Normatif Etkinin Etkileyici Olmayan Yönü ”Otoriteye İtaat”

Biz insanlar bilindiği üzere sosyal varlıklarız ve evrimsel gelişime bakıldığında bununla bağlantılı olarak karşımıza çıkan bir kelime var. Hayatta kalmamızın sırrı olan adaptasyon yani diğer bir ifadeyle uyum sağlama, gerçekten hayatta kalmak için hayvanlara büyük bir fırsat sunar. Adaptasyonlar canlının başarılı bir şekilde yaşamını sürdürmesine yardımcı olur ve bunların çeşitleri vardır. Davranışsal, fizyolojik veya yapısal olabilir. Bizim burada bahsedeceğimiz uyum sağlama ise psikolojik olan yönüdür. Bir kişi diğer insanların gerçek ya da hayali etkileriyle birlikte davranışlarını değiştirirse uyma gerçekleşmiş olur. Peki neden uyma davranışı geliştiririz?

Bazen insan bulunduğu ortamı denetler eğer ortamda karmaşık ve sıra dışı bir durumla karşı karşıya ise çevresindeki taleplere göre ya da onlardan elde ettiği ipucuna göre davranabilir ya da dışlanma korkusu, diğerlerinden farklılaşma fikrinin baskısıyla ortama göre uyum sergileyebilir. Daha bir sürü sebebi olabilir. Bir çocuğun önündeki insanların çukura düşmemek için sağdan gittiğini görüp o yönde gitmesi yararlı olabilir. Peki uyma her zaman yararlı mıdır? ‘’Cennetin Kapısı’’ olayında Applewhite ‘ın Hale Bopp kuyruklu yıldızının arkasında bulunduğuna inandıkları UFO aracılığıyla kozmik cennete ulaşmak amacıyla bir grup insanı toplu intihara sürüklemesi de uyma davranışına bir örnektir. O insanların fikirlerini, bunu neden yaptıklarını şu an tahmin etmemiz zor. Burada karşımıza çıkan diğer bir kavram da normatif sosyal etkidir.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi sosyal varlık olan insan hayatı arkadaş, aile, iş, sosyal ortam derken birçok farklı grupta yer alabilmektedir. İşte bu grubun bir üyesi kalabilmek, bunun avantajlarından yararlanmak ya da belki sadece yalnız kalmamak için grubun gerekli sosyal normlarına yani grubun kabul görmüş kurallarına uyma davranışı gerektirir. Bu gruplara neden uyum sağladığımızı açıklayan kuram ise sosyal etki kuramıdır.

Kurama göre sosyal etkiye uymak kişinin içinde bulunduğu grubun öneminin yakınlığına, gücüne ya da barındırdığı insan sayısına bağlı olduğudur. Örneğin ergenlik yıllarını düşündüğümüzde yakın arkadaş grubu olarak adlandırdığımız grupta riskli davranış olan sigara denemesini gruptan dışlanmak korkusuyla gerçekleştirmiş kaç ergen vardır kim bilir. Burada grubun önemi göz önüne seriliyor. Yakın arkadaşlarından oluşan bir gruptan dışlanmak demek belki de yalnız kalmak fikrini akıllara getiriyor. Bu yüzden riskli olsa da ergen bu davranışı sergileyebiliyor.

Günümüzde teknolojiyle birlikte tanımadığımız insan gruplarının bile bizi etkilediği düşünüldüğünde giyinirken modaya az da olsa göz atmamız bile, hatta kendi beden algımızdaki değişikler bile buna örnek verilebilir. Zayıf, ince belli, uzun boylu, renkli gözlü, balık etli ya da aklımıza gelmeyen bir sürü sıfatın hangisinin daha iyi olduğunun belirlenmiş olduğu bir grup insan tarafından bizlere aşılanırken fark etmeden uyum sağlıyoruz. Belki biraz kilo almak ya da vermeye çalışmak, lens takmak ya da bambaşka davranışlar sergileyebiliyoruz.

Gördüğümüz gibi basit günlük hayatımızda bizi fark etmeden etkileyen bu kavramların oluşturduğu bir kavram da itaattir. İtaat bütün kültürlerde bilinen sosyal bir norm haline gelmiştir. Çünkü sosyal olan insanlar eğer bir normu olmazsa kaos ortamı oluşacağı düşüncesine hakimdir ve bir otorite figürüne itaat beklenir. Bu itaat bazen o kadar yoğundur ki otorite figürü orada olmasa bile figürün kurallarını uygularlar.

İtaatin çok sevgiden, korkudan, bilinmezlikten yapıldığı gibi birçok sebep listesi olsa da önemli olan itaat dediğimiz bu kavramın bize neler yaptırdığıdır. Evet uyma davranışı bazen bizleri iyi yollara da götürebilir. Fakat uyma davranışını sergilerken çevremizdeki sosyal normları düzgün değerlendirmek içinde bulunduğumuz grup güçlü, yakın, ya da sayıca fazla olsa bile grubun kabul ettiği kurallara itaat etmeden önce sorgulamak, irdelemek, akıl süzgecimizden geçirmek en iyisi olacaktır. Eğer akıl süzgecimize takılan büyük taşlar varsa işte o zaman evrimin belirttiği bizi yaşamda tutan uyum farklı işleyebilir ve uyum sağlamak her zaman doğru olmayabilir. Bu durumda neye, ne zaman ve neden uyum sağlamak istediğimiz ve sağladığımızda oluşacak olası sonuçları bilmemiz bizi doğru yola götürecektir. Farklı düşünmek, gruba uymamak her zaman kötü değildir.

Normatif Etkinin Etkileyici Olmayan Yönü ''Otoriteye İtaat'' mtwain

‘’Hepimiz benzer şekilde düşünseydik hiç de iyi olmazdı ; fikir farklılıkları olmasaydı at yarışları da olmazdı.’’

Mark Twain

Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Güven Kitabı” yazısını okumak için tıklayınız.

Yazar: Özge Ergün

Merhabalar Özge ben, psikoloji üçüncü sınıf öğrencisiyim. Öğrencilik dönemim boyunca alanım haricinde oyun ablalığı, palyaçoluk, garsonluk, kasiyerlik, telesekreterlik gibi çeşitli alanlarda yarı ve tam zamanlı olarak çalıştım bunların güzel yanlarının meyvesini yiyorum. Çeşitli insanlar farklı deneyimler derken az da olsa tecrübe oldular bana. Vals, yüzme, halter, kickboks gibi karışık bir ilgi alanı geçmişim mevcut. Aktif olarak çalışıyor, araştırıyor, yazıyor, çiziyor, karalıyorum. Başarılarıyla başarısızlığıyla kendimle gurur duyacağım bir hayat yaşamak istiyorum. Buraya da sevdiğim bir filmden alıntı bırakarak sonlandırıyorum : ''Umarım gurur duyduğun bir hayat yaşarsın. Ve eğer yaşamadığını düşünürsen, umarım içinde her şeye yeniden başlayacak gücü bulursun.''

4 Yorum

Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ördek sendromu kapak

Mükemmel Hayat Yanılgısı: Ördek Sendromu

kemiklerine kadar

Kemiklerine Kadar (To the Bone) Filmi