Toksik Pozitiflik: Olumlu Olma Takıntısı

Hangimiz bize mücadelesini anlatan bir kişiyi ‘’Endişelenme, üstesinden geleceksin’’, ‘’Sadece pozitif düşün’’, ‘’Senden çok daha kötü durumda olanlar var’’ gibi cümlelerle rahatlatmaya çalışmadık? Bazen karşımızdaki kişi bize hayatındaki bir problemi anlattığında, bu cümleleri kullanarak ona ‘’Senin bu duyguların benim tarafımdan kabul görmüyor. Bu negatif duygu ve düşüncelerini acilen pozitif olanlarla değiştirmelisin’’ mesajını verebiliyoruz. Bir bakıma karşımızdaki insanı yeteri kadar güçlü olmamakla suçluyoruz. Karşımızdaki insana yardım etme telaşına öylesine kapılıyoruz ki, onun mücadelesini dinlemeyi unutuyoruz ve ağzımızdan sadece ona yardımcı olabileceğini düşündüğümüz bu cümleler çıkıveriyor.

Zor bir durum yaşayan kişinin bizzat kendimiz olduğunu hayal edelim. Hissettiğimiz o olumsuz duyguyu tamamıyla hissetmek için kendimize izin veriyor muyuz yoksa onu hemen kendimizden uzaklaştırmaya mı çalışıyoruz? Başa çıkması zor olan duygular da hayatımızın önemli bir parçasıdır. Bir duyguyu görmezden gelerek hayatımıza devam etmeye çalışmak, o duyguları maskelemek, gizlemek bizi sadece daha çok yıpratacaktır.

Emin olun ki kabul etmeyi reddettiğimiz, görmezden geldiğimiz her duygu başka bir zaman daha yıpratıcı bir halde hayatımızda vuku bulmak üzere bizi bekliyor. Bu da ne fiziksel sağlığımıza ne de mental sağlığımıza iyi gelmiyor. Eğer siz de hem başkalarının olumsuz duygularını hem de kendi olumsuz duygularınızı kabul etmekte zorlanıyorsanız toksik pozitiflik durumundan muzdarip olabilirsiniz. Sürekli pozitif olmak için çabalama ve diğer duygularımızı bastırma, görmezden gelme durumu ‘’toksik pozitiflik’’ olarak tanımlanmaktadır. Toksik pozitiflik kavramı; hayatı yaşamanın doğru yolunun sadece olumlu duygulardan geçtiğine inanmak, olumsuz duyguları ve onları tetikleyebilecek her şeyi reddetmek anlamına gelmektedir.

Toksik Pozitifliği Hayatımızdan Çıkarmak

  • Olumsuz duygularınızı uzaklaştırmayın. Acıyı, hüznü, korkuyu, endişeyi hissetmenize izin verin.
  • Verimsiz geçen bir gün, gününüzün planlandığı gibi gitmemesi, konsantrasyonunuzu toparlayamamak, duygusal gelgitler yaşamak normaldir. Bizler her gün farklı farklı duygular hissedebilen varlıklarız, robot değiliz. İnişlerimiz ve çıkışlarımız günlük aktivitelerimizi etkileyebilir. Herkesin zaman zaman yaşadığı ve tamamıyla normal olan bu durumları kabullenin.
  • Bazen bir kriz anındayken ya da moralimiz bozukken en son görmek istediğimiz şey kocaman bir ‘’Her şey yoluna girecek’’ gülümsemesidir. Eğer birisi size geçirdiği zor bir dönemden bahsediyorsa karşınızdaki insana sadece onu anladığınızı hissettirin, çözüm üretmeye çalışmak, durumla nasıl başa çıkabileceğini ona göstermeye çalışmak bir fayda sağlamayacaktır.
  • Zor geçen bir günün ardından sevdiğiniz bir kişiyle konuşmanın rahatlatıcı etkisini daha önce
    deneyimlediğinize eminim. Kendinizi ‘’Her şey düzelecek, şunu yapmak zorundayım, bunu düşünmeden başka bir şeyle kafa dağıtmalıyım’’ diyerek zorlamayın. Yaşadığınız problemi güvendiğiniz birisiyle paylaşın. Konuşmak ve paylaşmak durumu hafifletecektir.

Duygularınızla savaşmak ve onları yok etmek, bastırmak zorunda değilsiniz. Tüm duygu ve düşünceleriniz iyisiyle kötüsüyle size aittir. Her duygu ve düşünceniz birbirinden özel ve biriciktir. Kimisi size kendinizi her zaman iyi hissettirmiyor olabilir.

Fakat şairin de dediği gibi; Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? 

(Editör Tavsiyesi: Web sitesinde yer alan ”Çocuk İstismarı Ve İhmâllerini Nasıl Fark Ederiz?” yazısını okumak için tıklayınız.)

Yazar: Gülce İnce

Merhaba ben Gülce. Ankara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık öğrencisiyim. Sizlerle kendi düşüncelerimi paylaşmak ve ilgimi çeken konuları kendi perspektifimden sizlere aktarmak için buradayım. Türk edebiyatına büyük ilgi duyuyor, nadir bulunan, baskısı tükenmiş ama asla eskimeyen, değerli kitapları okumaktan hoşlanıyorum. Bu sebeple tahmin edilebileceği gibi sahafları gezmekten de çok keyif alıyorum. Okumanın, akabinde araştırma yapmanın ve bilgilerimizi paylaşmak adına yazı yazmanın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Go Psikoloji’ye hoşgeldiniz!

6 Yorum

Yorum Yap
  1. Hele de pandemi ile karşılaştığımız şu günlerde önümüzde ölüm, hastalık, salgın, işini kaybetme vb kaygılar ve belirsizlik süreci yaşıyorken pozitif olmak ve mutlu olmak çok zor görünüyor. Güzel bir yazı olmuş teşekkürler.

    • Kesinlikle size katılıyorum ve yorumunuz için teşekkür ediyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

çizgi film kapak

Çizgi Filmler ve Ekran Kullanımı Üzerine

Sosyal Anksiyete Bozukluğu kapak

Sosyal Anksiyete Bozukluğu