Psikolojim Güçten Düştü Protein Tozu Mu Alsam? Psikolojik Dayanıklılık Üzerine

Bazı bireyler karşılaştıkları zorluklarda direnmek yerine hemen yelkenleri suya indirirler. Bazıları ise bu zorluklar karşısında baş edebilme ve kendini toparlayabilme gücüne sahiptirler. Bu insanlar zorlukları yendikçe kendilerine olan güvenleri artar ve zorlukların üstesinden gelebileceklerine dair inançları kuvvetlenir (Polatcı, Irk, Gültekin ve Sobacı, 2017).

Psikolojik dayanıklılık kavramı Latincede ‘’resiliens’’ kökünden gelmiştir ve bir maddenin elastik olması ve aslına kolayca dönebilmesi anlamına gelmektedir. O halde psikolojik dayanıklılık için de bireyin zorlu yaşam koşullarıyla karşılaşmasına rağmen bunların üstesinden gelerek eski haline dönebilmesi diyebiliriz. Kavramın dilimizdeki karşılığında ise “sağlamlık, “yılmazlık”, “güçlülük”, “toparlanma, dayanıklılık” gibi tanımlamalar yapılmıştır. Psikolojik dayanıklılık, zor durumlarda olumlu ve beklenmedik başarılar kazanma ve olağanüstü koşullara adaptasyon sağlama becerisi ya da riskli olaylara tepki göstermede esneklik ve olumsuz duygusal deneyimlerden çıkıp kendini toparlayabilme becerisi olarak tanımlanabilmektedir.

Psikolojik dayanıklılığın 3 alt boyutu vardır. Bunlardan ilki kontrol alt boyutudur. Kontrol; bireyin özgürlüğünü, seçim yapabilmesini, öz disiplini, başarıyı, cesareti, güdülenmeyi içerir. Birey sonuçları çaresizce kabullenmek yerine değiştirebileceğine inanır. Direksiyon onun elindedir. İkincisi, bağlanma boyutudur. Bağlanma, bireyin aile ve çevresi ile ilişki kurabilmesi, bunlarla ilgili değerlere katılması, diğer alanlar ile bağlantıda olmasını ifade eder. Yaşamla ilgili olaylara ilgi duyma, bu olaylara aktif katılım anlamını barındırır. Bağlanma sonucunda birey yaşamı anlamlı bulur ve sonuç olarak yapabildiğinin en iyisini yapmaya çabalar. Üçüncü boyut ise meydan okumadır. Bu kavram kendine güven ve yeni deneyimlere açık olmayı da içerir. Meydan okuması yüksek bireyler karmaşık durumları da gelişimlerinin bir parçası olarak görürler. Bu bireyler daha açık ve daha esnektir. Karşılaştıkları problemleri çözme güçleri yüksek ve aktiftirler.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Daha İyi Hissetmenin Yolları” yazısını okumak için tıklayınız.)

Psikolojik Dayanıklılık Neden Önemlidir?

Psikolojik dayanıklılığın alt boyutlarından biri olan kontrol boyutu cesareti içermektedir. Cesaretli olan bireyler risklere açıktırlar ve bu onların yaşama aktif katılımlarını sağlamaktadır. Yaşama aktif katılım psikolojik dayanıklılığın bağlanma boyutunu beraberinde getirir ve sosyal çevresi ile uyumlu kişilikler ortaya çıkar. Bu, bireye farklı bakış açıları, duyarlık ve hoşgörü kazandırır. Yaşama daha geniş açıdan bakabilen bireyler daha esnektirler ve problem çözme becerileri yüksektir. Karşılaşılan karışık durumlar karşısında yılmazlık gösteren bireyler yaşam doyumu yüksek ve hayattan keyif alan bireylere dönüşürler. Psikolojik dayanıklılık düzeyi yüksek bireyler sorunları çözmede daha başarılı, kendini geliştirmeye istekli, kendilerini genellikle inançlı olarak betimleyen, insanlarla daha iyi iletişim kurabilme yeteneğine sahip olan bireylerdir. Amaçları, eğitimsel beklentileri, parlak bir geleceğe dair umutları vardır. Ayrıca kendi hayatlarını kontrol edebilecekleri inancına sahiptirler (Öncü ve Yağbasanlar, 2018).

Psikolojik Dayanıklılık – Etkileyen ve Etkilenen Etmenler

Yapılan araştırmalara göre psikolojik dayanıklılığın oluşması için ilk koşul risk faktörlerine maruz kalmaktır. Yazının ilerleyen kısımlarında bu risk faktörlerine değinilecektir.
Öncelikle psikolojik dayanıklılığın neyi etkilediğinden bahsetmek istiyorum. Psikolojik dayanıklılıkla ilgili yapılan araştırmaların daha çok iş ve çalışma hayatı üzerine yoğunlaştığı görülmektedir. Psikolojik dayanıklılık ile stres, depresyon, kaygı arasında negatif yönlü bir ilişki varken psikolojik dayanıklılık ile umut düzeyi, psikolojik iyi oluş ve iş doyumu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Bu, psikolojik dayanıklılık arttıkça bireylerin stres, kaygı, depresyon düzeylerinde azalma ve iş doyumu, psikolojik iyi oluş ve umut düzeyi temalarında artış olduğu anlamına gelmektedir.

İşin biraz daha pratik boyutuna girmek için sırada psikolojik dayanıklılığının neyden etkilendiğine değinmek var. Bu boyutları, faktörleri tanırsak psikolojik olarak güçlü olmak için protein tozu kullanmamıza gerek kalmayacaktır. Psikolojik dayanıklılığı etkileyen faktörler iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar; risk faktörleri ve koruyucu faktörlerdir. Koruyucu faktörlere psikolojik dayanıklılığı artırmak için bebek adımları başlığı altında değineceğim. Bu kısımda ise risk faktörlerinden bahsedeceğim. Risk faktörleri kendisi ve çevresiyle bir bütün halinde ilişkide olan bireyin, zorlayıcı yaşam koşulları altında bazen bütünlüğünü ve uyumunu sekteye uğratan bazı sorunları ifade etmektedir. Bireysel risk faktörleri olarak hastalıklar, azınlık gruba ait olma, karakteristik özellikler, alkol-madde ya da internet bağımlılığı olması örnek olarak gösterilebilirken ailesel risk faktörlerine aile içinde yaşanan çatışmalar, aile içi şiddet, ebeveynler ve çocuk arasında sağlıklı bir ilişkinin olmaması, parçalanmış bir aile yapısının olması örnek olarak gösterilebilir. Son olarak çevresel risk faktörlerine de toplumsal krizler, doğal afetler, ekonomik zorluklar, savaşlar, toplumsal şiddet, çevre düzensizlikleri örnek verilebilir. Bir yılı aşkındır içinde bulunduğumuz Covid-19 salgını da çevresel risk faktörüne bir örnektir.

Psikolojim Güçten Düştü Protein Tozu Mu Alsam? Psikolojik Dayanıklılık Üzerine Psikolojik Dayaniklilik Uzerine resim 1

Psikolojik Dayanıklılığı Artırmak İçin Bazı Bebek Adımları

Yukarıda saydığım risk faktörlerinden biriyle karşı karşıya geldiğimizde psikolojik dayanıklılık kavramının ortaya çıktığından bahsetmiştik. İşte burada koruyucu faktörler devreye girmektedir. Yani bunlar günlük yaşamda sarsıcı, örseleyici şartlar altında devreye giren ve bu şartların etkisini azaltan veya şartları ortadan kaldıran faktörlerdir. Bu faktörler de bireysel, ailesel ve çevresel koruyucular olmak üzere 3’e ayrılmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre sosyal olarak yetkin hissetmek, topluma katkı sağladığının bilinci psikolojik olarak dayanıklı olma durumunu pozitif etkilemektedir. Burada herhangi bir şekilde birine, bir şeye yapabileceğinizi düşündüğünüz iyilikleri düşünebilirsiniz. Hedeflenen bir şeyin gerçekleşmesine dair inanç anlamını barındıran umut düzeyi de psikolojik dayanıklılığı etkilemektedir. Bazen başımıza gelen stresli olayları değiştiremeyiz fakat bu olaylarla ilgili bakış açımızı değiştirebiliriz. Bireysel olarak psikolojik dayanıklılığı etkileyen koruyucu faktörlerden bir diğeri de duyguları tanıyıp bu duyguları ifade edebilmektir. Burada içinde bulunduğunuz riskli durumda nasıl hissettiğinizi fark edip sevdiklerinizle bağlantıya geçip onlarla bağ kurabilirsiniz. Duygular evrenseldir ve paylaşarak içinde bulunduğunuz bu riskli alanın size özel olmadığını fark edebilirsiniz.

Aile içi sağlıklı iletişim ve paylaşımlarda bulunmak psikolojik dayanıklılığı artıran ailesel koruyucu faktördür. Son olarak içinde yaşanılan ortamı, yaşanılan alanın ve toplumun sunduğu fiziki ya da çevrimiçi fırsatları değerlendirmek psikolojik dayanıklılığın çevresel koruyucu faktörlerini oluşturmaktadır. Etrafınıza şöyle bir baktığınızda dekorasyon için küçük fikirleriniz neler mesela?

Açıklanan bu koruyucu faktörlerin yanında psikolojik dayanıklılık da tek başına bireylerin iş, eğitim, sosyal yaşamında ve ruh sağlığını korumalarında büyük bir önem arz eden hafifletici, önleyici, geciktirici işlevleriyle bir koruyucu faktör olarak görülmektedir. Araştırmalar ya da tavsiyeler psikolojik dayanıklılığı etkileyen faktörlere yönelik genel bir bakış açısı sunmaktadır. Oysa her birimiz biricik ve özgünüz ve ihtiyaçlarımız farklılaşmaktadır. Gerçek ihtiyacınızı karşıladığınız zaman doyuma ulaşırsınız ve psikolojik dayanıklılığı artırma yoluna bir adım atmış olursunuz. Peki ya siz riskli zamanlarda ya da şu an salgın sürecinde psikolojik dayanıklılığınızı nasıl korumaya çalışıyorsunuz? Gerçekten neye ihtiyacınız var? Dilerseniz yorumlarda buluşabiliriz.

Kaynakça:

  • Açıkgöz, M. (2016). Çukurova üniversitesi tıp fakültesi öğrencilerinin psikolojik sağlamlık ile mizah tarzları ve mutluluk düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi (Master’sthesis, Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).
  • Aydın, M. ve Eğemberdiyava, A.(2019). Üniversite Öğrencilerinin Psikolojik Sağlamlık Düzeylerinin İncelenmesi. Türkiye Eğitim Dergisi
  • Çınar, S., E. ve Eminoğlu, Z.(2020). Bilişsel Davranışçı Temelli Psiko-Eğitim Programının Psikolojik Dayanıklılık ve Duygu Düzenleme Üzerindeki Etkisi. OPUS Uluslar arası Toplum Araştırmaları Dergisi
  • Malkoç, A., & Yalçın, İ. (2015). Üniversite Öğrencilerinde Psikolojik Dayanıklılık, Sosyal Destek, Başa Çıkma ve İyi-Oluş Arasındaki İlişkiler. Türkiye Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. 5(43).
  • ÖNCÜ, H. (2018). Kavramsal Bir Bakış: Psikolojik Dayanıklılık. Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi, 7(2)
  • Turgut, Ö. & Eraslan Çapan, B. (2017). Ergenlerin Psikolojik Sağlamlık Düzeylerinin, Önemli Yaşam Olayları, Algılanan Sosyal Destek ve Okul Bağlılığı Açısından İncelenmesi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 44. 162-183.
  • Yıldız, Ö. (2019). Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış hükümlülerde başetme mekanizmaları ve psikolojik dayanıklılığın incelenmesi / Examination of coping mechanism and psychological resilience in prisoners sentenced to aggravated life imprisonment (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. https://pdr.org.tr/2019/11/18/psikolojik-dayaniklilik/ Alıntılama Tarihi: 18.11.2019
Açıkgöz, M. (2016). Çukurova üniversitesi tıp fakültesi öğrencilerinin psikolojik sağlamlık ile mizah tarzları ve mutluluk düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi (Master'sthesis, Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü). Aydın, M. ve Eğemberdiyava, A.(2019). Üniversite Öğrencilerinin Psikolojik Sağlamlık Düzeylerinin İncelenmesi. Türkiye Eğitim Dergisi Çınar, S., E. ve Eminoğlu, Z.(2020). Bilişsel Davranışçı Temelli Psiko-Eğitim Programının Psikolojik Dayanıklılık ve Duygu Düzenleme Üzerindeki Etkisi. OPUS Uluslar arası Toplum Araştırmaları Dergisi Malkoç, A., & Yalçın, İ. (2015). Üniversite Öğrencilerinde Psikolojik Dayanıklılık, Sosyal Destek, Başa Çıkma ve İyi-Oluş Arasındaki İlişkiler. Türkiye Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. 5(43). ÖNCÜ, H. (2018). Kavramsal Bir Bakış: Psikolojik Dayanıklılık. Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi, 7(2) Turgut, Ö., & Eraslan Çapan, B. (2017). Ergenlerin Psikolojik Sağlamlık Düzeylerinin, Önemli Yaşam Olayları, Algılanan Sosyal Destek ve Okul Bağlılığı Açısından İncelenmesi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 44. 162-183. Yıldız, Ö. (2019). Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış hükümlülerde başetme mekanizmaları ve psikolojik dayanıklılığın incelenmesi / Examination of coping mechanism and psychological resilience in prisoners sentenced to aggravated life imprisonment (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. https://pdr.org.tr/2019/11/18/psikolojik-dayaniklilik/ Alıntılama Tarihi: 18.11.2019

Yazar: Asya Es

Merhaba, hoş geldin. Ben Asya. Psikolojik Danışmanım ve bu alanda yüksek lisansıma devam ediyorum. Çift anadalım Alman Dili ve Eğitimi ve aynı zamanda çocuk ve genç yogası eğitmeniyim. Mesleki olarak kendimi daha yakın hissettiğim alan: Sanat Psikoterapileri. Akışta olan ve duran çoğu şeyi ve kelimelerin kökenlerini merak edip araştırıyorum. Yaşama bir ağaç gibi köklenip sunulanların tadını çıkarmaya çalışıyorum. İyi ki karşılaştık. Dilerim ki yaşamın, gönlünden geçtiği gibi aksın.🌿

11 Yorum

Yorum Yap
  1. Birilerine gönülden bir şeyler verebilmek nasıl da yaşam doyumu sağlıyor değil mi🌺 teşekkür ederim 🙂

  2. Yazı, başlıklar, kendine özgü yazış biçimin… Bayıldım Asya’cığım!❤️ Çok başarılı bir yazı olmuş.✨ Yaşadığımız zorlu süreci bu şekilde atlatabilmemiz umuduyla..🌸 Emeğine sağlık!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PREDESTİNATİON kapak

Beni Benden Alırsan, Seni Sana Bırakmam (Predestination)

kedisi deneyi kapak

Schrödinger’in Kedisi Deneyi