giriyoruz. Çoğumuz günlük hayatında ‘’bana neden böyle davrandı’’ ‘’ona karşı ne hissediyorum’’ ‘’çalışmama rağmen sınavda niye başarısız oldum’’ ‘’ruh halimin sebebi ne ’’ gibi soruları sormaktan ve bunları çözümlemeye çalışmaktan kendimizi alamayız. İşte bizler bu tarz soruların cevabını çözümlerken içsel ve dışsal etmenlerle açıklamaya özen gösteririz. Sadece kendi davranışlarımızın değil hislerimizin başkalarının davranışlarının, hislerinin nedenlerini de bir şeylere yüklemek ve anlamlandırmak isteriz.

Bizler bir şeylere neden yüklerken kendimizce birçok teori üretir ve bunlara da kendimizi ikna edebiliriz. Söz gelimi teorileri etkileyen birçok etmen vardır. Genelde en akla mantıklı ve görünen bir neden buluruz. Geçmiş deneyimlerimiz, içsel dışsal mazeretlerimiz hatta kültürümüz bile bu teorilerin biçimini değiştirmekte etkili olabilmektedir. Bir kişi işe giderken uykusuz kaldığı için kendini iyi hissetmez ertesi gün yine uykusunu tam alamaz ama bir de iş yerine girerken ufak bir tartışma yaşar ve yine kendini iyi hissetmez.

İyi hissetmeme sebebini uykusuz olduğuna mı bağlar yoksa ufak tartışmaya mı? Belki dünkü deneyiminden dolayı kendisini uykudan kaynaklandığına ikna eder. Çok çalışmadığı bir sınava girecek olan öğrenci pencere kenarında ve iş makinesi çalışıyorken sınavını tamamlayıp çıkar. Sınavdan düşük not alan bir öğrenci bunu kendisinin çok çalışmadığına mı yoksa iş makinesine mi yükler? Peki ya kültür? Gerçekten gözden ırak olan gönülden de mı ırak olur yoksa neden uzaklık değil midir? İnsanlar yaptıkları bu yorumlar ve anlamlandırma çalışmaları her zaman doğru sonuçlar vermez.

Geçmiş deneyimlere bağlı yaptığımız yüklemeler saatin her gün doğruyu gösteriyor olduğu için ertesi gün pilinin bitip yanlışı göstermeyeceğini kesinleştirmediği örneğine benzer. Aynı şekilde içsel, dışsal mazeretler, deneyimler, kültürün etkileri bizi her zaman doğru anlama ulaştırmaz. Bu konuda Tim Wilson genellikle insanların getirdiği bu açıklamaların normal koşullarda bilebileceklerinin ötesine geçtiğini söyler.

Neden ''Neden'' Ararız resim

Peki durum böyleyken ne yapmalıyız? Her şeyin nedenini aramak doğru mudur? Ya da bulduğumuz nedenler gerçekten o davranışa sebep olmuş mudur? Elbette yaşanan sonuçlarla ilgili neden aramamız bize deneyim katar, kafamızda olayları anlamlandırır fakat her konuda bir neden aramak insanın karmaşık yapısını da ele alacak olursak bizleri daha da karmaşık hale getirir. En ufak şeyde neden aramak bu konuda bizi oldukça yoracaktır. Bir insana karşı neden böyle hissettiğinizin, arkadaşınızı neden bu kadar sevdiğinizin nedeninin aramak bunları bir nedene bağlamak belki sizi rahatlatsa da bağladığınız nedenlerin de bir sonucu olabileceğini unutmayın.

Neden yüklemek çoğu şeyi anlamlandırsa da davranışları, duyguları hatta beklentilerimizi bile değiştirebilir. Bir insanı neden sevdiğinize dair hoşlandığınız hoşlanmadığınız yönlerini yazarak yaptığınız bir liste gerçekten nedeni bulmanıza yardımcı olur mu yoksa oraya yazdıklarınız şu anki sonuçlarınızda bir değişiklik mi yaratır bunu bilemeyiz. Kant, bu konuda ‘’Asla en sıkı inceleme yoluyla bile, eylemin gizli kaynaklarına nüfuz edemeyiz ‘’ der. Çünkü bazen her şey göründüğü kadar basit nedenlerle açıklanmayabilir. Bir kenarda yanan ufak bir ateşle arasında biraz mesafe olan sazlık düşünün, sazlık alev alıp yok olsun. Nedeni ateş midir, ateşi harlayıp sazlığa iten rüzgar mıdır yoksa bizim ilk bakışta görmediğimiz ama arka planda var olan bir insanın kibriti midir yoksa bambaşka bir şey midir ?

Bu yazının başlığında bile neden neden aradığımız yazılmış. Bu incelense de araştırılsa da sebebi bulunamamış bulunan sebeplere de tekrar neden sorusu sorulmuştur. Bu böyle bir kısır döngü olmuştur hayatın içinde. Bu kısır döngüye dair son söylemek istediklerim elbette nedenlerle anlama ulaşmak güzeldir ama her şeyin her zaman bir nedeni olmayabilir neden aramak için çıktığımız yolda epey yorulabiliriz, vardığımız nedenler doğru olmayabilir ve yanlış nedenler bizi yanlış tutumlara sevk edebilir. Bu yüzden ne zaman ve nasıl neden aradığınız önemlidir.

Bir sihirbazlık gösterisine gittiğinizi varsayalım. Numarayı izlerken o tavşanın nasıl ve neden oradan çıktığını düşünerek zaman kaybederiz ve gösteriyi kaçırırız. İşte bazı zamanlarda tavşanın gizli bölmesi olan bir şapkadan çıkarıldığını düşünmek ve anlamlandırmaya çalışmak yerine kendinizi gösterinin sihrine bırakın.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”DAHA İYİ HİSSETMENİN YOLLARI” yazısını okumak için tıklayınız.)

KAYNAKÇA

Aronson, E., Wilson, T. D., Akert, R. M., & Gündüz, O. (2012). Sosyal psikoloji. Kaknüs Yayınları. İşçi, N. (2020). Nedensel yükleme kuramı doğrultusunda verilen eğitimin hemşirelerin kariyer engelleri ve nedensel yüklemeleri üzerine etkisi.

Yazar: Özge Ergün

Merhabalar Özge ben, psikoloji üçüncü sınıf öğrencisiyim. Öğrencilik dönemim boyunca alanım haricinde oyun ablalığı, palyaçoluk, garsonluk, kasiyerlik, telesekreterlik gibi çeşitli alanlarda yarı ve tam zamanlı olarak çalıştım bunların güzel yanlarının meyvesini yiyorum. Çeşitli insanlar farklı deneyimler derken az da olsa tecrübe oldular bana. Vals, yüzme, halter, kickboks gibi karışık bir ilgi alanı geçmişim mevcut. Aktif olarak çalışıyor, araştırıyor, yazıyor, çiziyor, karalıyorum. Başarılarıyla başarısızlığıyla kendimle gurur duyacağım bir hayat yaşamak istiyorum. Buraya da sevdiğim bir filmden alıntı bırakarak sonlandırıyorum : ''Umarım gurur duyduğun bir hayat yaşarsın. Ve eğer yaşamadığını düşünürsen, umarım içinde her şeye yeniden başlayacak gücü bulursun.''

12 Yorum

Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜZENDE FARKLI OLMAK kapak

Düzende Farklı Olmak

deprem kapak

Bir Doğal Afet: Depremin Psikolojik Etkileri