Psikolojide Bir Alt Disiplin: Suç Psikolojisi

Suç, zamana ve kültüre göre değişen çok karmaşık bir olgudur. Suç Psikolojisinde, insanların suçla nasıl başa çıktıkları, suç hakkında nasıl düşündükleri ve suçu nasıl cezalandırdıkları farklılık gösterir. Kriminolojik teorilerin devreye girdiği yer burasıdır. İyi bir teorinin, davranışın tezahürünü yorumlamak ve anlamak için temel bir mercek sağladığı söylenir. Kriminoloji alanında, teorik mercek öncelikle sosyoloji, psikoloji ve biyoloji alanlarıyla ilgili kavramlar tarafından yönlendirilmiştir (Miller, 2009). Bazı teoriler, suçun nasıl algılandığı ve nasıl tedavi edilebileceği konusunda önemli bilgiler sağlamıştır ve akademisyenler ve araştırmacılar için çok yararlı olmuştur. Fakat işin aslı hiçbir teori, suç ve suç davranışının ne varyasyonları ne de evrimleri konusunda kapsamlı bir açıklamasını sağlayamamıştır. Bu yazıda suç psikolojisi alanında ortaya konan bazı teorilerden bahsedeceğiz.


Biyolojik suç psikolojisi teorileri, kriminoloji disiplininin kurucu babalarından Cesare Lombroso ile popüler olmuştur. Çalışmalarında Lombroso, bireyleri suç işlemeye sevk eden faktörleri tespit etmek için Darwinci evrim teorisini uygulamıştır (Lombroso, 2006). Biyolojik suç teorileri, suçun çeşitli bireyler arasında hastalık formları veya genlerden kaynaklandığını görmeye odaklanır. Suçlu bir nesilden aktarılan genler veya fiziksel özellikler, bir çocuğun suç faaliyetlerinde bulunma riskini artırır. Bu nedenle, bu teori genellikle bireylerin suçlu olarak doğduğuna inanmaktadır. Teoriye göre, bazı suçlular, suç davranışlarının nedeni olan bir akıl hastalığına sahiptir. Zihinsel kusurlar doğumda ortaya çıkabilir ve doğuştan gelen özellikler olabilir.

Lombroso’ya göre suçlular, diğerlerinin yanı sıra düzensiz yüz, düzleşmiş burun, karışık saç gibi fiziksel özelliklerindeki belirli anormalliklere dayalı olarak tanımlanabilen belirli bir kalıtsal doğan gruba aittir. Bu tür kişiler sıkı bir gözetim altında tutulmadıkları sürece suç faaliyetlerinden kaçınamazlar. Lombroso, tüm suçluların fiziksel özelliklerine bakılarak tanımlanamayacağını, ancak bu suçluları işledikleri suçların türüne göre tanımlamanın mümkün olduğunu savunmuştur.


Suç psikolojik teorilerinin ana fikri, potansiyel suç davranışının bir kişinin istikrarlı psikolojik özelliğinin bir sonucu olduğudur. Bu kişilik özellikleri, insanları suç işlemeye ve sapkın davranışlar sergilemeye iter. Psikolojik teorilere göre suça eğilim, genellikle yetersiz sosyalleşmenin sonucudur. Sapma eğilimi açısından sosyal faktörü en önemli faktörlerden biri olarak görülmektedir.

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Fight Club Film Tavsiyesi” yazısını okumak için tıklayınız.)


Freud, id, ego ve süperegonun işleyişine dayalı olası kişilik dengesizliğinin daha sonra suç davranışına dönüşebilecek olmasına değinir. Skinner’ın standart uyaran reaksiyon şemasına dayanan işlemsel koşullandırma teorisi bir diğer önemli teoridir. Skinner’a göre, ödül temelli eylemler bir kişinin istenen davranışını oluşturabilir ve bu nedenle suçun önlenmesi açısından önemlidir.

Suç Psikolojisi resim 1


Sosyal-Bilişsel öğrenme kuramcısı olarak da bilinen Bandura ise şunu belirtir: “İnsanlar ne yapacaklarını bildirmek için yalnızca kendi eylemlerinin etkilerine güvenmek zorunda kalırlarsa başkalarını gözlemleyerek yeni davranışların nasıl gerçekleştirildiğine dair bir fikir oluşturur ve daha sonraki durumlarda bu kodlanmış bilgi eylem için bir kılavuz görevi görür.” Bandura, davranış oluşumunda en önemli rolü modellemenin oynadığını iddia eder.


Yukarıda bahsedilen tüm bu teoriler sosyalleşmeyi gerektirir ve onsuz hiçbir şekilde ahlak elde edilemez. Fakat aynı zamanda hiçbir ahlak, gelecekteki anti-sosyal suç davranışının garantisi değildir. Modern zamanlarda kriminolojideki psikolojik teoriler, sürekli suç önleme sorunuyla baş etmenin en büyük umududur. Suçlu yapısını anlamlandırmaya çalışan ve bu şekilde gelecek olası suçları engellemeye çalışan bu psikolojik teorilerin kriminolojiye bir disiplin olarak katkısı yadsınamaz bir konumdadır.

Kaynakça:

  • Lombroso, C., Gibson, M., & Rafter, N. H. (2006). Criminal man. Durham, NC: Duke University Press.
  • Miller, M.R., Robinson, K.J., Cleary, M.D., Doe, C.Q. (2009). TU-tagging: cell type-specific RNA isolation from intact complex tissues. Nat. Methods 6(6): 439-441.
Lombroso, C., Gibson, M., & Rafter, N. H. (2006). Criminal man. Durham, NC: Duke University Press. Miller, M.R., Robinson, K.J., Cleary, M.D., Doe, C.Q. (2009). TU-tagging: cell type-specific RNA isolation from intact complex tissues. Nat. Methods 6(6): 439--441.

Yazar: Deniz Wadforth

Selamlar! Ben Deniz. Psikolojiye dair her şey ilgimi cezbediyor ve bu alanda araştırmalar yapmak hem akademik hem de günlük hayatımın bir parçası halinde.Bu tutkuma dair yazılarımı sizlerle paylaşmaktan büyük bir keyif duyuyorum. Umarım sizde okumaktan keyif alırsınız.

Bir Yorum

Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

müzik ve psikoloji

Müzik Ve Psikoloji

Savunma Mekanizmaları kapak

Ego Savunma Mekanizmaları