Sessiz Olun Göçmen Var

Bir bavul, bir insan, bin bir hikâye. . . Sessiz olun göçmen var! Bir yerden köklerin ile beraber sökülmek, koparılmak, çıkıp gitmek, kaybetmek… Geçmiş zamanın külünde anıları, yaşanacak tüm hikâyeleri de bavula yüklemek. Başladı mı göçmenin yolculuğu? Ardına dönüp baktığında göreceği ile gelecek yaşamın ırmağı arasında bir yerlerde hep. Arafta…

Bir yere gidiliyor ama gidilmiyor, orada ama değil, nefes alıyor ama yollar dar, bir dala tutunmuş yaprakları dökülüyor. Söylenmeyecek kadar sessiz, yutkunamayacak kadar içli ve anlatılamayacak kadar da kifayetsiz..

Sessiz olun göçmen var!

Kaygılı adımlarla sessizce ve usulca yol alıyor, ama o kadar sessiz ki sessizliğinden yanardağlar patlayacak. Bağırsa duyan yok,  sussa çaresiz. ! Kendi romanının sayfalarını bütünleştirmeye çalışıyor, yaprakları kayıp. İzlerini sessizlik içinde arıyor bir çıtırtıda yok olacak sanki. Ormanda yolunu kaybetmiş de etrafındaki hiçbir yola güvenmiyor. Çünkü herkes gördüğüne kör, duyduğuna sağır. Çünkü komşusu açken uyuyamayanların nesli tükenmiş. Çünkü acılara uzaktan bakıp duygular perçinlenmiş. Acıyanlar acınacak duruma geleceklerinden bir haber olmuş. Ne diyor Dostoyevski ”Başkalarının zavallılığına bakıp kendi haline şükredenlerden tiksiniyorum…” Çünkü devran dönmeye devam ediyor bütün kalabalık içindeki sessizliğe rağmen.

Sessiz olun göçmen var!

Herkesin potansiyel göçmen olduğu bu dünyada bir şeyler eksik gidiyor ki bizim olmayan dünyada biz gibi davranmak yoruyor insanı, yoruyor hayatı, yoruyor günleri ayları. En çok da duygular yoruluyor, duygular çürüyor. Çünkü bu dünyada olan herkesin ağzı var ama dili yok. Herkes bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın derdinde. O kadar bencil o kadar suskun.

Sessiz olun göçmen var !

Hayat dediğimiz o sonsuz mavi sularda mesafeler alırken birden her şey anlamsızlaşıyor göçmen için. Çünkü gezdiği sokaklar, oynadığı mahalleler, okuduğu okullar, arkadaş, eş dost tamamen yitik bir anlam buluyordu. Buruk ve tedirgince. Mavi artık seyredilen bir gökyüzü, uçurduğu bir uçurtma olmaktan çıkıp bir kabus haline dönüşüyor. Sonsuzluğa uğurlanışımızda sonsuz mavilikler yer alıyor. Yönünü bulamadan sessizce ve bitkince ve maalesef ne olacağını bilmeden... Ne diyor şair:

“Benin mabedi senin imgesiyken,

Evlerin içi bir kaypak dışarılar,

Üzgün ev içlerinde bir hazin karanlığında kaybolan akşamların,

Kim bilir hali nicedir yurtsuzluğun çeperinde göçenlerin..”

Sessiz çığlıklarda bırakıldı bavullar… Sessiz olun göçmen var!

“İnsan yaşadığı yere benzer.” diyor Edip Cansever ve ekliyor “ o yerin suyuna, o yerin toprağına, suyunda yüzen balığa toprağını iten çiçeğe…” Ama hep yaşamış olduğu yere… Unuttum deyip hâlâ hatırlayacağı diyâra. Hep o anda, hep o anda…

Anısı işsizlik,  acısı bilincidir göçmenin bavulu..

Artık sessiz olmayı bırak!

Haydi gidelim! Yol uzun hayat kısa

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Çin Odası Düşünce Deneyi” yazısını okumak için tıklayınız.)

Kaynakça:

Yazar: Zeynep Gezençiftçi

Merhaba, ben Zeynep. Sosyoloji bölümü yüksek lisans öğrencisiyim. Okumayı, bilgi edinmeyi, gelişmeyi ve yazmayı çok seviyorum. Anı yaşamak hayatımın mottosu. Her güzelliğin sonunda bir zorluğun olduğuna inanmak da mottoma ek olabilir. Şiirlerin insanların ruhuna şifa olduğunun kanısındayım. Bu yüzden şifa bulmak için, bol bol şiir okuyup dinliyorum. Hakkımda söylemek istediklerim bu kadar. Sevgilerle

14 Yorum

Yorum Yap
  1. Göç olgusu günümüzdeki önemli bir sosyal sorunlardan bir tanesi. Bu bakış açısıyla yaklaşman çok faydalı olmuş.

    • Önemli fakat bir o kadar görünmez bir konu. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim ☺️🌸

  2. Göçmenlik buğulu bir cam hali değil midir? Ne dışarısı net.. Ne içerisi.. Günümüzde sosyal bir sorun alan göçmenligi, göçmen perspektifinden ele alabilmen ve bunu kaleme dökmen çok güzel Zeynep teşekkür ederiz 🌸

    • Kesinlikle göçmenlik bir grilik hali. Değerli yorumunuz için be teşekkür ederim 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanat ve insan kapak

Sanat: Evrensel İnsan

ZEİGARNİK ETKİSİ kapak

Zeigarnik Etkisi Nedir?