Soru Soran Adam: Sokrates

Sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez, demiş Sokrates. Bu söz kulağınıza nasıl geldi? Komik mi geldi, yoksa katıldınız mı ona? Peki sizce neden böyle hissetiniz? Bu soruların cevaplarını kendi içinde aramaya çalışan sen, ne cevap bulmuş olursan ol, Sokrates gibi davrandığını bu yazıdan sonra inkar edemeyeceksin. Acaba Sokrates gibi mi düşünüyoruz yoksa aslında kendimiz olmak mı bizi Sokrates ile benzer kılıyor?

Peki kim bu Sokrates?

Felsefenin koruyucu azizi olarak bilinir, öyle ki felsefe Sokrates’in varoluşu ile yükselmiştir. Tombul, pasaklı ve kalıplara uymayan bir adam olarak tanımlanır. Ama onu en iyi “çok fazla soru sorduğu için ölen adam” şeklinde tanımlarız.

Aslında bakarsanız günümüzde Sokrates hakkında okuduğumuz eserleri farklı kalemlerden okumaktayız. Sözlü diyaloğun gücüne inanan Sokrates, yazmayı etkin görmemiş ve en doğru bildiği şekilde felsefesini sürdürmüştür, yani konuşmuştur. Sokrates’in öğrencisi olan büyük düşünür Platon da şahit olduğu tüm anları yazı yolu ile aktararak Sokrates’i bize ulaştırmıştır.

Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.

Sokrates

Sokrates, Atinalıları uyandırmak ve hayatın anlamını düşünmeye sevk etmek amacıyla pazaryerine iner; insanlarla, özellikle gençlerle konuşmalar yapardı. Bu durum, Sokrates ile devlet arasında soğuk rüzgarlar estirmesine rağmen Sokrates, doğru bildiğinden vazgeçmemiş ve bu durumu sürdürmüştür. Bu hikayenin sonunda Sokrates, devlet yöneticileri tarafından ölüme mahkum edilmiştir. İşte tam da bu yüzden onu en iyi “çok fazla soru sorduğu için ölen adam.” olarak tanıtabiliriz.

Sokrates, sonunun bu şekilde olacağını tahmin etmemiş miydi? Muhtemelen tahmin ediyordu ama doğru bildiğinden vazgeçmedi. Aslında bakarsanız Sokrates’in bizlere son öğretisi, hayat hikayesinin bu bölümünde saklı. Şimdi hikayeye başka bir pencereden bakalım.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Epikuros Ahlak Felsefesi Üzerine” yazısını okumak için tıklayınız.)

Büyük düşünürün bize çok büyük bir ders vererek bu dünyadan göçüp gittiğine inanıyorum. Sokrates her şeyden önce yaptığı şeyin doğruluğuna inandı. Devletinin ona inanmaması, insanların onun tuhaf görmesi Sokrates’i ilgilendirmedi. Her zaman kendi oldu, kendi gibi düşündü ve insanları her zaman buna teşvik etti. İnsanlara kendi doğrularını bulmayı öğretti ve yaşamının sonunda bize, bulduğumuz bu doğrular ile ne yapacağımızı göstererek göçüp gitti.

Sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa, kendi isteğim gibi konuşup ölmeyi tercih ederim.

Sokrates

Sokrates Ne İstedi?

Soru Soran Adam: Sokrates Sokrates resim 1

Sokrates’i kitapların anlattığından farklı anlatacağım. Daha doğrusu ne anladıysam onu anlatacağım. O zaman başlıyoruz.

“Sorgulamak” eylemi size ne hatırlatıyor ya da neyi anımsatıyor? Biraz düşünmenizi istiyorum. Aslında bakarsanız pazaryerinde insanlarla sohbet eden Sokrates’in kurduğu diyalogların bir benzerinin içindeyiz. Şaşırtıcı ama gerçek. Nasıl mı? Ben size bir soru sordum, siz de bir cevap buldunuz. Belki bana söyleyemediniz ama söyleyebilseydiniz, cevabınıza bir soru ile cevap verecektim. Kulağa karışık geliyor değil mi?

Şimdi size “sorgulamak” eylemi ile ilgili sorduğum soruyu hatırlayın. O soruya “Sorgulamak, bana cevabını bilmediğim sorulara cevap bulmayı anımsatıyor.” cevabını verdiğinizi hayal edelim. Benim ise bu cevabınızın üzerine “Bilmediğin soruları nereden biliyorsun?” sorusunu sorduğumu düşünün. Sokrates tam da bunu yapıyordu. Sorular soruyor, insanlara bildiklerini ve pek tabii bilmediklerini fark ettiriyordu. Onun amacı insanın içindeki gerçek bilgiyi açığa çıkartmaktı. Bunun en güzel yöntemini sorular yolu ile buldu çünkü insanın beynine giden yol, soru işaretlerinden geçer.

Her soru işareti bir pencere açar ve o yeni pencereden bakıldığında yüzlerce yeni pencere görünür. Aslında bu durum doğruyu bulmaya, gerçeği keşfetmeye zemin hazırlar.

Tüm bu okuduğunuz cümleler sanıyorum ki sizi sorgulattı ve biliyorum ki size sorduğum ilk soruyu bile içinizde sorguladınız. Siz bu yazıyı okuduğunuz her an Sokrates gibi davrandınız, aslında kendi cevaplarınızı buldunuz ve kendiniz oldunuz, o da bunu istedi.

Sonuç olarak Sokrates’in bize dediği odur ki: Doğru sende, tam içinde. Belli ki bilmediğin yerde en güzel anahtar. Ben de soruyorum şimdi sana: “Bildiğin şey nedir?”


Kapak Görseli Tasarım: Güneş Özkurt / İndirme Linki : https://imgyukle.com/i/O5EwCM

Yazar: İrem Polat

Marmara Üniversitesi sosyoloji bölümü öğrencisiyim. Yaklaşık beş yıldır çeşitli platformlarda yazı yazıyorum. Sosyal bilimler tutkum ile yazın hayatımı harmanlayarak sizlere yeni keşif yolları açabilmek için yazılarımı burada sizlerle paylaşıyorum. Dilerim ki yeni keşiflerle özgürleşsin ruhlarımız.

17 Yorum

Yorum Yap
  1. Maşallah çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim . Evet çok doğru . Hayatımızı ve yaşantımızı sürekli sorgulamamiz lazım. Nereden geldik , nasıl yaşıyoruz ve en önemlisi nereye gideceğiz diye sorgulamamiz lazım. Hz. İbrahim gibi sormamiz lazım ki gerçegi bulabilim ve yaşabilelim . Emeğinize ve kaleminize sağlık .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Doğum Sonrası Depresyon kapak

Doğum Sonrası Depresyon (DSD)

Pandeminin Çocuklarda Yarattığı Anksiyete kapak

Pandeminin Çocuklarda Yarattığı Anksiyete