Sosyal Psikoloji Deneyleri

Sosyal Psikoloji, toplum içindeki bireyin ya da bireylerin davranış bilimidir. Aynı zamanda sosyal çevreden etkilenen duygu, düşünce, inanış ve tutumlarını da anlamaya çalışır. Sosyal psikoloji deneyleri, insanların belirli durumlara veya olaylara karşı tepkisini test etmek için bir tür psikolojik ve sosyolojik araştırmadır. Sosyal düzenliliğin ve sosyal yaşamın temelinde, uyma davranışının kişiye ve gruba nasıl hizmet ettiğini, hangi işlevi gördüğünü anlayabilmek için bu davranış türü etraflıca incelenmesidir. Bu olguları incelerken de dört ayrı psikolojik deneyi gözden geçireceğiz. Bu araştırmaların ortak yönleri sosyal etki ve uyma ön planda olmasıdır. Yani davranışların başkaları tarafından etkilenmesi ve buna göre şekillenmesidir.

 Bu yazı içerisinde inceleneceğimiz deneyler; Grup Normunun Oluşması Deneyi, Uyma Deneyi, İtaat Deneyi ve Hapishane Deneyi’dir.

Muzafer Sherif ‘in Grup Normunun Oluşması Deneyi

Asıl adı Muzaffer Şerif Başoğlu olan Muzafer Sherif sosyal psikolojinin kurucuları arasında yer alan Türk psikologdur. Lisans eğitimi için gittiği ABD‘de norm oluşumu ile ilgili yapmış olduğu özgün deneysel çalışmaları günümüzde sosyal etki alanında yapılmış en önemli klasik çalışmalardan birisi kabul edilir.

Deneyde otokinetik adı verilen bir görsel yanılgıdan faydalanılmıştır. Bu görsel yanılgı, tamamen karartılmış bir odada hareketsiz duran bir ışığa uzun süre baktığımızda ışığın hareket etmemesine rağmen hareket ettiğini gördüğümüzü algılamamıza neden olur. Bu araştırmaya bir grup insan dahil edilmiştir. Önce teker teker alınan bu denekler ışığın ne kadar hareket ettiğini kendilerince ifade etmiştir. Herkes farklı farklı sayılar belirtmiştir.

Sosyal Psikoloji Deneyleri Sosyal Psikoloji Deneyleri resim 1

Daha sonra belli sayıda kişiler alınarak yüksek sesle cevap verilmesi istenmiştir. Birbirinden farklı cevap verenlerin aksine herkes ortak bir cevap vermiştir. Farklı bir araştırmada ise Sherif denekleri tek tek almak yerine ilk defa toplu olarak almıştır. Yine yüksek sesle cevap vermeleri istendiğinde bu sefer daha çabuk bir ortak norm oluşmuştur. Sherif denekleri bir yıl sonra tek başlarına yine aynı deneye tabii tuttuğunda bir yıl önce verilen cevaplar verilmiştir.

Fiziksel gerçeğin belirsiz olduğu durumlar yani ışığın hareket edip etmediği belli değildir ve ne kadar hareket ettiği kesin olarak belirsizdir. Kişi durumu belirlemek, bir yere tutunmak ister. Bu amaçla gerçek yaratır. Eğer başkaları ile beraber ise etkileşim sonucu ortak grup normu yaratılmıştır. Bu standartlara beraberce uyulmuştur. Başlangıçta kendi başlarına birer yargı geliştiren bireyler grup haline gelince ortak standarda doğru yönelmişlerdir.

Asch‘in “Uyma” Deneyi

Bir gruptasınız ve bulunduğunuz grubuna bir soru yöneltiliyor. Size göre doğru cevap verdiniz. Eminsiniz. Ancak gruptakiler yanlış cevap veriyor. Bu durumda ne yapardınız? Bu deneyde ona karşı ne tür bir davranışta bulunacağımızı gösterecek.

Benlik Oluşumunu Etkileyen Faktörler resim 1

Asch (1951,1952) laboratuvarında 7,8 kişilik gruplara farklı boyda kart çifti gösteriyor. Bir kartta üç tane farklı boyutta çizgiler mevcut. Diğer kartta da ilk karttaki çizgilerden birisiyle aynı olan çizgi var. Deneklere bu kartlardaki üç çizginin diğer karttaki hangisiyle aynı olduğu soruluyor. Deneklerden birisi hariç diğerlerinin yanlış cevap verilmesi isteniyor ve o bir kişinin bu yanlış cevaplar doğrultusunda ne yapacağı gözlemleniyor. Deneğe söz sırası en son gelecek şekilde ayarlanıyor. Başlarda deneğin güvenini kazanmak için doğru cevaplar veriliyor. Yanlış cevaplar verilmeye başlandığında ise denek bundan rahatsız olmasına rağmen yine de yanlış cevap veriyor. Üç kişilik bir gruptaki yanlış cevap olduğunu bilmelerine rağmen gruba uyarak yanlış cevap verme oranı %35 çıkıyor.

Bu deneyde fiziksel gerçek ortadadır. Hangisi doğru çizgi bellidir. Kişi bunun farkında ve uyma davranışından ötürü bunu kabul etmektedir. Gruptan ayrılmamak için gruba uyma davranışı göstermektedir.

Milgram‘ın  İtaat Deneyi

Baskı altında hiç yapmayacağınız bir şey yapar mıydınız? Bu deney tam bu soruya göre.

Deney şu şekilde iki kişi var. Birisi soru soran(öğretmen) diğeri cevap veren(öğrenci) bunlar birbirini görmeyecek şekilde konumlandırılmış. Öğrenci her yanlış cevabında öğretmen voltajını arttırmak üzere elektrik verecek. 15 volttan 450 volta kadar elektrik var. Her yanlış cevapta elektrik 15 volt arttırılacak. Deney başlamadan önce öğrenci kalbinden rahatsız olduğunu söyleyerek elektriğin tehlikeli olup olmadığını sorar. Bir problem olmayacağını öğrenir ve odaya götürülür.

Sosyal Psikoloji Deneyleri Sosyal Psikoloji Deneyleri MILIGRAM resim 2

Başlarda gayet güzel ilerlerken yanlış cevaplar gelmeye başlar ve elektrik voltu da artar. Öğrenci bağırmaya başlar, elektriğe dayanamaz. Öğretmen ‘bağırıyor’ der. Araştırmacıya döner. Araştırmacı ‘Lütfen devam edin ‘diye cevap verir. 135 voltta acıdan iyice inler ve 150 voltta ‘beni çıkarın ‘diye bağırmaya başlar. Denek bunu araştırmacıya dile getirir. Araştırmacı ‘Araştırma devam etmelidir. Lütfen devam edin’ komutunu verir.  Öğrenci 300 voltta artık teste devam edemeyeceğini, 315 voltta ise çığlıkla devam etmek istemediğini belirtir. Bundan sonra hiçbir soruya cevap vermez ve sadece inler. İçleri rahatlatan bir bilgi verelim öğrenci aslında araştırmacının asistanı ve verilen şoklar gerçek değildir.

Bu deney ABD’de Yale Üniversitesinde yapılmıştır ve 40 katılımcıdan hiç birisi 300 volttan önce durmamıştır. 5 denek 300 volttan sonra, 4 denek 315 volttan sonra, diğer 5 denek de seride daha sonra durarak araştırmaya devam etmeyi reddetmişler. Geriye kalan 26 denek yani %65’i deneyin sonuna kadar devam edip 450 voltluk şoku öğrenciye vermişlerdir.

Bu araştırma ODTÜ’de 1974 yılında Prof. Dr. Olcay İmamoğlu tarafından tekrar edilmiştir. Elektrik elektronik öğrencilerine uygulanan bu deneyde elektrik şoku hakkında daha detaylı bilgiye sahip olmalarına rağmen benzer sonuçlar elde edildiği gözlemlenmiştir. Farklı gruplara ve farklı insanlara yapılan deneyler de aynı sonuçlar vermiştir. Bu denekleri sadist olmalarıyla suçlamak yanlış olacaktır. Denekler, öğrenciye şokları vermekten hoşlanmadıklarını dile getirmiş ve buna bağlı olarak terleme, kekeleme durumları gözlenmiştir. Aynı zamanda bu yüksek voltajlı elektrik vermelerinin bir nedeni de öğrenciyi görmemeleridir. Bununla alakalı bize derste verilen bir örnek ise askerlerdi. Yüz yüzeyken bir insana zarar vermek zor olduğundan dolayı uçakla, uzaktan toplarla diğerlerini görmedikleri için karşısındakilere zarar vermesi daha kolay olduğu söylenmişti.

Zimbardo‘nun Stanford Hapishane Deneyi

Normal hayatınıza devam ederken birden polislerin gelip sizi alıkoyduğunu fark ettiniz. O andan sonra bir mahkûm olarak sizi hapishaneye koyduklarını ya da gardiyan olarak bir yerde rol almanız istendiğini düşünün.

Sosyal Psikoloji Deneyleri STANFORD HAPISHANE DENEYI resim 3

Bu deneyde 24 sağlıklı bireye rastgele olarak mahkûm ve gardiyan rolleri verilmiştir. Mahkûm rolü verilmiş olan bireyler polis arabasıyla evlerinden alınarak gerçekçi polis prosedürlerinden geçirildikten sonra gerçek bir hapishane ortamına benzemesi için Stanford laboratuvarına gözleri bağlı getirilmiştir. Stanford Üniversitesi Psikoloji binasının bodrum katındaki laboratuvar sahte hapishaneye çevrilerek yapılmıştır. Ne mahkûm ne de gardiyanlara nasıl davranmaları konusunda herhangi bir bilgi verilmemiş olmasına rağmen rollerin gerektirdiği davranışların ve ortamın gerektirdiği normların ortaya çıktığı görülmüştür.

Bireylere rollerini hızlı benimsemesi için mahkûm rolündekilere savunmasız hissetmeleri için beyaz bir elbise ve kişiliklerini göstermemeleri için ise saçlarını kapatmaları istenmiş, kadın çorabı verilmiştir. Mahkûmların ayaklarına zincir takılmış ve mahkûmlara onlara verilen numaralarla seslenilmiştir. Gardiyanlara düdük, aynalı gözlük ve cop içeren standart üniforma verilmiştir. Gardiyanlara eğitim verilmemiş sadece hapishanedeki düzeni korumak için ne yapmalarını isterlerse onu yapmaları gerektiği iletilmiştir. Deneyin iki hafta sürmesi planlanmıştır. Ancak gardiyan ve mahkumlar rollerine o kadar hâkim olmuşlar ki deney sadece altı gün sürebilmiştir. Nedeni ise gardiyanların sadist eğilim sergilemeleri ve mahkumların duygusal travma geçirmeleridir. Araştırmacılar tarafından deney ‘tehlikeli bir durum oluşturma riski gösterdiği ‘için sonlandırılmıştır.

Sonuç:

Bu deneylerde çoğunluğun davranışının kendi davranışlarımızı etkilediğini, doğru yanlış fark etmeksizin kendi davranışlarımızın da onlara göre şekillendiğini gördük. Grup normunun çok güçlü olduğunu Sherif’ın deneyinde bir yıl sonra bile deneklerin aynı cevabı vermeleri bize bunu göstermiştir. Milgramın itaat deneyinde ise sosyal statümüzün bizim karakterimizi çok etkilediğini buna göre şekillendirdiğini söyleyebiliriz. Şöyle ki o insanlar gerçek hayatlarında gardiyan ya da mahkûm değildir. Deneydeki insanların, benlik duygusu o kadar yok olmuş ki deney kısa sürede bitirilmek zorunda kalınmıştır. Denekler kendilerini sonradan söylenilen duruma göre şekillendirmiştir. Buna da şiddetli bir şekilde inanmışlardır. Grup normları, deneylerde de gördüğümüz gibi bazı şeyleri geride bırakarak ortamdaki diğer etmenlerin önüne geçebilmektedir.

(Freud ve Einstein: Telepati Deneyi isimli yazımızı okumak için tıklayınız)

Anahtar Kelimeler: Deney, sosyal psikoloji

Kaynakça:

  • KAĞITÇIBAŞI, Ç., CEMALCILAR, Z.,(2020), Dünden Bugüne İnsan ve İnsanlar , İstanbul : Evrim
  • CÜCELOĞLU,D.,(2017), İnsan ve Davranışı, : İstanbul : Remzi
  • Wikipedia.com

Yazar: Beyzanur Canruh

Herkese merhaba ben Beyzanur. Gümüşhane Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Okumayı çok severim. Sizinle yazılarımı paylaşacağım için çok heyecanlıyım.

28 Yorum

Yorum Yap
  1. Bu konu bir sosyoloji öğrencisi olarak fazlasıyla dikkatimi çekiyor. Benim için çok verimli bir okuma oldu ellerine sağlık.

Web Site İçi Kaynakça

  1. Web Site İçi Kaynakça:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

karasızlık kapak

Kararsızlık

psikomitoloji kapak

Psikomitoloji Nedir?